WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/9346 E.  ,  2024/2863 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/557 Esas, 2023/1103 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/81 Esas, 2023/29 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydının Mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, Edremit ilçesi, ... Mahallesi, 337 parsel sayılı 3.500,00 m² yüz ölçümlü taşınmazı tapu kayıtlarına güvenerek ve iyi niyetle satın aldıklarını, Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2014/247 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile parselin 709,18 m² kısmının tapu kaydının iptaline karar verildiğini, kurum adına yol olarak tescil edilmesi gereken kısmen özel mülkiyet olarak tescil edildiği, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinde de açıkça belirtildiği üzere tapu sicilinin tutulmasından doğan tüm zararlardan devletin sorumlu olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 1025 inci Maddesi uyarınca tapuya güven ilkesi gereği tapu kütüğüne dayanarak kazandıkları ayni haklar ve her türlü tazminat istemlerinin saklı olduğunu bu nedenle tapu kaydının iptalinden dolayı tazminat talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve tespit edilen bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, husumetin Hazineye yöneltilemeyeceğini, mahkemece keşif yapılmadan karar verildiğini, taşınmazın çap örneğinden yüz ölçümünü her zaman bilebilecek olan davacının, taşınmazın yüzölçümünün maddi yanılgı nedeniyle yahut da eski ölçü tekniklerinden kaynaklanan sebeple yanlış yazılmış olması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat talep edemeyeceğini, davacının taşınmazı hiç bir ölçüm yapmadan satın almakla kusurlu olduğunu, kendi kusuruna dayalı olarak tazminat talep edemeyeceğini, faizin oranına, başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, davanın kabulü halinde taşınmazın değerinin dava tarihine göre değil davacının taşınmazı satın aldığı tarih esas alınarak hesaplanması gerektiğini, bedelin yüksek olduğunu, davacının bir zararının olmadığını, mahkeme aksi kanaatteyse davanın 2019 yılında açılmış olması nedeniyle davacının zararın artmasında bölüşük kusuru olduğunu, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmolunmasının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/247 Esas 2015/574 Karar sayılı 26.11.2015 tarihli kararı ile dava konusu taşınmazın 709,18 m²lik kısmının tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiş, karar 26.02.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki dava ise 08.03.2016'da açılmış olup zamanaşımına uğramamıştır. Davalı Hazine vekili mahkemece keşif yapılmadığını savunmuş ise de Dairenin kaldırma kararı sonrası taşınmaz başında 05.07.2022 tarihinde keşif yapıldığı, 09.08.2022 tarihli fen raporu ile 03.10.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunun 08.10.2022 tarihinde, 04.12.2022 tarihli ek fen bilirkişi raporunun da 10.12.2022 tarihinde davalı vekiline elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Davalı vekili davacının davayı geç açtığını, bu sebeple zararın artmasında bölüşük kusuru bulunduğunu ileri sürmüşse de davacının zarar gören fiilin doğmasında veya artmasında bir etkisi bulunmamaktadır. Davalı vekili taşınmazın değerinin dava tarihine göre değil davacının taşınmazı satın aldığı tarih esas alınarak hesaplanması gerektiğini savunmuş ise de Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin güncel içtihatlarına göre 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayanan tazminat istemlerinde taşınmazın dava tarihindeki değeri esas alınarak değer biçilmesinde bir hata görülmemiştir. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca açılacak davalarda talep olması halinde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden hükmolunan bedele işletilen faizin oranına ve faiz başlangıç tarihine yönelik davalı tarafın istinaf nedeni yerinde değildir. Davalı Hazine vekili davacı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunmuş ise de davanın kabulüne karar verildiği, davanın niteliği gereği nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 5. HD., 2015/12954 Esas, 2016/2929 Karar) Celp edilen ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yazılarına, keşifte yapılan gözleme, alınan fen bilirkişi raporundaki hava fotoğraflarına ve aynı taşınmaz hakkında Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/689 Esas, 2018/469 Karar sayılı dosyası ile görülen ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesine göre çekişmeye konu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik yoktur. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca açılacak tazminat davalarında ıslah edilen kısma da dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekir. Mahkemece ıslah ile arttırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması hatalı ise de bu yönde bir istinaf bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiş; ancak tapu kaydında yer alan hacizlerin bedele yansıtılması gerekirken bu yönde hüküm kurulmaması doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun’un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.”

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Van ili, Edremit ilçesi, ... Mahallesi, 337 parsel sayılı 3.500,00 m² yüzölçümlü taşınmazın davacı tarafından 02.05.2013 tarihinde satın alındığı, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/247 Esas 2015/574 Karar sayılı 26.11.2015 tarihli kararı ile dava konusu taşınmazın 709,18 m²lik kısmının tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin 26.02.2016 tarihinde kesinleşmiş, eldeki dava ise 08.03.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.