WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/8790 E.  ,  2024/1685 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2461 Esas, 2023/1263 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/794 Esas, 2022/586 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak boru hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu İstanbul ili, Çatalca ilçesi, ... Mahallesi 217 parsel sayılı taşınmazdan kamulaştırma yapılmaksızın boru hattı geçirilmek suretiyle taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek irtifak hakkı karşılığının davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda 18.11.1988 tarihli ve 4189 yevmiye numarası ile irtifak hakkının tescil edildiğini, dolayısıyla kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, kamulaştırma işlemi üzerinden yaklaşık 30 yıl geçtikten sonra kamulaştırmanın usulüne uygun olmadığının veya kamulaştırmadan haberdar olunmadığının, bedelin kendilerine ödenmediğinin ileri sürülmesinin iyiniyet ilkeleri ile bağdaşmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar müvekkilleri murisinin dava konusu taşınmazı devretmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de irtifak hakkı kurulan taşınmazın ederinden çok düşük değere satıldığının açık olduğunu, dava konusu taşınmazda usulsüz şekilde tapuda davalı lehine hak tesis edildiğini, dosya kapsamında yer alan 21.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı idare lehine tesis edilen irtifak hakkının arsa değerinde %2,5 oranında değer düşüklüğü meydana getirdiği kanaatine varıldığını, bu kapsamda dava konusu taşınmazın değerinin altında satıldığını, bilirkişilerce tespit edilen değer düşüklüğü oranının az olduğunu, gerek değer düşüklüğü oranının gerekse metrekare birim bedelinin düşük hesaplandığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki tedavüllü tapu kaydı incelendiğinde dava konusu 217 parsel sayılı taşınmazın 10.02.1972 tarihinde tapulama nedeniyle davacıların murisi Zeki Aydın adına tescil edildiği, adı geçen kişinin 09.07.1991 tarihinde bu taşınmazı eşit paylarla üçüncü kişilere sattığı, bilahare imar uygulamasına tabi tutulduğu, dava tarihi itibarıyla davacıların dava konusu taşınmazın paydaşı olmamaları nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca müvekkillerinin murisi tarafından 09.07.1991 tarihinde taşınmazın devredilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de bu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı idare lehine tescil edilen irtifak haklarının tarihinin 18.11.1988 olduğunu, bu tarihte dava konusu taşınmazın müvekkillerinin murisine ait olduğunu, davalı idarece müvekkillerinin murisi adına usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yürütmesi gerektiğini, dosya kapsamında davalı idarece usulüne uygun bir kamulaştırma ve malike ödeme yapıldığına ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunamadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 51 ve 114 üncü maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.