WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/9470 E.  ,  2024/6974 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/252 Esas, 2023/247 Karar
DAVA TARİHİ: 11.12.2015
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2019/661 Esas, 2019/3609 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından bireysel başvuru talebinde bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesinin 19.01.2022 tarihi ve 2019/15693 Başvuru numaralı kararı ile Daire kararının, adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan mahkemeye erişim hakkının ihlali mahiyetinde olduğuna karar verilmekle, ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak üzere yeniden yargılama yapılmak amacıyla nihai süre ret kararlarını veren yargı merciine gönderilmesine karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı doğrultusunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2019/661 Esas, 2019/3609 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.06.2024 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü taraf vekilleri duruşmaya katılmadıklarından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) göre kat mülkiyeti kurulduğu anda arsa payındaki m²lerin bağımsız bölümün ekonomik değerini, mimari projedeki alan ve sınırların ise bağımsız bölümün kullanım alanını göstereceğini, Kurtalan Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan 2014/3 D.İş dosyası ile mimari projenin dikkate alınması gerektiğini, mimari projeye uygun bir şekilde müvekkili tarafından inşa edilen ek yapının kendilerine ait olduğunu, ek yapının bir kısmına tecavüz eden davalı tarafın açmış olduğu kapının kapatılması gerektiğini, davacı ...'un 25.04.2013 tarihinden beri davalı tarafın davacıya ait bağımsız bölüme el atması sebebi ile bağımsız bölümün tamamını kullanamadığını, bu sebeple 25.03.2013 tarihinde diğer bağımsız bölümleri satın alan davalı tarafın davacının yoksun kaldığı kazanç kaybından sorumlu olduğunu, kazanç kaybının hesaplanarak davalı taraftan alınması gerektiğini, davacının beyaz eşya tamircisi olduğunu, el atma tarihinden itibaren kullanmış olsaydı büyük ölçüde kazanç sağlayacağını ileri sürerek davalıların proje aykırı ve davacıya ait bağımsız bölümü kendi kullanım alanlarına eklemeleri sonucu yaptıklarının kâli, ecrimisil, müdahalenin önlenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiğini, davanın müvekkilinin mülkiyetinde bulunan bir bölümün mülkiyetinin ele geçirilmesi iddiasına dayandığını, hukuken bu durumun mümkün olmadığını, iki taraf da bu yeri alıken sınırları bilerek ve ona göre satın aldıklarını, davacı tarafın 39 m²lik bir dükkan aldığını ve şu an da kullandığı yerde 39 m² olduğunu, dolasıyla bir hukuki bir problemden bahsetmenin mümkün olmadığını, kat malikinin bir değişiklik yapabilmesi için bütün kat maliklerinin ve diğer sahiplerinin rızası olması gerektiğini, müvekkilinin böyle rızasının olmadığını, davanın reddine karar verilmesini, Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesinde men-i müdahale davası açmış bulunduklarını, söz konusu dosyasının dava dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 31.10.2018 tarihli ve 2018/77 Esas, 2018/214 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemelerinin görevli olmadığı ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) uygulanması gerektiğinden ilgili kararın istinaf yoluna değil temyiz yoluna tabi olduğu ve temyiz süresinin gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren sekiz gün olduğu, gerekçeli kararın davalı vekiline 31.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği; ancak sekiz günlük temyiz süresi geçtikten sonra 14.01.2018 tarihinde karara karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulduğu, buna göre temyizin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

3. Mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine davacı vekili Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru da bulunmuştur.

4. Anayasa Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli ve 2019/15693 başvuru numaralı kararında; başvurucunun, istinaf kararlarında kendisine tanınan ve kararın tebliğinden itibaren başladığı belirtilen iki haftalık süreye güvenerek hareket ettiği, kanun yoluna başvuru süresinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hatalı gösterilmesinin sonuçlarına katlanmak zorunda bırakılan başvurucunun üzerinde ağır bir yüke sebep olduğu, başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçla orantısız olduğu, dolayısıyla müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna ulaşıldığı, Anayasa’nın 36 ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilerek ihlalin Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi kararından kaynaklandığı belirlenmiş ve bu yöndeki iddianın kabul edilebilir olduğuna, kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; haksız el atma olgusunun gerçekleşmediğini, davacının taşınmazını satın alırken kaç metrekare olduğunu bildiğini, zaten bu hususun tapuda da belirli olduğunu, davacının dükkanının arka kısmındaki boşluğun davalıya ait olduğunun mahkeme kararı ile belirlendiğini, bu dosyanın incelenmediğini eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, müdahalenin meni ile eski hale getirme istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2019/661 Esas, 2019/3609 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.