WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/8416 E.  ,  2024/1659 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/323 Esas, 2023/13 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 30 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkeme bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, ... Mahallesi 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158 parsel sayılı taşınmazların taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazlara ilişkin davaların taşınmazların bulunduğu yer Mahkemesinde açılması gerektiğini, bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunu, yetkili Mahkemenin Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, taşınmazın tescili halinde imar planı bütünlüğünün bozulacağını, davacı idarenin teklif ettiği bedelin piyasa koşullarına göre düşük olduğunu, cevap dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle; davanın yetkili Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.05.2014 tarihli ve 2011/393 Esas, 2014/470 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.05.2014 tarihli ve 2011/393 Esas, 2014/470 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmazların satışı davacı idare tarafından yapılan kamulaştırma sonucu oluştuğundan emsal olarak alınamazlar. Bu nedenle taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için 2942 sayılı Kanun’un 15 inci ve Yönetmeliğin 8 inci maddelerine uygun şekilde yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, geçersiz rapora göre hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 03.01.2023 tarihli ve 2016/323 Esas, 2023/13 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal taşınmazların ortalaması alınarak tespit edilen birim bedelin rasyonellikten uzak olduğunu ve bu bedel üzerinden hesaplanan kamulaştırma bedeli ile kamu zararı oluştuğunu, usulüne uygun bir emsal karşılaştırması yapılsaydı dava konusu taşınmazların emsalden daha değersiz olacağının tespit edileceğini ileri sürerek birim bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın uzun zamandır devam ettiğini, malik belediyenin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, derdest dava dosyasına dava tarihine göre enflasyon oranı belirlenerek yine bu oran üzerinden faiz işletilmesinin zorunlu hale geldiğini denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2.2942 sayılı Kanun'un 30 uncu ve 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.

3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda; birden fazla emsal taşınmazların ortalaması alınarak değer biçilmesi doğru olmadığı gibi Dairemiz denetiminden geçen 18.11.2021 tarihli ve 2021/12020 Esas, 2021/13401Karar sayılı kararında dava konusu taşınmazlara komşu bulunan 139 ada 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlara 2014 yılı itibarıyla 374 TL değer biçildiği gözetildiğinde dava konusu taşınmazlara 2011 yılı itibarıyla belirlenen birim bedel doğru görülmemiştir. Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup alınacak cevaplara göre değerlendirme yapılması gerekirken özel parselasyon esas alınarak kesinti payı düşülmesi suretiyle değer tespit eden rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.

4. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, davalı idareden aşağıda yazılı kalan temyize başvurma harcının alınmasına,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.