WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/8726 E.  ,  2024/2778 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/134 Esas, 2022/15 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi 129 ada 6 parsel sayılı taşınmaza, davalı idarece yol ve park yapımı nedeniyle kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek belirlenecek bedelin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, dava konusu taşınmaza 1956 öncesi el atıldığı dikkate alınarak davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2016 tarihli ve 2011/760 Esas, 2016/395 Karar sayılı ilamı taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, belirlenen bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2017 tarihli ve 2017/323 Esas, 2017/321 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın Debboy caddesi üzerinde, ... ile Kız lisesi arasında kalan kaldırım ve imar yolu olarak kullanılan yer olduğu, tapu kaydında Ramazanzade Vakfına ait bulunduğu, dosya içinde mevcut davalı belediyenin 20.11.1956 tarihli yazısı ve fen bilirkişi raporuna ekli arşiv çalışması ile eklenen belgelere göre taşınmazın bulunduğu yerde kamulaştırma ve tescil işlemlerinin 1960 yılında yapıldığı ve binanın da 09.10.1956 tarihinden sonra yıkıldığı ve tespit edilen niteliklerine göre arsa vasfında olduğu anlaşılan taşınmaz yönünden yöntemine uygun şekilde bilirkişi kurulu tarafından emsal satış değeri esas alınmak suretiyle zemin değerinin kumalaştırma bedeli olarak tespit edilmesi yerinde görüldüğünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak incelenen ... Mahallesi, 1653 ada 141 parsel sayılı taşınmazın 14.07.2006 tarihli satışı anonim şirkete satış olup özel amaçlı olan bu satış değerlendirmede esas alınamayacağından, bu rapora göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... Caddesinin 1957-1960 yılları arasında yapılan büyük çaplı kamulaştırmalar ile genişletildiği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru ise de belirlenen m² birim bedelinin düşük olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsalin değer oranı hesabının bilimsel verilere dayanmadığını, belirlenen bedelin tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1954 yılından önce de yol ve park olarak kullanıldığı dikkate alınarak davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerektiğini, hükümde taşınmazın ada numarasının hatalı yazıldığını, el atma tarihi kesin olarak belirlenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ve sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları.

3. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen mahkeme kararının kısmen bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir.

4. İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda taşınmazın metrekare birim bedeli olarak 1.491,42 TL belirlendiği ve bu kararın sadece davacı idare vekilince temyiz edildiği gözetildiğinde, bozma sonrası davacı idare yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek taşınmazın metrekare birim bedelinin 1.567,10 TL kabulü ile fazlaya hükmedilmesi yerinde değildir.

5. Dava konusu taşınmaz ... Mahallesi 129 ada 6 parselde bulunduğu hâlde, hükümde ada numarasının 291 olarak gösterilmesi hatalıdır.

6. Hükmedilen bedelin tamamına dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava dilekçesinde talep edilen bedelin mahsubu ile oluşan bakiye bedele ıslah tarihinden faize hükmedilmesi doğru değildir.

7. Dava konusu taşınmaza 1983 öncesi el atıldığı anlaşılmakla maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki; bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/134 Esas, 2022/15 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının;

a) (1) numaralı bendindeki “KABULÜ” kelimesinden önce gelmek üzere “KISMEN” kelimesinin eklenmesi,

b) (1) numaralı bendinin (A) alt bendinin ilk paragrafı hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Dava konusu Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi 129 ada, 6 parsel sayılı taşınmazda davacı hissesine düşen 187,03 m²'lik kısmına kamulaştırmasız el atılması nedeniyle belirlenen 278.939,64 TL’nin dava tarihi olan 12.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılması,

c) (1) numaralı bendinin (A) alt bendinin ikinci paragrafındaki “291 ada” ibaresi çıkartılarak yerine “129 ada” ibaresinin yazılması,

d) Harca ilişkin (2) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine “Alınması gereken 80,00 TL maktu harcın davalı idareden tahsili ile Hazineye irat kaydına ve davacı tarafça yatırılan 1.188,00 TL peşin harç ile 3.639,12 TL ve 178,19 TL ıslah harcı toplamı 5.005,31 TL harcın davacıya iadesine,” cümlesinin yazılması,

e) 18.01.2024 tarih ve 32433 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarih ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı da gözetilerek yargılama giderine ilişkin (3) numaralı bendi hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Yapılan toplam 5.318,75 TL yargılama giderinin davalı idareden tahsil edilerek davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılması,

f) vekâlet ücretine ilişkin (5) numaralı bendindeki “28.966,58” sayısının çıkartılarak yerine “27.975,77” sayısının yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden ve davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.