5. Hukuk Dairesi 2023/9504 E. , 2024/3031 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1049 Esas, 2023/1474 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/52 Esas, 2021/92 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddi ile resen İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak harç yönünden yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; miktar, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalı ... Belediye Başkanlığı aleyhine hükmedilen tüm miktarın; davacılardan ... dışındaki davacıların lehlerine ... aleyhine hükmedilen miktarların ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, Nilüfer Belediye Başkanlığı vekilinin bütün davacılar; ... vekilinin ve davacılar vekilinin davacı ... dışındaki davacılar yönünden temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin davacı ... payı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, Nilüfer ilçesi, ... Mahallesi 3440 ada 2 parsel sayılı taşınmaza davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından fiilen el atıldığını ve el atılan kısım dışında kalan kısmın da imarda eğitim tesis alanı olarak tahsisli olmasından dolayı fiilen kullanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek proje bütünlüğü ilkesi de dikkate alınarak, bedel karşılığında davalı idareler adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, görevsiz mahkemede dava açıldığını, uzlaşmanın dava şartı olduğunu ve gereğinin yerine getirilmediğini, dava konusu taşınmazın imarda eğitim tesis alanında kaldığını, idarelerin sorumlu olmadığını, fiilen el atmalarının olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yere müvekkili tarafından yapılan bir el atmanın olmadığını, imar mevzuatı gereği belediyenin sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekilinin istinaf ve cevap dilekçesinde özetle; kararın bedel yönünden bozulması taleplerine iştirak ettiklerini, bedelin oldukça düşük olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle: müvekkili belediyenin dava konusu taşınmaza bir müdahalesinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazın özel eğitim tesisleri alanında kalmakta olduğunu, bu sorumluluğun da belediyelerine ait olmadığını, bilirkişilerce el atma kavramı yanlış anlaşılmış olup, müvekkil belediye ve diğer kamu kurumları aleyhine hakkaniyete aykırı sonuçlar yarattığını, (a) harfi ile gösterilen yerde asfalt yol değil asfalt taşması niteliğinde olduğunu, taşınmaz için belirlenen bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; idarelerinin dava konusu taşınmaza asfalt yol ve tretuvar yapması suretiyle fiilen el attığını, bunun idarelerinin bilgileri dahilinde yapılmadığını, imar mevzuatı gereği belediyenin sorumlu olduğunu husumetin belediyeye yönlendirilmesi gerekirken bakanlığa yöneltilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılmak suretiyle belirlenen bedelin davalı idarelerden tahsiline dair kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, resen İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak harç yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen metrekare değerinin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve fiilen el atılan alanlar ile birlikte hukuken tasarrufu kısıtlanan bölümlerin de bedelinin alınan rapor uyarınca proje bütünlüğü ilkesi gözetilerek davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı ... Belediye Başkanlığı Aleyhine Hükmedilen Toplam Bedel Yönünden; Davacı ... Dışındaki Davacılar Paylarına Karşılık ... Aleyhine Hükmedilen Bedel Yönünden
Davacılar vekilinin ve davalı idareler vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davacı ... Payına karşılık ... Aleyhine Hükmedilen Bedel Yönünden
Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... Belediye Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!