5. Hukuk Dairesi 2024/1055 E. , 2024/7316 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/903 Esas, 2023/1859 Karar
DAVA TARİHİ: 28.11.2017
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/289 Esas, 2021/248 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Kahramanmaraş Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul
eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili... ilçesi, Çiğli Mahallesi 179 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Kahramanmaraş Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dayanağı olan kamulaştırma işlemi hukuka uygun olmadığı gibi ne bu kamulaştırma işlemi ne de kamulaştırmaya istinaden açılan iş bu bedel tespiti davasının hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu, müvekkillerinin hiçbir şekilde tarım arazisinin kamulaştırmayla idare adına tesciline razı olmadıklarını, bu nedenle de kamulaştırma işleminin iptali için 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca süresi içerisinde Kahramanmaraş İdare Mahkemesinin 2018/51 Esas, dosyasıyla davacı idare aleyhine dava açıldığını, davanın dayanağı olan idari işlemin kanuna aykırı olduğunu, her ne kadar bedel tespiti davasında dayanak gösterilen söz konusu karar 29.03.2017 tarihli ve 4746 sayılı kamulaştırma kararı ise de işlem incelendiğinde aslında bu kararın dayanağının Bakanlığın 12.10.2015 tarihli kamu yararı kararı ve Organize Sanayi Bölgesi müteşebbis heyetinin 15.07.2015 tarihli heyet kararı olduğunu, kamulaştırma kararı verilen taşınmazların verimli-sulu tarım arazisi olduğunu, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından çevreye yapılan baraj vs yatırımlarla tarımsal gelişimi arttırılmış büyük ova koruma kapsamında olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca ‘’İdare tarafından, şerh tarihinden itibaren altı ay içinde 10 uncu madde ye göre kamulaştırma bedelinin tespitiyle idare adına tescili isteğinde bulunulduğuna dair mahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde, bu şerh tapu idaresince resen sicilden silinir.’’ hükmü uyarınca süresinde dava açılmadığını, bu nedenle söz konusu kamulaştırma işleminin resen tapu kaydından terkin edildiğini buna dayanarak dava açılmasının da mümkün olmayacağını, Satın Alma Usulü başlıklı 8 inci madde uyarınca; değer tespiti ve pazarlık görüşmelerine dair yasaya uygun bir şekilde uzlaşma heyeti oluşturulmadığı gibi uzlaşma davetinin de usule uygun yapılmadığını, kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili başlıklı 10 uncu madde hükmü gereği idare tarafından açılan davalarda müvekkillere kanuna uygun tebligat gönderilmediğini bu nedenle de açılan bedel tespiti ve tescili davasının yasal şartları oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Kahramanmaraş Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin çok yüksek hesaplandığını, kıymet takdir raporunda dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 32,94 TL olarak belirlendiğini ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda metrekare birim fiyatının 88,74 TL olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, ... Genel Müdürlüğü adına irtifak hakkı kurulurken taşınmazın metrekare birim fiyatının 12,20 TL - 14,64 TL aralığında belirlendiğini; ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda kamulaştırma bedelinin çok yüksek hesaplandığını, dava konusu taşınmazda mısır, kırmızı biber ve salatalık ekiminin yapılmadığını, bu nedenle hesaplamaya dahil edilmesinin hatalı olduğunu, fiilen ekilen tarım ürünlerinin belirlenmesi ve hesaplamanın bu doğrultuda yapılması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının ve objektif değer artış oranının hatalı olarak belirlendiğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanacağını, bu nedenle dava konusu belirlenen alacağa dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek mevduat faizinin uygulanması gerektiğini, karar tarihine kadar faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmesine rağmen ilk davanın karar tarihinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, objektif değer artış payının taşınmazın konumu (ana yola 160 metre mesafede), şehre yakınlığı, üniversiteye ve hastaneye uzaklığı ve diğer hususlar dikkate alınacak olursa %50 oranında değer artış payı belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmaz keşif gözlemine uygun şekilde sulu arazi olarak değerlendirilip, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu niteliğine uygun olarak birinci yıl buğday, ikinci ürün hıyar, ikinci yıl mısır ve üçüncü yıl kırmızı biber münavebesi uygulanarak, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilerek ve Yargıtay içtihatlarına uygun olmak üzere kapitalizasyon faiz oranı da %4 olarak uygulanarak, davaya konu taşınmazın konumu ve niteliği dikkate alınarak %50 oranında objektif değer artışı da eklenmek suretiyle net geliri esas alınarak sonuç ortalama metrekare birim değerinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. 01.09.2016 tarihli ve 29818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (674 sayılı KHK) 35 inci maddesi “3152 sayılı Kanunun 28/A maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesine “valiye bağlı olarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “kamu tüzel kişiliğini haiz ve özel bütçeli” ibaresi eklenmiş, aynı fıkranın ikinci, üçüncü ve dördüncü cümleleri ile mevcut dördüncü fıkranın ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış...”
4. 10.11.2016 tarihli 6758 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Kahramanmaraş ili... ilçesi, ...Mahallesi 179 parsel sayılı sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygundur.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. 10.11.2016 tarihli 6758 sayılı Kanun ile 3152 sayılı Kanun'un 28/A maddesinde yapılan düzenleme ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının valiliğe bağlı olarak tüzel kişiliği haiz ve özel bütçeli olduğuna dair yasal hüküm getirildiğinden, davacı idare harca tabi olduğu halde yazılı şekilde harçtan muaf olduğundan bahisle karar harcı alınmamasına karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni gereği temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA
2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; harca ilişkin (5) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Alınması gereken 59,30 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile eksik alınan 27,90 TL'nin davacı idareden alınarak Hazineye gelir kaydına,'' cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı oy)
K A R Ş I O Y
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.
Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (davalı taraf vekilinin 30.11.2021 tarihli istinaf ve 06.12.2023 tarihli temyiz dilekçelerindeki; "Anayasa'nın 46 ncı maddesi uyarınca faizin uygulanmasına" ilişkin talepleri) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.
Dairemiz çoğunluk kararında taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek harç hususuna ilişkin düzeltilerek onama kararı verilmekle yetinilmiştir.
Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesinin yukarıda zikredilen iptal kararı doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan Sayın çoğunluğun Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümezliğinden ve her davanın açıldığı tarihteki fiilî ve hukukî duruma göre karara bağlanacağından bahisle derdest somut davada uygulanamayacağı yönündeki gerekçeli kararının "Değerlendirme" bölümünün 4 No.lu bendinde yazılı sebep ve gerekçesine katılmıyorum. 12.06.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!