5. Hukuk Dairesi 2023/8761 E. , 2024/2392 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/491 Esas, 2023/540 Karar
KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı idare yönünden esastan reddine, davalılar yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, davaya konu taşınmazın bulunduğu ... Mahallesindeki başkaca taşınmazlarla ilgili olarak önceki yıllarda açılmış kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davaları kapsamında, bu taşınmazlar bakımından arsa nitelendirmesi yapılmış ve bu nitelendirmenin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, ... Genel Müdürlüğü bu taşınmazdan enerji nakil hattı geçirerek davalıların irtifak tesis edilen alan üzerindeki beklentilerini tamamen yok ettiğini, irtifak hakkı tesis edilen alan dışında kalan alanda da bu yöndeki haklı beklentilerini sınırladığını, taşınmazın üzerinde tesis edilecek olan yüksek gerilim hattı nedeniyle bu hattın altına denk gelen bölümde bundan sonra inşaat yapılması mümkün olsa dahi, bu yapılan binaların piyasa değeri üzerinden satılmasının mümkün olmadığını, davalı olarak ileriki aşamalarda uzlaşacağımız veya tarafımızca itiraz edilmemesi halinde bilirkişi kurullarınca tespit edilecek gerçek kamulaştırma bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirildiğini ve emsal karşılaştırılması yöntemiyle değerinin tespit edildiğini, dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın yüzölçümleri bakımından yapılan karşılaştırmanın hatalı olduğunu, emsal taşınmaz yüzölçümü bakımından dava konusu taşınmazdan daha değerli olup, bu yönde rapor alınması gerektiğini, emsal taşınmazla dava konusu taşınmaz karşılaştırılması yapılmadan emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan % 20 daha değerli olduğunu kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın daha objektif karşılaştırmasının yapıldığı yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, emsal taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden % 45 düzenleme ortaklık payı kesilmek suretiyle dava konusu taşınmazın değerinin ve kamulaştırma bedelinin hesaplandığı yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, hükmün vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek davalı vekiline ayrıca vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına şeklinde düzeltilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen değerin çok düşük olduğunu, seçilen emsalin uygun olmadığını, emsal kıyaslaması kapsamında; konum, nitelik, yüzölçüm ve vergi değeri bakımından yapılan kıyaslamanın hatalı olduğunu, davaya konu taşınmaz kadastral parsel, emsal taşınmaz imar parseli olduğundan %40 oranında düzenleme ortaklık payı karşılığı kesinti yapılmışsa, ayrıca bir oranlama yapılmaması gerektiğini, vergi değerleri oranının, taşınmazın değeri belirlenirken birebir olarak uygulanması ve 50/100 gibi bir oranama yapılmasının da kanun ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, davaya konu taşınmazın emsalin %72,5 oranında olacağının kabul edilmesinin de adalate, hakkaniyete uygun düşmediğini, mülkiyet ve adil yargılanma hakkını da ihlal eder nitelikte olduğunu, irtifak bedeli hesaplanırken, irtifak nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün, irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin arazide %35, arsada ise %50 oranı ile bağlı kalınması, Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğunu, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile bölgede belirlenen değerler de dikkate alınarak gerçek bedelinin tespitine yönelik olarak yeniden inceleme yapılarak kamulaştırma bedelinin yasal faiz işletilmesi nedeniyle enflasyon karşısında değer kaybı oluştuğunu ve bu sebeple kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faize hükmedilmesi gerektiğini, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini, belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyet raporuna göre, taşınmazın arsa vasfında vasfında kabul edilerek ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 29.06.2012 tarihli satışının emsal alındığı emsalin değerlendirme tarihindeki satış değerinin 733,73 TL/m² olduğu, yapılan değerlendirme neticesinde dava konusu taşınmazın emsal taşınmazın 0,725 katı değerde olduğu m² fiyatının 352,19 TL/m² olduğu kabul edilerek, irtifak bedelinin 418.507,56TL olarak belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince aldırılan fen bilirkişi raporunun koordinat bilgilerini içermemesi sebebiyle Dairece infaza elverişli olacak şekilde koordinat bilgilerini içerir fen bilirkişi raporu aldırıldığı, dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede ve aynı bölgede bulunan taşınmazlar açısından Dairemizden daha önce geçen dosyalarda m² bedeli 410,00 TL bedel belirlendiğinden İlk Derece Mahkemesince belirlenen bedel dava tarihleri de düşünüldüğünde düşük kaldığı, dava konusu taşınmazın m² fiyatının 410,00 TL olarak kabul edilerek hesaplama yapılmış, buna göre, toplam irtifak bedelinin 487.199,72 TL olduğu sonucuna varılarak fark bedel için ek depo kararı verilmiş davacı tarafça fark bedel depo edilmiş, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi kararları ile 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereği davacı idare yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekmekle bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmamış, 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin değiştirilen sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinde yer alan “.... idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere....” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edildiğinden, kamulaştırma bedelinin tamamının derhal ödenmesine karar verilmesi gerektiği göz önünde tutularak tespit edilen tüm bedelin hak sahibine ödenmesine karar verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca faiz tarihlerinin hatalı belirlendiğini yasal faiz işletilmesi nedeniyle enflasyon karşısında değer kaybı oluştuğunu ve bu sebeple kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davaya konu taşınmaz arsa niteliğinde olduğundan 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince emsal kıyaslaması yapılmadan Dairemiz denetiminden geçen metrekare birim bedeli esas alınmak suretiyle değer biçilmesi doğru görülmemiştir.
5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ve dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
5. Kabule göre de belirlenen kamulaştırma bedelinin 47.166,56 TL kısmının 15.03.2021 tarihi itibariyle ödenebilir hale geldiğinden bu tarihe kadar yasal faiz işletilmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde ilgisine iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy çokluğu karar verildi.
K A R Ş I O Y
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.
Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (davalı taraf vekillerinin 03.07.2023 tarihli temyiz dilekçesindeki; “kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.
Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 29.02.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!