WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/9087 E.  ,  2024/2775 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/399 Esas, 2023/294 Karar
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki görülen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, ... Mahallesi eski 2222 parsel (imar uygulaması ile ...-2 Mahallesi 1335 ada 30 parsel ve 1344 ada 8 parsel) sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza el atılmadığını, sadece imar uygulamasına tabi tutulduğunu, dava konusu taşınmazın plan gereği yeşil alan ve konut fonksiyonunda kaldığını, davacı tarafından kamulaştırmasız el atma davası açılamayacağını, idari yargının görevli olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.11.2013 tarihli ve 2011/672 Esas, 2013/597 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaza fiillen el atılmadığından bahisle yargı yolu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 22.11.2013 tarihli ve 2011/672 Esas, 2013/597 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, davacının 2222 parsel sayılı taşınmazda Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/259 Esas, 2008/296 Karar sayılı tapu iptali tescil istemli açılan dava dosyası sonucunda hükmen malik olduğu, daha sonra davalı idare tarafından taşınmazın da içinde bulunduğu alanda imar uygulaması yapıldığı, davacının 2222 parselde hissesine tekabül eden 171.48 m² alandan 64,76 m² düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra kalan 106,72 m²'lik yerine karşılık imar planında konut alanı olarak ayrılan 1335 ada 10 parsel ile rekreasyon alanı olarak ayrılan 1344 ada 10 parsel sayılı taşınmazda hissedar bulunduğu, taşınmazların ''... TOKİ konut alanında” kaldığı, bu parsellere fiili el atmanın olmadığının bildirildiği anlaşılmakla dosyada bulunan 23.03.2015 havale tarihli davalı TOKİ Başkanlığının cevabi yazısında ''dava konusu taşınmazların da içinde bulunduğu yaklaşık 170 hektar alanda Kentsel Dönüşüm Projesi çalışmalarının yürütülmekte olduğu, proje kapsamında mülkiyeti idareye geçen taşınmazlar üzerinde inşa edilen konutların hak sahiplerine uzlaşma yoluyla teslim edildiği, davacı ile henüz anlaşma yapılmadığı ve taşınmazlarda işlem tesis edilmediği dikkate alındığında dava konusu taşınmazı da kapsayan ''... TOKİ Konut Alanı'' projesinin hayata geçirildiği anlaşılmış olup yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde keşif yapılarak Toplu Konut Alanı içinde inşaat ve hafriyat çalışmalarının devam edip etmediği, yapılan yıkımlar nedeniyle yolların, telefon ve elektrik hatlarının bozulup bozulmadığı, bu itibarla davacının dava konusu taşınmazlardan yararlanma ve kullanma olanağı kalmamış ise projenin bir bütün olduğu gözetilerek davalı idarenin fiilen el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile esasa ilişkin hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi ve dava konusu taşınmazların geldisi olan 2222 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı tarafından yapımına başlanan bina temeli ve kolonların yıkıldığı beyan edilerek bedeli talep edilmekle Mahkemece bilirkişi kurulu eşliğinde dava konusu taşınmazların geldisi olan 2222 parselin başında yeniden keşif yapılarak, dosya içinde mevcut Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/259 Esas, 2008/296 Karar sayılı dosya içinde bulunan ve binaya ait olduğu anlaşılan resimler de dikkate alınarak, temel ve kolonların halen zeminde mevcut olup olmadığı belirlenip, yıkılmış olması halinde alınacak rapor sonucuna göre bedeline hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.07.2021 tarihli ve 2016/187 Esas, 2021/234 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C.İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 01.07.2021 tarihli ve 2016/187 Esas, 2021/234 Karar sayılı kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece yapılan inceleme sonucu; Mahkeme kararı usul ve kanuna uygun bulunduğundan kararın onanmasına karar verilmiştir.

