WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/9088 E.  ,  2024/2448 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/88 Esas, 2022/591 Karar
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle tesis edilen ipotek karşılığının artırılması ve zararın tazminine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 7644 ada 13 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulduğunu, müvekkiline ait 260 m²lik bu taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığını ve kendisine bir başka taşınmazdan yer tahsis edildiğini, ancak tahsis edilmeyen 26 m²lik hissesine karşılık davalı ...'e ait taşınmaz üzerinde müvekkili lehine ipotek tesis edildiğini, her türlü talep ve dava hakları

saklı kalmak kaydı ile ipotek bedelinin artırılarak 26.000,00 TL'ye çıkartılmasına ve bu bedelin şuyulandırma tarihinden başlamak üzere işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesini, ayrıca imar uygulaması nedeniyle arsa değerinde meydana gelen düşme nedeniyle uğranılan 24.000,00 TL değerindeki maddi zararın dava tarihinden başlamak üzere işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Belediye Başkanlığından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını, dava konusu yerin emlak vergi değerinden ortaya çıkacak rakamın göz önünde bulundurulması gerektiğini ileri sürmüştür.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.04.2012 tarihli ve 2011/735 Esas, 2012/219 Karar sayılı kararı ile aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 18.04.2012 tarihli ve 2011/735 Esas, 2012/219 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacının paydaş olduğu 515 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması sonucunda tahsis yapılan 26 m²lik yeri için 7654 ada 6 parsel sayılı taşınmazda davalı ... aleyhine ipotek alacaklısı kılındığı anlaşılmakta olup, söz konusu tapu kaydı getirtilerek davacının ipotek alacaklısı kılındığının tespiti halinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Geçici 6 ncı maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca taşınmazın ipotek veya uygulama tarihindeki niteliği esas alınmak suretiyle bedele dönüştürülen davacı payının o tarihteki karşılığı tespit edildikten sonra, bu bedele 3095 sayılı Kanun'da belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle dava tarihine güncellenerek bedel tespiti için oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.09.2018 tarihli ve 2014/141 Esas, 2018/223 Karar sayılı kararı ile davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle tesis edilen ipotek karşılığının artırılmasına ve davalı ...'den tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 25.09.2018 tarihli ve 2014/141 Esas, 2018/223 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; ipotek bedeli 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'un

21 inci maddesi ile değişik Geçici 6 nci maddesi hükümleri uyarınca belirlenmiş ise de söz konusu yasal düzenlemenin açıkça ipotek borçlusunun kamu idareleri olması haline ilişkin olup, gerçek kişiler arasındaki ipotek bedelinin artırılması davalarında uygulanma imkânı bulunmadığı, kaldı ki 13.03.2015 tarihli ve 29294 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararı ile Geçici 6 ncı maddenin "2981 sayılı Kanun'a göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlarda dahil olmak üzere her türlü alacak ve bedellerinin borçlu idarelerce ödenmesine" ilişkin usulü düzenleyen on ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edildiği, bu durumda imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen ya da davacı lehine tesis edilen ipotek karşılığının artırılması davalarında 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6 ncı maddenin on ikinci fıkrasının uygulanması mümkün olmadığından, taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden, benzer nitelikte ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için yeniden imkân tanınması, lüzumu halinde yeniden resen emsal getirtilmesi ve bu emsallere göre dava tarihi esas alınarak değer biçilmesi için oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi ve artırılan bedele dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle tesis edilen ipotek karşılığının artırılmasına ve davalı ...'den tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu parselleme ve ipotek tesisi gibi işlemlerin tamamı davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından yapılmış olmasına rağmen davalı belediye yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlığın asıl sebebinin davalı belediye olduğunu, davada hüküm altına alınan tazminat bedelinin oldukça düşük olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini, dosyaya sunulan bilirkişi ... tarafından tanzim edilen özel mütalaa niteliğinde rapora göre dava konusu taşınmazın fiyatının 20.12.2011 tarihinde 19.500,00 TL, rapor tarihi olan 05.03.2016 tarihinde ise 32.500,00 TL olacağının tespit edildiğini, davada hükmedilen bedelin çok düşük olduğunu, her iki davalı da aynı vekille temsil edilmesine rağmen her ikisi için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalılar yönünden tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle tesis edilen ipotek karşılığının artırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun’un 10 uncu maddesinin (c) bendi.

3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İmar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle tesis edilen ipotek karşılığının dava tarihi itibarıyla değerinin hükümde gösterilmesi gerekirken, artırılan ipotek bedeli miktarının yazılması ile yetinilmesi doğru değildir.

3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinde yer alan "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez" düzenlemesi uyarınca kabul edilen miktarın üzerine çıkmayacak şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "11.180,00 TL'nin" ibaresinin hükümden çıkartılması yerine "520.000.000,00 Eski TL (520 TL) bedelli ipoteğin dava tarihi olan 26.12.2011 tarihi itibarıyla 11.700,00 TL'ye artırılmasına, tespit edilen ipotek bedelinin" ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının (6) ve (7) numaralı bentlerinin hükümden çıkartılması yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırılan ipotek bedeli olan

11.180,00 TL'nin davada kabul edilen miktar olduğu gözetilerek kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Belediye Başkanlığı lehine 5.590,00 TL vekâlet ücretinin ve kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine 5.590,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.