WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/9429 E.  ,  2024/4230 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/55 Esas, 2022/574 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 357 nci ve 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının dördüncü alt bendi gereğince yargılama yapmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri ile davalı asiller ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesinde bulunan 403 parsel sayılı taşınmazın 18597,04 m²lik kısmının kamulaştırıldığını, acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin bankaya depo edildiğini belirterek, kamulaştırma işlemi yapılan taşınmazda kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin hayli düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin mevcut gelişmesinin dikkate alınması gerektiğini, kamulaştırma bedelinin müvekkilinin bu taşınmazı satın aldığı değerden bile düşük olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın güncel imar durumunun büyükşehir ve ilçe belediyelerden sorulması gerektiğini, taşınmaz başında yeniden keşif yapılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2016 tarihli ve 2015/510 Esas, 2016/619 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle tespit ve depo edilen fark bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilerek davalı taraf ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri ile bir kısım davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2017/1126 Esas, 2018/2849 Karar sayılı kararı ile Dairelerince yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu esas alındığında oluşan fark bedel depo ettirilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2017/1126 Esas, 2018/2849 Karar sayılı kararı süresi içinde davacı idare vekili ile davalı ..., ... ve davalı ..... vekilleri temyiz etmiştir.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki ...Mahallesi 403 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak 2015 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmi verilerine göre değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın konumu, bilirkişi raporunda yazılı özellikleri önünde bulundurulduğunda, tespit edilen metrekare birim fiyatına objektif değer artırıcı unsurun ilave edilerek net gelirine göre değer biçilmesinde, arta kalan kısım da %20 değer kaybı verilmisine 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10/8 fıkrası gereğince, bozma sonrası artan fark bedelin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılarak karar kesinleştiğinde davalı tarafa ödenmesine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği yalnızca davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ancak davacı idarenin dilekçesine ekli 11.03.2019 tarihli tapu kayıtlarının incelenmesinde dava konusu taşınmazın 3/640 payı Seyfettin oğlu ...T.C kimlik nolu ...’ye ait olduğu, oysa... T.C kimlik nolu ... hakkında hüküm kurulduğu bildirildiğinden dava konusu taşınmazın en son halini gösterir tapu kaydının getirtilerek dava konusu taşınmazda 3/640 payın malikinin kesin olarak tespiti ile dava dilekçesinde yazılı ...’den farklı biri olduğunun anlaşılması halinde gerçek malik davaya dahil edilerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bölge Adliye Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2020/1338 Esas, 2021/1 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 6100 sayılı Kanun'un 357 nci maddesi uyarınca istinaf yargılaması sırasında dahili dava müessesesi işletilemeyeceğinden Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacı idareye Seyfettin oğlu ...’yi davaya dahil etmesi için süre verilip sonucuna göre hüküm kurulmak üzere dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 357 nci ve 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendi gereğince yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan inceleme ve işlem sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalı ... vekili ve davalı asiller ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı, objektif değer artış oranının ise yüksek olduğunu, Seyfeddin oğlu ...’ye 2843,57 TL fazla bedel depo edildiğini ve iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davacı idare vekili ek temyiz dilekçesi ile yenileme kadastrosu yapıldığını ve oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda ödenecek anapara ve faize ilişkin net bedel belirlenmediğini, yasal faizin kayıplarını karşılamayacağını, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalılar ... ve ... ise temyiz dilekçelerinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf itirazlarının kabul edilmesine rağmen itirazlarını karşılar bilirkişi raporu alınmadığını, bu hususun usuli kazanılmış hak olduğunu, gerekçeli kararda itirazlarının niçin gözetilmediğine ilişkin açıklama bulunmadığını, bedele yasal faiz işletilmediğini, % 319 luk değer kaybı olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, bedelin aynı nitelikteki taşınmazlara göre düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci ve 12 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare ve davalı ... vekili ile davalılar ... ve ...’ın temyiz dilekçelerinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemesince verilen önceki kararda kamulaştırma bedelinin usuli kazanılmış hak gözetilerek 938.550,61 TL olarak tespit edildiği, bu bedelin bozma konusu yapılmadığı anlaşıldığından, bozma sonrası davaya dahil edilen Seyfettinoğlu ... payı dışındaki payların davacı idare yönünden usuli kazanılmış hak olacağı gözetilmeksizin bilirkişi raporunda belirtilen 1.257.414,54 TL'ye hükmedilmesi doğru değildir.

4. Davacı idarece Selahaddin oğlu ... için fazla bloke edilen 2843,57 TL'nin bankadan çekilmişse çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse varsa işlemiş nemaları ile davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de bozmayı gerektirir.

5.Kabule göre de, Dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından, tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmeksizin İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile belirlenen 64.159,50 TL bedele 07.03.2016 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 22.12.2016 tarihine kadar, Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen fark bedel 331.915,16 TL'ye ise aynı tarihten Dairemiz karar tarihine kadar faiz işletilmesine ve derhal ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de hatalıdır.

6.Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Sisteminde yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu Ortaköy Mahallesi 250 ada 173 parsel olduğu anlaşıldığından oluşan yeni tapu kaydı ile yeni kadastro krokisi ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilip, yeni duruma göre kamulaştırma konusu alanın ölçekli kroki üzerinde gösterilmesi için fen bilirkişisinden ek rapor alınması ve yenileme sonrası oluşan yüzölçümü üzerinden kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerektiğinden mahkeme kararının bozulması gerekir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı İdare ile davalılar ... vekili ile ... ve ...’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,

04.04.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.

Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalı ... vekilinin 26.07.2023 tarihli temyiz dilekçesindeki; “Kamulaştırma bedeline uygulanacak faizin niteliği ve faiz başlangıç tarihinin malik aleyhine olmayacak biçimde belirlenmesi gerektiğine” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.

Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun “Bozma Kararına ve 5 No’lu Değerlendirme görüşüne” faizin başlangıç tarihi ve türü yönüyle açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 04.04.2024