WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/8694 E.  ,  2024/2760 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2402 Esas, 2022/1571 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/131 Esas, 2021/393 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, ... köyü 1321 parsel sayılı 240 m²lik taşınmazın 51,50 m²lik kısmının Kocaeli 2. Asliye hukuk Mahkemesinin 2017/9Esas, 2018/340 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile idare lehine yola terkin edildiğini ve kamulaştırma bedelinin müvekkillerine ödendiğini, Mahkeme kararı ile yola terkin edilen 51,50 m²lik kısmına 3185 numaralı parsel adı verildiğini, geriye kalan 188,50 m²lik kısmına ise 3186 parsel olarak numaralandırıldığını, ancak geriye kalan müvekkillerin maliki olduğu dava konusu 3186 parsel (eski parsel 1321) üzerinde istimlak şerhi bulunmakta olup davalı tarafından kamulaştırma işleminin tamamlanmadığını, söz konusu eski parsel 1321 numaralı taşınmaza davalı tarafça kamulaştırma yapmadan el atıldığını ve karayolu olarak kullanıldığından bahisle 51,50 m²lik kısmının davalı idare adına yola terkin edildiğini, ancak geride kalan (eski parsel 1321) 3186 parsel numaralı 188,50 m²lik kısma ilişkin işlem yapılmadığını, dava konusu 3186 numaralı parselin tapu kaydında istimlak şerhi bulunduğunu, ancak müvekkillerine konuya dair herhangi bir kamulaştırma ödemesi yapılmadığnı, somut haliyle dava konusu taşınmazın müvekkilleri tarafından kullanılmasının mümkün olmadığını, bu haliyle müvekkillerinin mülkiyet hakkının kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek taşınmaz bedelinin tahsilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekilinin cevap dilekçende özetle; dava konusu Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, ... köyünde kain 240,00 m² yüzölçümlü 1321 parsel sayılı taşınmazın Kınalı-Sakarya Otoyolu (İzmit-Sakarya kesimi) Km:99+400-106+710 arası kamulaştırması kapsamında 29/02/1988 tarih ve 1988/69 sayılı kamu yararı kararına göre kamulaştırmaya tabi tutulduğunu, 1988/69 sayılı kamu yararı kararına göre kamulaştırmaya konu olan taşınmaz açısından 2013 yılında yeniden bir değerleme yapıldığını ve güncellenen kamulaştırma bilgisi malikin adresine gönderilerek tabligat sağlandığını, bunun üzerine kamulaştırılan 51,50 m²lik alanın 3185 parsel numarası ile yola terkin edildiğini, davaya konu 188,50 m²lik kısmın 3186 parsel numarasına kaydolduğunu, davaya konu taşınmazda müvekkili kurumun el atmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, ... köyü, 1321 kök parsel sayılı taşınmazın Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/9 Esas sayılı dosyasında 51,50 metrekaresinin kamulaştırmasız el atma talebi hakkında yargılama yapıldığı bu yargılama sonrasında kamulaştırmasız el atma kapsamında kalan kısım bakımından taşınmazın ifraz edilerek aynı mahal 3185 parsel numarasını aldığı, karara esas bilirkişi rapor incelendiğinde kamulaştırmasız el atma harici kalan kısım olan 188,50 metrekare için %10 değer düşüklüğü verilerek 3.034,85 TL hesaplama yapıldığı ve mahkemece toplam kamulaştırmasız el atma bedeli olarak 11.326,35 TL takdir edildiği ve dosyamız davacısı olan davacılara ödenmesine dair hüküm kurulduğu görülmüştür. Davaya konu iddiaya dayanak Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/9 Esas sayılı dosyasında verilen tescil kararı haricinde kalan, 188,50 metrekare yüzölçümünde olan ve yeni parsel numarası verilerek tescil olunan aynı mahal 3186 parsel sayılı taşınmaz üzerinde fen bilirkişi raporunda yer alan tespite göre fiili bir el atmanın olmaması, değer düşüklüğü iddiası hakkında mezkur dava dosyasında karar verilmiş olup bu kararın kesinleşmiş olması nedeniyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan davanın taşınmazın fiili el atma dışında arta kalan kısmına ilişkin dava olduğunu, taşınmazın kamulaştırması sonrasında arta kalan kısmının kullanılmasının fiilen ve hukuken mümkün olmaması nedeniyle kamulaştırma sonrasında müvekkillerinin mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle bu davanın açıldığını, fiilen el atılmadığı anlaşılan taşınmaz üzerinde maliklerin mülkiyet hakkı kullanımının idarece engellenmesi halinde idarenin kamulaştırma işleminin yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırmasız el atılması nedeniyle mülkiyet hakkının bedele çevrilmesi gerekirken yerel mahkemece aksi yönde verilen kararın hukuk aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın üzerinden mülkiyet hakkının kullanımının hukuken mümkün olmaması nedeniyle müvekkilleri lehine tazminat ödenmesine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını itirazları doğrultusunda karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerine karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanuna aykırılık bulunmaması ve kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı nazara alınarak, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.