5. Hukuk Dairesi 2023/8436 E. , 2024/1912 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2071 Esas, 2023/1819 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/398 Esas, 2022/109 Karar
Taraflar arasındaki imar uygulaması sonucu fazla kesilen düzenleme ortaklık payı nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın yargı yolu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın yargı yolu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; daha önce hissedar olduğu Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, ... Mahallesindeki kök parselde kayıtlı taşınmazdan 2981 sayılı Kanun uygulaması nedeniyle düzenleme ortaklık payı kesildiği hâlde bu taşınmazın şuyulandırılması sonucu oluşan Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, ... Mahallesi, 3220 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazda 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesi uyarınca uygulama yapılarak müvekkilinin hissesinden ikinci kez, mükerrer olarak düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı ve 12904 ada 1, 12904 ada 2, 6660 ada 4, 6660 ada 6 ve 12898 ada 4 parselde şuyulandırıldığı, bunun da kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğu ileri sürerek belirlenecek tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddinin gerektiğini, görev itirazında bulunduklarını, idarenin fiilen bir müdahalesinin söz konusu olmadığını belirtmiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; söz konusu uygulamayı yapan idarenin Büyükşehir Belediyesi olduğunu, taraflarına husumet yükletilemeyeceğini, söz konusu Encümen kararları uyarınca dava konusu taşınmaza, davacı tarafından bugüne kadar herhangi bir itirazda bulunulmadığını, kamulaştırmasız el atma iddiası ile dava açılmasının iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, iki kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığını, taşınmazdan yol payı ya da düzenleme ortaklık payı adı altında herhangi bir kesinti yapılmadığını, davanın idari eylem niteliğinde olması nedeniyle görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yargı yolu yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay kararları dikkate alındığında adli yargının görevli olduğu, aleyhe değil lehe vekâlet ücreti ve yargılama gideri verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, ... Mahallesi, 2192 parsel sayılı taşınmazda 2981 sayılı Kanun uyarınca yapılan düzenleme sonucunda kesinti yapılmasına rağmen daha sonra 3194 sayılı Kanun’un 18 nci maddesine göre yapılan imar uygulamasında düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesinti yapıldığı iddiasıyla fazla kesinti bedelinin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi isteminde bulunulduğu, davalı idarece, davanın idari yargının görevine girdiği ileri sürülerek görev itirazında bulunulduğu ve mahkemece itirazının reddi üzerine olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istenildiği, bunun üzerine mahkeme dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği, Uyuşmazlık Mahkemesinin 31.01.2022 tarihli ve 2021/595 Esas, 2022/13 Karar sayılı ilamında eldeki davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuna ilişkin kesin olarak karar verildiğinden, İlk Derece Mahkemesinin yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği sebebi ile davanın usulden reddine dair kararda ve ayrıca aynı bölgeden geçen benzer nedenle reddedilen dava dosyalarında davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesi yönündeki kararın onanmasına ilişkin Yargıtay kararları dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirtiği hususları tekrarla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar uygulaması sonucu fazla kesilen düzenleme ortaklık payı nedeniyle taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun(6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 3194 sayılı Kanun ‘un 18 nci maddeleri.
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararı.
4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı.
5. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'un (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; davacı tarafından Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, ... mahallesi, 2192 parsel sayılı taşınmazda 2981 sayılı Kanun uyarınca yapılan düzenleme sonucunda kesinti yapılmasına rağmen daha sonra 3194 sayılı Kanun’un 18 nci maddesine göre yapılan imar uygulamasında düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesinti yapıldığı iddiasıyla fazla kesinti bedelinin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
3. Yargılama sırasında davalı idare tarafından davanın idari yargının görevine girdiği ileri sürülerek görev itirazında bulunulduğu ve mahkemece itirazının reddine karar verilmesi üzerine davalı idare tarafından olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istenildiği ve mahkeme dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği, Uyuşmazlık Mahkemesinin 31.01.2022 tarihli ve 2021/595 Esas, 2022/13 Karar sayılı ilamı ile eldeki davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuna ilişkin kesin olarak karar verildiği anlaşıldığından, davanın yargı yolu yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi ve yargı yolu yokluğunu nedeni ile davanın reddine karar verildiği gözetilerek davacı taraf aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!