WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/9089 E.  ,  2024/2979 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/93 Esas, 2022/47 Karar
KARAR : Ret/Kabul

Taraflar arasında görülen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... kişiler, davalı ... ve ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare ve davalılar ... ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, ... Mahallesi 8957 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı gösterilen kişilerin davalı yerin maliki olmadıklarını, ... ve arkadaşları vekili tarafından Hazine aleyhine açılan Kadastro Tespitine İtiraz davası sonucu Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.04.1961 tarihli ve 1958/736 Esas, 1961/79 Karar sayılı kararıyla açılan davanın reddine karar verildiğini ve kararın 10.01.2020 tarihinde kesinleştiğini, Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/736 Esas, 1961/79 Karar sayılı karar içeriğinde de belirtildiği üzere, yargılama aşaması devam ederken söz konusu taşınmazı Maliye Hazinesinin 7367 sayılı Hazineden Belediyelere Devredilecek Arazi ve Arsalar Hakkındaki Kanun (7367 sayılı Kanun) uyarınca belediyeye devrettiğini, bu hâliyle de malikin müvekkili idare olduğunu, bu sebeplerle müvekkili idarenin doğru hasım olarak davaya dahil edilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin müvekkili belediyeye ödenmesi gerektiğini beyan etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.01.2012 tarihli ve 2010/930 Esas, 2012/7 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile hak sahibi olduğu ispatlanan davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalılardan ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu taşınmazın malik hanesinde “davalı” ibaresinin yazılı olup ifrazen 1374 ada 16 parsel sayılı taşınmazdan geldiği, tutanakların incelenmesinde Hazine adına tespit edildiği; ancak bu parsel hakkında ... ve Necati Gerçek tarafından tespite itiraz davası açıldığı, Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/748 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu, mahkemece mülkiyet ihtilafına ilişkin bu dosya getirtilip davanın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak dava kesinleşmişse adına tescil edilenlerin davalı olarak dahil edilmesi, dava sonuçlanmamışsa mülkiyet çekişmesine ilişkin dosyada yer alan tüm tarafların eldeki bu davaya davalı olarak dahil edilmeleri gerekirken bu şekilde bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Birinci Karar
Mahkemenin 15.11.2016 tarihli ve 2014/313 Esas, 2016/509 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 15.11.2016 tarihli ve 2014/313 Esas, 2016/509 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 04.02.2020 tarihli ve 2019/5654 Esas, 2020/1451 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir.

3.Dairemizin 04.02.2020 tarihli ve 2019/5654 Esas, 2020/1451 Karar sayılı kararına karşı davacı idare vekili karar düzeltme yoluna başvurmuştur.

4. Dairemizin 24.02.2021 tarihli ve 2020/10487 Esas, 2021/2113 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın malik hanesinde “davalı” ibaresinin yazılı olup ifrazen 1376 ada 16 parsel sayılı taşınmazdan geldiği, kadastro tespit tutanağının incelenmesinde taşınmazın Hazine adına tespit edildiği ve Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/748 Esas sayılı dosyasında tespite itiraz davası açıldığı, bu dosyanın da Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/736 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/736 Esas sayılı dosyasının karar örneğinin incelenmesinde ise davanın Hazineye karşı açıldığı, Hazinenin taşınmazı 7367 sayılı Kanun uyarınca Belediyeye devrettiğinden bahisle Belediyenin davaya dahil olduğu ve sonrasında davanın reddine karar verildiği ve kararın 20.01.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, eldeki bedel tespit ve tescil davasında doğru hasım tespit edilerek davaya dahil edip taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği ve Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarih 31317 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı iptal kararı nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden ise husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalılardan ... ile Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedelin yüksek olduğunu, aynı bölgede benzer nitelikte bulunan taşınmazlara metrekaresi 200 TL üzerinden değerlendirme yapıldığını, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesini, mahkeme ara kararı ile dosyada taraf olan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi yönünden davanın reddine karar verildiğinden davacı idare aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz yönünden düşük bedel belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Hazinenin yeri olduğunu, bu nedenle kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin işlemiş yasal faizi ile birlikte Hazineye ödenmesine karar verilmesini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazın mülkiyet ihtilafına ilişkin Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/736 Esas sayılı dosyasında tespit maliki Hazineye karşı açılan davanın reddine karar verildiği ve iş bu kararın kesinleştiği, yargılama sırasında Hazinenin taşınmazı 7367 sayılı Kanun uyarınca Belediyeye devrettiği, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca ise taşınmazın Odunpazarı Belediye Başkanlığına devredildiği anlaşıldığından tespit edilen bedelin Odunpazarı Belediye Başkanlığına ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar ... ve ... vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

5. Tespit edilen bedel bozma ilamları öncesi ilk kararla tespit edilen bedel ile aynı olduğundan tespit edilen bedele 24.01.2012 tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekirken faiz bitiş tarihi belirtilmeyerek infazda tereddüt oluşturulması hatalıdır.

6. Davalı ... ve davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet nedeni ile reddine karar verilmesi sebebiyle davacı idare aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de adı geçen davalıların dava konusu taşınmazın mülkiyet ihtilafına konu dava sebebiyle davaya dahil edildikleri gözetildiğinde davacı idare aleyhine vekâlet ücreti takdir edilmesi isabetsizdir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar ... ve ... vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının;
a) (2) nci bendinde “01.04.2011 tarihinden itibaren” ibaresinden sonra gelmek üzere “ilk karar tarihi olan 24.01.2012 tarihine kadar ” ibaresinin yazılması,

b) (7) ve (8) inci bentlerinin hükümden tümüyle çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.