5. Hukuk Dairesi 2023/9415 E. , 2024/3540 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/256 Esas, 2023/118 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, Ceyhan ilçesi, ... Mahallesi 1063 ada 120 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza fiilen el konulduğunu, müvekkillerinin el koyma tarihinden itibaren geçerli olmak şartıyla taşınmaz üzerinde kullanım hakkının kısıtlandığından davalı idareden tazminat talep haklarının doğduğunu, taşınmazın şehir merkezine çok yakın ve belediyenin yol, su, elektrik hizmetlerini fiilen verdiği, mücavir alan sınırı içinde olduğu gözetilerek arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.07.2016 tarihli ve 2014/382 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.07.2016 tarihli ve 2014/382 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; değerlendirme tarihi olan 2014 yılı itibarıyla sulu tarım arazilerinde o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden sorulup bu ürünlerin değerlendirme tarihi olan 2014 yılı dekar verim miktarları ile üretim masrafları ve kg satış fiyatlarına göre (Dairemiz denetiminden geçen ve aynı yöredeki taşınmazla ilgili olan 2017/24661 Esas, 2017/27194 Karar sayılı ilamda kuru tarım arazisinde dahi buğday veriminin 450 kg olarak kabul edildiği dikkate alınarak) taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre bedelinin belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması, taşınmazın sulu tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 4 uygulanması gerekirken, bu oranın % 5 kabulü ile az bedel tespiti, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak, tespit edilen metrekare birim fiyatına objektif değer artırıcı unsur ilave edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan ipoteğin hükmedilen bedele yansıtılmaması doğru olmadığı gibi, 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.07.2020 tarihli ve 2019/12 Esas, 2020/199 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 17.07.2020 tarihli ve 2019/12 Esas, 2020/199 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; bozma sonrası alınan 27.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda 1. yıl buğday ve 2. ürün olarak mısır ile 2. yıl yer fıstığı münavebesi uygulanarak tespit edilen metrekare birim bedeline %10 oranında objektif değer artışı uygulanarak 17,47TL/metrekare değer biçildiği halde, hükme esas alınan 06.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda 1. yıl mısır ve 2. yıl yer fıstığı münavebesi uygulanarak tespit edilen metrekare birim bedeline %100 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle 33,07 TL/metrekare değer biçildiği anlaşıldığından; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ek rapor alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.02.2022 tarihli ve 2021/116 Esas, 2022/35 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 01.02.2022 tarihli ve 2021/116 Esas, 2022/35 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden gelen cevabî yazıda, değerlendirme tarihi olan 2014 yılı itibarıyla sulu tarım arazilerinde o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri arasında buğday ürünü yer aldığı gibi, idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda sulu arazide buğday, mısır ve pamuk münavebeye alınmak suretiyle bedel tespit edildiği ve 14.07.2016 tarihli ilk karara esas alınan 07.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda da buğday, mısır, yer fıstığı münavebesi uygulandığı halde, gerekçesi gösterilmeden buğday ürününün münavebeye alınmaması doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, müvekkili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza arsa olarak değer biçilmesi gerektiğini, objektif değer artış oranının ve bedelin düşük belirlendiğini ve bilirkişi raporunda hisselerin yanlış hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 ve 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Bozma sonrası tespit edilen fark bedel olan 83.790,22 TL’nin 01.02.2022 tarihli karar ile davalılara ödenmesine karar verildiği gözetilerek fark bedele bu tarihe kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde son karar tarihi olan 30.05.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (5) numaralı bendindeki “son karar tarihi olan 30.05.2023” ibaresi hükümden çıkartılarak, yerine “01.02.2022” tarihinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!