5. Hukuk Dairesi 2023/8799 E. , 2024/2969 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/620 Esas, 2023/924 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/230 Esas, 2022/71 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mahallesi, Taşocakları Mevkii, 84 pafta 62 ada 30, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların 05.11.1996 tarihli ve 103-107 sayılı encümen kararı ile kamulaştırıldığını, müvekkilinin kamulaştırılan 30, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların hissedarı olduğunu, belirtilen parsellerin davalı tarafından kamulaştırma amacı dışında kullanılmasına karar verildiği hâlde, bu durumun müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinin taşınmazı geri alma hakkını kullanamadığını, bu nedenlerle 2942 sayılı Kanun gereğince müvekkiline geri verilmesi gereken taşınmazlardaki hisselerinin yerine geçmek üzere gerçek miktarı keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda yükseltmek kaydıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL belirsiz tazminat alacağının uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın belirsiz alacak davası olamayacağını, taşınmazlardaki hisselerinin yerine geçmek üzere tazminat talep edilebileceğine dair hiç bir yasal düzenleme bulunmadığını, dava konusu taşınmazlarda 2003 yılına kadar, plan değişikliği dahi yapılmadığını, kamulaştırma amacına uygun olarak kullanıldığını, dava konusu taşınmazların on yedi sene evvel kamulaştırdığından dolayı taşınmazın geri alınması hususunun 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi gereği söz konusu olmadığını, davaya konu taşınmazların bedelinin de 1997 yılında uzlaşma ile kesinleştiğini, bu nedenlerle, haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminatın doğru bir şekilde hesaplanmadığı belirtilmek suretiyle, davalı tarafın istinaf talebinin reddine ve davalarının 17.903.647,10TL üzerinden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre ve 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde yer verilen 5+1 olmak üzere toplam 6 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddinin gerektiğini, taşınmazların uzlaşma yoluyla herhangi bir ad altında dava açılmayacağı taahhüt edilerek davacı tarafından müvekkiline satın alma yoluyla kamulaştırma usulü dahilinde devredildiğini, dava konusu taşınmazların müvekkili idarenin yapmış olduğu projeler ve plan tadilatları kapsamında kullanıldığını, müvekkilinin kamulaştırmadan vazgeçmediğini, taşınmazların iade şartlarının oluşmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile hüküm gerekçesi arasında çelişkiler bulunduğunu, düzenlenen bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, davacıya ödenen 69.444,44 TL kamulaştırma bedelinin dava tarihine kadar işlemiş olan faizinin hesaplanmadığını ve buna göre de dava tarihindeki değerden düşülmediğini, emsal alınan taşınmazların emsal niteliğinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların kamulaştırma ve kamu yararına yönelik amaç dışında, özel hukuk tüzel kişileri lehine üst hakkı tesis edilen alanla sınırlı olmak üzere tazminat sorumluluğunun kapsamının belirlenmesi gerekmekte olup, üst hakkı tesisine konu alanın üst (inşaat) hakkının tesis tarihi olan 14.06.2011 tarihi itibarıyla zemin değeri tespit edilmiş, tespit edilen birim fiyat esas alınarak belirlenen zemin bedelleri Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu ile dava tarihi esas alınmak suretiyle güncellenmiş, davacıya ödenen 69.444,44 TL kamulaştırma bedelinden bu kısma (kamulaştırma ve kamu yararına yönelik başka bir amaca uygun olmayan kullanım kısımları) isabet eden miktar belirlenmiş, bu miktar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu ile dava tarihi esas alınmak suretiyle güncellenmiş ve mahsup işlemi yapıldığından İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve kanuna uygun olup tarafların istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz olduğunu, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 22 inci ve 23 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mahallesi, 62 ada 30, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların taş ocağı mevkii ağaçlandırma alanı olarak kullanılmak üzere 18.12.1997 tarihinde satın alma yolu ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiği, daha sonra tevhit ve ifraz işlemleri sonrasında 488 ada 13 parsel sayılı 372.490,62 m² yüzölçümü ile tescil gördüğü, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda yapılan 29.08.2003 tarihli ve 1/5000 ölçekli Eyüp Revizyon Nazım İmar Planında ve 19.03.2005 tarihli 1/1000 ölçekli ... İmar Planında planlanan alanın büyük bir bölümünün bölge parkı+spor alanı kısmen mesleki teknik eğitim tesis alanı, kısmen dini tesis, kısmen de kapalı ve açık spor alanları ve ticaret alanı, kısmen de yeşil alan (dinlenme ve oyun alanları) lejandında kaldığı, 25.03.2011 tarihli ve 1/1000 ölçekli plan değişikliğine ait notlarda rekrasyon alanı, temapark alanı, mesleki ve teknik öğretim tesisleri alanı, dini tesis alanı, otel, motel gibi konaklama tesisleri alanı, lokanta, kafe, çay bahçesi, büfe gibi ticaret üniteleri, alışveriş merkezleri, fuar alanları, iş merkezleri, sinema-tiyatro-sergi salonu gibi kültürel tesisler, spor alanları, ulaşım yolları, bu fonksiyonları destekleyen alanlarda kaldıkları anlaşılmaktadır.
3. 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde “Kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir.” hükmü yer almakta olup, dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde, dava konusu taşınmazda imar durumuna uygun üst hakkı kurulduğu; dava konusu taşınmazın mülkiyetinin kamulaştırma tarihinden bu yana idare üzerinde olduğu ve taşınmazın mülkiyetinde bir değişikliğin olmadığı, kamulaştırılan taşınmazın üst hakkı dahilinde üzerine yapılan binaların da bu hakkın sona ermesi durumunda davalı idareye ait olacağı da dikkate alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi hatalı olduğundan kararın bozulması gekir.
VI. KARAR
1.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
Dosyayı kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!