5. Hukuk Dairesi 2024/10684 E. , 2025/4599 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/4032 Esas, 2024/1457 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şirvan Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/625 Esas, 2022/100 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Siirt ili, ... ilçesi, ... köyü 107 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğunu, davalı idarenin usulüne uygun olarak kamulaştırma davası açıp davacının hakkını ödemesi gerekirken Anayasanın 46 ncı maddesi ihlal edilmek suretiyle davacıyı kamulaştırmasız el atma davası açmaya zorladığı yetmiyormuş gibi kamulaştırmasız el atma kararı kesinleşmiş olmasına rağmen halen de meskur 31/b şerhinin kaldırılmadığını ileri sürerek davacının mülkiyet hakkını kısıtlayan, yasal şartları taşımayan, usulsüz ve hatalı olarak konulan bu şerhin terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza acele el koyma kararına istinaden 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğunu, davacı tarafın şerhin terkini talebi ile ne davalı idareye ne de tapu idaresine herhangi bir talebinin bulunmadığını, kaldı ki şerhin kaldırılabilmesi için kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle açılan davanın kesinleşmesi gerektiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kök muris Musa Taş adına kayıtlı olduğu, henüz intikal işlemlerinin gerçekleşmediği, taşınmaz üzerinde elbirliği halinde mülkiyetin söz konusu olduğu, tüm mirasçıların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerektiği, davacı vekiline dava dışı diğer mirasçılara ait vekaletname ibraz etmek ya da diğer mirasçıların açılan davaya muvafakatlarının bulunduğuna dair beyanlarının alınması için hazır etmek bunların da mümkün olmaması halinde terekeye temsilci atanması için dava açmak üzere kesin süre verildiği, aksi takdirde dava ehliyeti yokluğundan davanın reddedileceğinin bildirildiği, buna rağmen mirasçılardan İsmet Taş ile Leyla Taş'ın vekaletinin sunulamadığı gibi terekeye temsilci atanmak üzere dava da açılmadığı, bu haliyle davacının tek başına dava açmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 640 ıncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca mirasçılardan her birinin, terekedeki hakların korunmasını isteyebileceği ve bu korumadan mirasçıların hepsinin yararlanacağını, mirasçıların birlikte dava açma zorunluluğunun bulunmadığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, mirasçılardan her birinin terekedeki malların korunmasını isteyebileceği, davacının dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunduğu, dava konusu taşınmazın tapu kaydına 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğunu, ancak şerhin konulduğu tarihten itibaren altı ay içerisinde davalı idarece kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemli dava açılmadığından 2942 sayılı Kanun'un 7/son maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği, taşınmazın tapu kaydına konulan 31/b şerhinin taşınmazın devir ve temlikine engel olduğu, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında hüküm tesis edilirken davacı lehine 17.900,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını, kararın yeterli gerekçeyi içermediğini, el atmadan kaynaklı tazminat davasının kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti gerektiğini, şerhin terkinini dava yoluyla talep etmenin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince dava konusu taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, yeniden esas hakkında hüküm tesis edilirken Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!