3. Dairemizin yukarıda belirtilen onama kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, dava konusu İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, ... Mahallesi kök 2222 parsel sayılı taşınmazın yapılan imar uygulaması ile ...-2 Mahallesi 1335 ada 10 parsel ve 1344 ada 1 parsele tahsisinin yapıldığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1335 ada 10 parsel sayılı taşınmazda davacının 4176/240000 hissesine düşen 94,79 m² ile 1344 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacının 118/240000 hissesine düşen 11,91 m²’lik alanın bedeline hükmedildiği halde, tapu kayıtlarının davacının payı oranında iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmediği ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama ve UYAP üzerinden yapılan araştırmada ...-2 Mahallesi 1335 ada 10 parsel ve 1344 ada 1 parsel sayılı taşınmazların 26.04.2022 tarihinde yapılan imar uygulaması ile pasife alındığı anlaşıldığından, en son imar uygulamasına ait şuyulandırma cetvelleri ilgili Belediyeden istenildikten, dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucu hangi parsellere gittiğini gösterir tüm gitti kayıtlarıyla birlikte tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtildikten, imar uygulaması sonucu yeni oluşan parsellerin imar planındaki özgülenme amacı ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan ve şuyulandırma öncesi ve sonrası çaplı krokiler ilgili Kadastro Müdürlüğünden getirtilip, mahallinde yeniden keşif yapılarak, imar uygulaması sonucu oluşan yeni parsellerin tapu kaydı zemine uygulanıp, yeni oluşan parsellere davalı idare tarafından fiilen el atılıp atılmadığı, fiilen el atılmasa bile, dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, kamuya tahsisli alan olarak ayrılıp ayrılmadığı araştırılıp, kamuya özgülenme durumunun devam ettiği anlaşıldığı takdirde fiili el atmanın gerçekleştiği kabul edilerek esas hakkında hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin hukuka aykırı bir eylemi olmadığını, davanın reddi gerektiğini ve yapı bedeline hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu maliki davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu ...-2 Mahallesi 1335 ada 10 nolu parselde davacı adına kayıtlı olan 94.79 m² lik hissenin yeni oluşan parsellerden 1335 ada 30 nolu parsele ve ...-2 Mahallesi 1344 ada 1 nolu parselde davacı adına kayıtlı olan 11.91 m²lik hissenin yeni oluşan parsellerden 1344 ada 8 nolu parsele dağıtımının yapılmış olduğu, 1335 ada 30 parsel sayılı taşınmazın ... Bölgesi Gecekondu Dönüşüm ve Kentsel Yenileme Alanı Revizyon Uygulama İmar Planı dahilinde Konut Alanı lejandında ve 1344 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ... Bölgesi Gecekondu Dönüşüm ve Kentsel Yenileme Alanı Revizyon Uygulama İmar Planı dahilinde Rekreasyon Alanı lejandında kalmakta olduğu, 1335 ada 30 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılaşmanın mevcut olmadığı, ancak hemen yakınındaki parsel olan 1335 ada 28 nolu parselde inşaat halinde binanın mevcut olduğu, bu inşaat kapsamında açılan yoldan 1335 ada 30 nolu parselin de etkilenmekte olduğu, dava konusu 1344 ada 8 parsel sayılı taşınmazın, Ziya Gökalp Mahallesi Alparslan Caddesine cepheli olarak yer almakta olduğu, parsel üzerinde yapılaşmanın mevcut olmadığı, dava konusu parseller üzerinde yapılaşma olmamasına karşın parsellerin bulunduğu bölgede kentsel dönüşüm kapsamında yeni oluşan sitelerin, yolların, kaldırımların vs. mevcut olduğu ve çalışmaların devam etmekte olduğu, projenin bir bütün olduğu gözetilerek dava konusu parsellerin de içerisinde bulunduğu alanda kentsel dönüşüm çalışmalarının kısmen yapıldığı ve yapılmaya devam ettiği anlaşıldığından fiili el atmanın gerçekleştiğinin kabulü ile tazminata hükmedilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazlardan 1344 ada 8 parselin tapu kaydından, TEİAŞ lehine 26.04.2022 tarihli 2.382,50 m² irtifak hakkı tesis edildiği anlaşıldığından, dava tarihinden sonra tesis edilen bu irtifakın taşınmaz üzerinde olumsuz etki meydana getirmeyeceği düşünülmeden yazılı şekilde eksik bedele hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;
a) (1) numaralı bendindeki “KISMEN” kelimesi hükümden çıkartılması,

b) (1) numaralı bendindeki “115.809,03” sayısının hükümden çıkartılması, yerine “116.392,62” sayısının yazılması,

c) Harca ilişkin (6) numaralı bendi hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.910,91 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 148,50 TL peşin harç ve 1.816,92 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 5.945,49 TL karar ve ilam harcının davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydına,” cümlesinin yazılması,

d) Yargılama giderine ilişkin (7) ve (8) numaralı bentleri hükümden çıkartılarak yerine “Davacı tarafından yapılan 148,50 TL peşin harç ve 1.816,92 TL tamamlama harcı ile 1.939,90 TL keşif harcı ve posta, tebligat ve bilirkişi masraflarından oluşan 9.605,00 TL olmak üzere toplam 13.510,32 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılması ve bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi,

e) Vekalet ücretine ilişkin (9) numaralı bendindeki “18.371,35-TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “18.458,89 TL” ibaresinin yazılması,

F) (10) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davalı idareden aşağıda yazılı harcın alınmasına,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.