5. Hukuk Dairesi 2023/9229 E. , 2024/2869 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/932 Esas, 2023/1178 Karar
KARAR : Esastan ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairece yapılan inceleme sonucunda; yetkisiz İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın yok hükmünde olduğunun tespitiyle; kararın bozulması suretiyle ortadan kaldırılmasına ve Dairemizin 23.12.2021 tarihli ve 2021/5172 Esas, 2021/15909 Karar sayılı bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mahallesi, 2 ada 29 parsel (yeni İstanbul ili, ... ilçesi, 5. Levent Mahallesi, 1032 ada 29 parsel) sayılı 17.050,00 m² yüzölçümlü taşınmazda 20292/1260000 şer hisselerinin müvekkillerine ait olduğunu, müvekkillerinin hissedar olduğu taşınmazın İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mahallesi, 75 Pafta, 2 ada, 26 parsel sayılı 21.000.00 m² alanlı taşınmazın İstanbul Boğazı 2. Karayolu Geçişi Mahmutbey-Hasdal arası kamulaştırma sahasında kalmasından dolayı kamulaştırılmasına karar verildiğinden ifrazen oluştuğunu, bu konuda herhangi bir tebligat ve ödeme yapılmadığını, davalı idarenin taşınmaza 15.08.1986 tarihinde fiilen el koyarak müvekkillerin mülkiyet hakkını ve her türlü tasarruf hakkını fiilen ortadan kaldırdığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedellerin tespit edilmesi ve bu miktardan müvekkillerine ait hisseye düşen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun resen araştırılması gerektiğini, belediyenin belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı yönünde yapılacak araştırmaya göre hareket edilmesi gerektiğini, meskûn olmayan bir yerde böyle bir hizmetten bahsedilemeyeceğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak diğer hissedarların açmış bulunduğu dava var ise araştırılmasını, talep edilen bedelin fahiş olduğu beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2014/237 Esas, 2019/117 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2019/2295 Esas, 2021/505 Karar sayılı ilamı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen bedelin uygun olduğu, mahkemece her ne kadar el atma bedeline yasal faiz yerine hesap faizi uygulanmasına karar verilmişse de bu husus esasa etkili olmadığı gibi, mahallinde tavzihen düzeltilebilecek nitelikte olduğu, anlaşıldığından, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2019/2295 Esas, 2021/505 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; davacılar vekiline davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinin 16.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı idare vekilinin 26.06.2019 tarihli dilekçesi ile katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunduğu ancak dilekçesiyle birlikte istinaf harç ve giderlerinin yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 344 üncü maddesi çerçevesinde hâkim onayı ile eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı, yatırılma mercii ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. Yapılan incelemede; davalı vekiline 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesinde belirtilen şekilde yapılan bir ihtara dosyada rastlanmamış olup, davacılar yönünden istinaf harçlarının tamamlanması halinde istinaf hakkının doğacağı anlaşılmakla, kanunun aradığı şartlarda geçerli bir muhtıra tebliğ etmeksizin davacılar vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmemesine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Birinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2022/46 Esas, 2022/190 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2022/46 Esas, 2022/190 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda;İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak iş bu temyize konu karar verilmiş ise de dosyanın maddi hata sonucu İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş olması yasal olarak yetkisiz olan İlk Derece Mahkemesini yetkili hale getirmez. 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca, bozmaya uyulup uyulmayacağı konusunda ve sonucuna göre işin esası hakkında karar verme yetkisi bölge adliye mahkemesine ait olup, ilk derece mahkemesince bu husus gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması doğru olmayıp, verilen karar yok hükmündedir. Bu nedenle, yetkisiz İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın "yok hükmünde olduğunun tespitiyle; kararın bozulması suretiyle ortadan kaldırılmasına" ve Dairemizin 23.12.2021 tarihli ve 2021/5172 Esas, 2021/15909 Karar sayılı bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılmak üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli ve 2023/932 Esas, 2023/1178 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile hüküm fıkrasında yer alan hesap faizi ifadesinin yasal faiz şeklinde düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat bedelinin fahiş derecede yüksek belirlendiğini, emsal satışın doğru tespit edilmeyerek eksik inceleme sonucu karar verildiğini, kamulaştırma tarihindeki değerinin esas alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'un (2942 sayılı Kanun) 11 inci ve 12 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mahallesi, 2 ada 29 parsel ( yeni İstanbul ili, ... ilçesi, 5. Levent Mahallesi, 1032 ada 29 parsel) sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi, 1983 yılından sonra fiilen yol yapılmak suretiyle el atıldığı anlaşılan taşınmazın alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Kamulaştırmasız el atma tazminatına faiz işletilirken infazda tereddüt yaratacak şekilde hesap faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
5. Dava konusu taşınmazın el atılan kısmındaki davacılar payının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün tapu kaydı sorgulaması sonucu Dairemizce yapılan incelemede davaya konu taşınmazın ... ilçesi, 5. Levent Mahallesi, 1032 ada 29 parsel parsel olarak tapuya tescil edildiği anlaşıldığından, oluşan yeni ilçe, Mahalle, ada numarası üzerinden hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2014/237 Esas, 2019/117 Karar kararının hüküm fıkrasının;
a) (1) numaralı bendinin ikinci paragrafında yer alan ''hesap faizi'' ibaresinin çıkarılarak ''yasal faizi'' ibaresinin yazılmasına,
b) (1) numaralı bendinin dördüncü paragrafının tamamen hükümden çıkarılmasına yerine ''Dava konusu İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mahallesi, 2 ada 29 parsel ( yeni İstanbul ili, ... ilçesi, 5. Levent Mahallesi, 1032 ada 29 parsel) sayılı taşınmazın davacılar hissesi oranında tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine," cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!