WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/9258 E.  ,  2024/3107 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/610 Esas, 2023/472 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/120 Esas, 2020/261 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, Akdeniz ilçesi, ... Mahallesi 124 ada 16 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu yönde itirazlarının bulunduğunu, değişen ekonomik koşulların ve artan gayrimenkul piyasası gözönüne alındığında araştırma yapılması gerektiğini ve taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini, raporda taşınmazın metrekare değerinin 20,29 TL olarak biçildiğini, sonrasında çevresel nedenler gözönüne alınarak %50 objektif değer artışının sağlandığını, metrekare değerinin 30,43 TL olarak bulunduğunu, bu rakamın haksız olduğunu, yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini, davacıya ait taşınmaza komşu parsellerin metrekare satış fiyatının 120 ve 150 TL arasında olduğu halde bilirkişiler tarafından davalının taşınmazının metrekaresine 30,43 TL değer biçilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kamulaştırılan alan için belirlenen bedel tespitinin çok düşük olduğunu belirterek mahkemece taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne ve kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda toplam kamulaştırma bedeli 54.633,00 TL olup bu miktar kıymet takdir raporunda hesaplanan miktara göre fahiş olduğunu, kıymet takdir raporunda kamulaştırma bedeli 35.035,57 TL olarak hesaplanmış olup, yine acele el koyma dosyasında ise 22.341,00 TL olarak hesaplama yapıldığını; ayrıca kıymet takdir raporu ve acele el koyma dosyası hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve aralarındaki farkın gerekçesinin ise açıklanmadığı, hem kıymet takdir raporu ve acele el koyma dosyası ile arasındaki çelişki, hem de kıymet takdir raporu ve acele el koyma dosyasının değerlendirmeye alınmaması sebebiyle bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen bu itirazlarının dikkate alınmadığı gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın belirlenen sulu tarım arazisi niteliğine göre değerlendirme tarihi olan 2020 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmi verilerini nazara alarak hesaplama yapması gerekirken davacının lehine olan 2019 yılı verilerine göre yapılan bu hesaplamanın 2942 sayılı Kanun'a uygun olduğu ve istinaf edenin lehine olduğu tespit edilmekle, davacı idare vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiş, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen üstün özellikleri dikkate alınarak % 50 objektif değer artışı uygulanmak sureti ile taşınmazın metrekare birim bedelinin 74,20 TL hesaplanması ve buna göre portakal bahçelerinde % 4 sulu tarım arazilerine göre kapitalizasyon faiz oranı uygulanmak sureti ile belirlenen netice bedelin yerinde ve doğru olduğu görüldüğünden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 4 üncü, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.

3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir.

4. Eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince yasal faiz işletilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz işletilmesine karar verilmesi doğru değilse de davacı idare tarafından açık istinaf ve temyiz sebebi yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.