5. Hukuk Dairesi 2023/9214 E. , 2024/3534 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/146 Esas, 2021/58 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyü 104 ada 12 parsel (ifrazen 104 ada 24 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.05.2015 tarihli ve 2014/262 Esas, 2015/221 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 29.05.2015 tarihli ve 2014/262 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz arsa niteliğinde olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün olmadığından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, acele el koyma kararından sonra davalılar adına bankaya bloke edilen miktarın tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsubundan sonra kalan fark bedele 06.03.2015 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde kamulaştırma bedeline faiz işletilmesine karar verilmesi ve tespit edilen bedelin hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerekirken sadece bedelin tespit edilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 13.03.2018 tarihli ve 2017/61 Esas, 2018/100 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
A. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 13.03.2018 tarihli ve 2017/61 Esas, 2018/100 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı idarenin kıymet takdir raporunda 12.03.2013 tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaz için 32,39 TL/m² birim bedeli belirlendiği halde, hükme esas bilirkişi raporunda değerlendirme tarihi olan Kasım 2014 tarihi itibarıyla soyut ifadelerle 18,00 TL/m² birim bedeli tespit edildiği anlaşıldığından, davacı idarenin kıymet takdir raporunda belirlenen metrekare birim bedelinin de altında bedel belirleyen rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, bozma kararı öncesi alınan hükme esas bilirkişi raporunda taşınmazdaki ağaçlara 2.670,18 TL bedel belirlendiği ve bozmaya konu edilmediği halde Mahkemece davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden, bozma kararı sonrasında ağaç bedelinin 2.194,91 TL olarak kabulü ile eksik bedel tespiti, Mahkemece verilen ilk kararda kamulaştırmadan arta kalan 212,63 m²lik kısımda %20 değer düşüklüğü, 109,74 m²lik kısımda ise %30 değer düşüklüğü verildiği ve bu konuda bozma yapılmadığı halde, bozma sonrası davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek değer düşüklüğüne hükmedilmemesi, kabule göre de bozma sonrası tespit edilen bedel bozma öncesi tespit edilen bedelden düşük olduğundan, tespit edilen bedelden acele el koyma bedeli mahsup edildikten sonra bakiye kısma 06.03.2015 tarihinden ilk karar tarihi olan 29.05.2015 tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın tapu kaydının iptali ile idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal taşınmazın uygun olmadığını ve belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, neredeyse idarece düzenlenen kıymet takdir raporu ile belirlenen bedele hükmedildiğini, emsal taşınmazın satış tarihindeki bedelinin dava tarihine hatalı güncellendiğini, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Buna karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan ... Mahallesi 103 ada 72 parsel sayılı taşınmaz, farklı mahallede ve dava konusu taşınmaza 19 km uzaklıkta olup dava konusu taşınmazdan farklı yer ve özellikte olduğundan emsal olacak nitelikte olmadığı gibi; bilirkişi kurulunca somut emsal alınan taşınmazın satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden istenilip, dava konusu taşınmaz ile somut emsal taşınmazın 2014 yılında Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
6. Kabule göre de; ilk kararla tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubu ile oluşan fark 1.895,54 TL’ye 06.03.2015 tarihinden ilk karar tarihi olan 29.05.2015 tarihine kadar, bakiye 4.533,00 TL’ye 06.03.2015 tarihinden son karar tarihinden 11.03.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubu ile oluşan bedele son karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi ve fazla depo edilen 900,00 TL’nin davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!