WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/8662 E.  ,  2024/1708 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1215 Esas, 2023/1138 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/71 Esas, 2021/161 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, Gebze ilçesi, ... Mahallesi, 147 ada 61 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu belirterek, emsal kıyaslaması yapılarak taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini ve müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal olarak ... Mahallesi 246 ada 2 parsel nolu taşınmaza ait 15.11.2017 tarihli satışın ele alındığını, satışın eski tarihli olduğunu, yapılan satışın kimler arasında gerçekleştiğinin belirtilmediğini, hüküm kısmının 4 üncü maddesinde 30.07.2019 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verildiğini; ancak fen bilirkişi raporunun 23.06.2019 tarihli olup bu husunun düzeltilmesinin gerektiğini, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oranlamanın yapılmadığını, yapı ve ağaç bedellerinin fahiş hesaplandığını belirterek, yerel mahkeme kararının bedel yüksekliği, taşınmazın vasfının hatalı bir şekilde arsa olarak tespiti sebebiyle kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak itirazları gözönünde tutularak davanın kabulüne, müvekkili idarenin her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın çok uzadığını, geçen zaman içinde paranın değer kaybını işleyecek faizin karşılayamayacağını, dosyaya sundukları emsal taşınmazların değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın yüzölçümü bakımından benzer olmadıklarını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmaza göre çok küçük yüzölçümlü olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın mukayesesinin yapıldığı mukayese tablosundaki puanlamaların taşınmazların gerçek durumunu yansıtmadığını, acele el koyma dosyası olan Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/25 D.İş sayılı dosyasında Kasım 2016 tarihinde dava konusu taşınmaza 370,00 TL/m² değer biçilmişken işbu bilirkişi raporuyla 23.01.2019 tarihinde 361,37 TL/m² değer biçilmesinin yerinde olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının bozularak, ortadan kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırması yöntemiyle değerinin belirlenmesinin yerinde olduğu, Dairece verilen kaldırma kararı sonrasında hükme esas alınan ek bilirkişi heyet raporunda somut emsal olarak alınan ... köyü, 246 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yararlanılan 15.11.2017 tarihli satışının gerçek kişiler arasında yapılan bir satış olup uygun olduğu, emsalin araştırılan imar durumuna ve tapu kaydına göre arsa niteliğinde olduğu, hem dava konusu taşınmazın, hem de emsal taşınmazın imar uygulaması görmemiş kadastral parseller olup bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı oranı düşülmemesinin doğru olduğu, taşınmazların Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemesinde uygun mesafede bulundukları, emlak vergisine esas rayiç değerleri arasındaki oranın raporda yapılan mukayese oranı ile uyumlu olduğu, bilirkişi kurulunun yasaya uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin de adil ve hakkaniyete uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen birim fiyatının aynı bölgeden Daireye daha evvel yansıyan dosyalardaki m² fiyatlarıyla uyumlu olduğu, örneğin Dairenin 2020/1012 Esas sayılı dosyasında incelenen 147 ada 47 parsel için m² birim fiyatı 340,00 TL olarak belirlenmiş olup bu karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/3502 Esas, 2021/10754 Karar sayılı ve 21.09.2021 günlü kararı ile onanarak kesinleşmiş olmakla eldeki davanın konusunu oluşturan 147 ada 48 ve 49 parseller için aynı dava tarihi itibarıyla belirlenen 371,00 TL m² birim değerinin çelişmediği görülmekle itirazların yerinde olmadığı ve 27.11.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas 2020/39 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, ilgili bankaya depo edilen kamulaştırma bedelinin herhangi bir vadeli hesapta tutulmaksızın derhal hak sahibine ödenmesi yönünde hüküm kurulduğu, dolayısıyla taraf vekillerinin istinaf başvuruları yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazları konusunda ayrıntılı bir inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek istinaf dilekçesini tekrar etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek ayrıca TÜİK tarafından ÜFE'deki yıllık artış oranının %80 açıklandığı bu ortamda dava konusu taşınmaz değerinde meydana gelen artışın yıllık %9 oranındaki bir yasal faiz alacağıyla karşılanamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci
fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

3.Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 nci maddesinin birinci bendinin (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, aynı bölgeden Daireye intikal eden ve denetimden geçen dosyalar dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)KARŞI OY

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest davalara uygulanacağına dair iştirak ettiğim kabulü nazara alınarak; davalı tarafın açıkça, “Yasal Faiz”in dışında bir “Faiz”in uygulanmasına ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir temyiz talebi de bulunmadığından, sonucu itibarıyla katıldığım, Dairemiz Sayın çoğunluğu tarafından verilen kararın, “Değerlendirme” bölümünün 3 No’lu bendinde yazılı olan gerekçesine açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 15.02.2024