5. Hukuk Dairesi 2023/8417 E. , 2024/2469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/946 Esas, 2023/309 Karar
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde; müvekkillerinin Antalya ili, ..., ..., 5521 ada 12 parselde kayıtlı taşınmazda hissedar olduğunu, davaya konu taşınmazın ... İlköğretim Okuluna bitişik arsa olduğunu ve etrafı tamamıyla davalı idare tarafından duvarla çevrilerek fiilen el atıldığını, müvekkillerine ait bu taşınmaza davalı idare tarafından fiilen el atılmış olması nedeniyle taşınmazın bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; dava konusu parselde kurumlarına ait herhangi bir tesis bulunmadığını ve okul bahçesi olarak da kullanılmadığını, fiili el atma bulunmayan dava konusu parsel hakkında açılan davanın görevli yargı yolu bakımından öncelikle değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın Muratpaşa Belediye Başkanlığının kararı ile imar planında eğitim alanı olarak tahsis edildiğini, buna göre sorumlu olanın ilgili yer Belediyesi olduğunu, tapu kaydı incelendiğinde görüldüğü üzere taşınmazın çok sayıda hissedarı olduğunu, bu nedenle hissedar fazlalığı satışı etkileyeceğinden bu hususun taşınmaz değerinin düşük olması nedenlerinden biri olup davacı tarafın dava konusu parselin çok üstün niteliklere sahip olduğu ve bu nedenle çok kıymetli olduğu yönündeki iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2019/636 Esas, 2021/138 Karar sayılı ilamı ile asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulü ile belirlenen bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/896 Esas, 2021/1812 Karar sayılı ilamı ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/896 Esas, 2021/1812 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde "hisse hatası vardır" şeklinde açıklama bulunduğundan, tapu kaydında hisse hatası düzeltimi yapılmadan mevcut paylar esas alınarak yapılan hesaplama sonucu tespit edilen bedel üzerinden karar verilmesi, taşınmaz bedeli asıl ve birleştirilen davaların dava tarihleri esas alınarak belirlenmiş olup birleştirilen davalar yönünden dava tarihlerinden yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tüm bedele asıl dava tarihinden hükmedilmesi, ... ve ... çocukları olan ..., ..., ..., ..., ... ve ... hem asıl davada hem de birleştirilen Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/248 Esas sayılı dosyasında davacı olup, asıl davada dava tarihinden önce 05.03.2017 tarihinde vefat eden ... yönünden aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde ise de adı geçen davacıların birleştirilen 2017/248 Esas sayılı dosya ile anneleri ...’dan gelen paylar ile babaları ...’dan rücu şartından dolayı bağışlayan adına tescil ile gelen paylar için, asıl davada ise dedeleri ... oğlu ...’dan 02.11.2016 tarihinde intikal eden paylar ile nineleri ...’dan 27.10.2016 tarihinde intikal eden paylar için tazminat talep ettikleri gözetilmeksizin anneleri ...'dan intikal eden paylarının asıl davanın konusu olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, davası kabul edilenler adına kayıtlı hisselerin tapusunun iptaline ilişkin hüküm kurulduğu, ... yönünden hem payına düşen bedele hükmedildiği, hem de bu davacı yönünden husumetten ret kararı verildiği dikkate alındığında, infazda tereddüt oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulması, dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/445 Esas sayılı dosyasında davalı olduğuna ilişkin şerh dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, davacı ... yönünden husumetten ret kararı verildiği halde, davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan haciz ve ipoteklerin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazda, davası kabul edilen bu davacılar adına kayıtlı hisselerin tapusunun iptali ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; aynı davacılar için hem asıl hem birleştirilen davada bedele hükmedilip derdestlik itirazlarının değerlendirilmediğini, belirlenen m² bedelinin yüksek olduğunu, ölü olan davacılar için intikal işlemleri yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, ölü olan ... yönünden hem davanın reddine karar verilip hem de mirasçıları yönünden kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda bedeli hesaplanan paylar ile tapudaki payların uyuşmadığını, imar planında okul alanı olarak tahsis edilen taşınmaza ilişkin müvekkili idarenin görüşü alınmamış olup husumetin Belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, davacıların iptal edilen paylarının infazda tereddüt uyandıracak şekilde hükümde ayrı ayrı gösterilmediğini, idare harçtan muaf olduğu halde aleyhe harca hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının kısmen bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir.
4. Bir kısım davalılar yönünden tüm hisselerinin bedeline hükmedilmediği gözetilmeden infazda tereddüt uyandıracak şekilde davası kabul edilenler adına kayıtlı hisselerin tapusunun iptaline karar verilmesi ve hükme esas alınan fen bilirkişi raporunun hükümde açıkça belirtilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının hüküm fıkrasının; (2) numaralı bendindeki “parseldeki taşınmazda, davası kabul edilen bu davacılar adına kayıtlı hisselerin” ibaresi çıkartılarak yerine "parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının 12.11.2020 tarihli Emekli Kadastro Şefi ...’nın raporundaki payları oranında" ibaresinin yazılması ve aynı bendin sonuna “12.11.2020 tarihli Emekli Kadastro Şefi ...’nın düzenlediği raporun kararın eki sayılmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!