5. Hukuk Dairesi 2023/9118 E. , 2024/2411 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/978 Esas, 2023/1194 Karar
KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... 6763 ada 18 (eski 33) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın acele kamulaştırma dosyasında arazi niteliğinde değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, takdir edilen bedelin oldukça düşük olduğunu, acele kamulaştırma dosyasında bulunan kapitalizasyon faiz oranını ve objektif değer artışı oranını kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın ilk kararda kuru tarım arazisi olarak nitelendirilmesine rağmen sonradan sulu tarım arazisi olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, % 4 olarak uygulanan kapitalizasyon faizinin düşük olduğunu, yüksek hesap edilmiş olan kamulaştırma bedeline ayrıca objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, aradan geçen kısa zamana rağmen kıymet takdir raporu ile bilirkişi raporu arasındaki farkın çok fazla olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, taşınmazın bitişiğinde Bursa Şehir Hastanesinin yapılmakta olduğunu ve taşınmazın ana arterler üzerinde yola cephesi olan alt yapı hizmetlerinden yararlanan bir konumda olduğunu, münavebe ürünlerinin yanlış seçildiğini, kapitalizasyon faiz oranının % 3'ü oranında uygulanması gerektiğini, kalan kısımda değer azalışı meydana geldiğini, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranının alınmasının hatalı olduğunu, objektif değer artışının eksik uygulandığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı dışında olduğu, etrafının meskun olmadığı ve belediye hizmetlerinden faydalanmadığı anlaşıldığından arazi olarak nitelendirilmesinin yerinde olduğu, sulu arazi vasfındaki taşınmaza uygun münavebe ürünleri seçilerek, % 4 kapitalizasyon faiz oranı ve % 300 objektif değer artış oranı uygulanarak değer biçilmesinin isabetli olduğu, aynı bölgeden intikal eden dosyalarla ve Yargıtay'ın son dönemdeki kararlarıyla uyumlu sonuç değere ulaşılması sebebiyle uygulanan objektif değer artış oranının makül olduğu, kaldırma kararının gerekleri yerine getirilerek taşınmazın sulanabilir olduğuna dair ayrıntılı yapılan inceleme doğrultusunda hüküm kurulmasının isabetli olduğu, kısmi kamulaştırma sebebiyle değer azalışı uygulanmamasının taşınmazın yüzölçümü, kullanım amacı ve geometrik şekli gözetildiğinde makul olduğu belirtilerek tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin verim miktarları yüksek, üretim masrafları düşük alınarak hesaplandığını, Gürsu ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin kullanılmasının doğru olmadığını, % 4 olarak uygulanan kapitalizasyon faizinin düşük olduğunu, yüksek hesap edilmiş olan kamulaştırma bedeline ayrıca objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, aradan geçen kısa zamana rağmen kıymet takdir raporu ile bilirkişi raporu arasındaki farkın çok fazla olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, taşınmazın bitişiğinde Bursa Şehir Hastanesinin yapılmakta olduğunu ve taşınmazın ana arterler üzerinde yola cephesi olan alt yapı hizmetlerinden yararlanan bir konumda olduğunu, münavebe ürünlerinin yanlış seçildiğini, kapitalizasyon faiz oranının % 3'ü oranında olarak uygulanması gerektiğini, kalan kısımda değer azalışı meydana geldiğini, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınmasının hatalı olduğunu, objektif değer artışının eksik uygulandığını, kamulaştırma bedeline bankalarca uygulanan en yüksek banka mevduat faizi uygulanarak kamulaştırma bedelinin nemalandırılması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 12 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Bursa ili, ..., ... 6763 ada 18 (eski 33) parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki parağrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. Tespit edilen 5.584.191,87 TL kamulaştırma bedelinden, acele el koyma dosyasında tespit edilen bedel mahsup edildikten sonra kalan ve ilk kararla kararın kesinleşmesinden sonra ödenmesine karar verilen 4.144.936,29TL'ye dava tarihinden dört ay sonrası olan 23.03.2018 tarihinden işbu bedelin ödenmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesince yazılan müzekkere tarihi olan 19.01.2022 tarihine, kaldırma kararı oluşan 313.977,73 TL fark bedele ise 23.03.2018 tarihinden son karar tarih olan 08.10.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, faiz hükmü kurulmamış olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Tespit edilen 5.584.191,87 TL kamulaştırma bedelinden, acele el koyma dosyasında tespit edilen bedel mahsup edildikten sonra kalan ve ilk kararla kararın kesinleşmesinden sonra ödenmesine karar verilen 4.144.936,29TL'ye dava tarihinden dört ay sonrası olan 23.03.2018 tarihinden işbu bedelin ödenmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesince yazılan müzekkere tarihi olan 19.01.2022 tarihine, kaldırma kararı oluşan 313.977,73 TL fark bedele ise 23.03.2018 tarihinden son karar tarihi olan 08.10.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.
Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasını gerektirecek şekilde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (davalılar vekilinin 13.06.2023 tarihli temyiz dilekçesindeki; “Mevduata uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına” ilişkin talebi) de dosya münderecatmda bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.
Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 29.02.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!