5. Hukuk Dairesi 2023/9351 E. , 2024/2945 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/722 Esas, 2023/385 Karar
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle ; Samsun ili, Atakum ilçesi, ... Mahallesi 1774 ada 3, (sehven 5 parsel yerine iki defa 3 parsel yazıldığı) 4 parsel, 5 parsel, 1736 ada 18 parsel ve 1733 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline ilişkin kararların kesinleştiğini, özel mülkiyete konu olamayacaklarını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 45 inci maddesinin birinci fıkrası iptal edilmiş olduğundan davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.07.2015 tarihli ve 2014/200 Esas, 2015/294 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne ve belirlenen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 02.07.2015 tarihli ve 2014/200 Esas, 2015/294 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu; somut olayda, davacılar vekili dava dilekçesinde 10.000,00 TL olarak açıkladığı tazminat talebini, 15.06.2015 tarihli dilekçe ile 171.988,10 TL’ye yükseltmiş ise de, ıslah harcının yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, yukarıda belirtilen kanuni düzenleme gereğince, ıslah harcını tamamlamak üzere davacılara süre verilip harç tamamlanırsa ıslah edilen miktar üzerinden aksi halde dava dilekçesinde gösterilen miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken harcı yatırılmayan ıslah dilekçesine değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedeni olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.03.2017 tarihli ve 2017/82 Esas, 2017/130 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve belirlenen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 21.03.2017 tarihli ve 2017/82 Esas, 2017/130 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacıların 1774 ada 3, 4, 5 parsel, 1733 ada 1 parsel, 1736 ada 18 parsel sayılı taşınmazlar için tazminat talebinde bulunmasına rağmen mahkemece 1774 ada 5 parsele ilişkin tazminat talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan ve dosyada bulunan tapu kayıtlarına göre tazminat istemine konu 1733 ada 1 parsel 14.01.2003 tarihinde, 1736 ada 18 parsel ise 10.03.2003 tarihinde hükmen Hazine adına tescil edilmiş, temyize konu dava 23.05.2014 tarihinde açılmıştır. Orman Genel Müdürlüğü 28.09.2020 tarihli cevabında bu taşınmazlarla ilgili kurumlarınca açılmış herhangi bir dava bulunmadığını bildirmiştir. Geri çevirme ile bu taşınmazlara ilişkin açılmış tapu iptali ve tescil dosyalarının aslının bulundukları yerlerden getirtilmesine karar verilmesine rağmen eksiklik mahkemece tamamlanmadığından davacıların mirasbırakanının söz konusu parsellerdeki mülkiyet hakkını ne şekilde ve hangi tarihte kaybettiği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Hazine süresinde verdiği 20.06.2014 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunduğundan davacıların mirasbırakanının bu parsellerdeki mülkiyet hakkını ne şekilde ve hangi tarihte kaybettiği tespit edilip Hazinenin zamanaşımı defi değerlendirilmeden davacılar lehine tazminata karar verilmesi, değerlendirme tarihinin dava tarihi olan 23.05.2014 olmasına rağmen, daha sonraki bir tarih olan 17.03.2015 tarihinin değerlendirme tarihi olarak alınmış olması doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1774 ada 9 parsel (eski 3 parsel) ve 10 parsel (eski 4 parsel) sayılı taşınmazlara ilişkin davanın kısmen kabulüne belirlenen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine, 1736 ada 18 parsel ve 1733 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, 1774 ada 5 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini, bölgede arsa metrekare birim fiyatlarının 15.000-20.000 TL civarında olduğunu, davalı lehine neredeyse kabul edilen bedelin yarısı kadar nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz delikçesinde özetle; taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının 1774 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin talebini değiştirmesine muvafakatlarının olmadığını, 1774 ada 5 parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca ret kararı sebebiyle müvekkili Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmuş ise de gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; dava konusu Samsun ili, Atakum ilçesi, ... Mahallesi 1774 ada 3 parsel (yeni 1774 ada 9 parsel) ve 1774 ada 4 parsel (yeni 1774 ada 10 parsel) değerlendirme tarihinin dava tarihi olan 23.05.2014 tarihi olmasına rağmen, daha sonraki bir tarih olan 17.03.2015 tarihinin değerlendirme tarihi alınarak hesaplama yapılan bilirkişi raporundaki bedel üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Dava konusu Samsun ili, Atakum ilçesi, ... Mahallesi 1774 ada 5 parsel sayılı taşınmaz için aynı taleple açılan ve kesinleşen karar olduğu gözetildiğinde davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilerek davalı Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde yer olmadığına karar verilmesi hatalıdır.
4. Dava konusu 1736 ada 18 parsel ve 1733 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar için zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu ancak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca reddedilen kısım üzerinden davalı lehine takdir edilen vekâlet ücretinin, kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine takdir edilen vekâlet ücretini geçemeyeceğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;
a. (1) numaralı bendinde yer alan ''48.475,00 TL (davacılardan ...'a 12.118,75 TL, ...'a 9.089,06 TL, ...'a 9.089,06 TL, ...'a 9.089,06 TL, Gülcan Arslan'a 9.089,06 TL)'' ibaresinin çıkartılmasına, yerine '' 38.780,00 TL" ibaresinin yazılmasına,
b. (3) numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına yerine "Dava konusu 1774 ada 5 parsel sayılı taşınmaz için aynı taleple açılan ve kesinleşen karar olduğu gözetildiğinden davanın kesin hüküm nedeniyle reddine" cümlesinin yazılmasına,
c. Ayrı bir bent olarak " 1774 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verildiğinden kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine lehine 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine" cümlesinin yazılmasına,
d. Ayrı bir bent olarak " dava konusu 1736 ada 18 parsel ve 1733 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar için zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiğinden kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine lehine 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine. "
e. (7) numaralı bendinde bulunan "19.526,97" sayısının çıkartılarak "9.200,00" sayısının yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!