WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/8338 E.  ,  2024/2293 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/136 Esas, 2022/415 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonucu verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiş.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.02.2024 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı idare vekili Avukat ... gelmişlerdir.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ve ... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın değerli konumda olduğunu, serbest piyasa rayicine göre değerinin belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.03.2015 tarihli ve 2014/353 Esas, 2015/71 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 03.03.2015 tarihli ve 2014/353 Esas, 2015/71 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; yakın bölgeden, değerlendirme tarihine yakın emsal incelenmesi gerektiğinden; dava konusu taşınmazların ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması halinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazların çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları araştırılarak bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen metrekare birim fiyatından % 40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle değer biçilmesinin doğru olmadığından bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 10.12.2019 tarihli ve 2018/540 Esas, 2019/538 Karar sayılı kararı ile depo kararı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 10.12.2019 tarihli ve 2018/540 Esas, 2019/538 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; depo için 2942 sayılı Kanun'a uygun süre verilmediğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların şehrin gelişmesini tamamlamamış kısmında olduğunu, dava konusu taşınmazların rapordaki tespite göre çok daha değersiz olduğunu, hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, resen sebeplerin gözetilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtayca önceki kararın usulî gerekçelerle bozulduğunu, yargılama süreci boyunca idarenin kesin süreler içinde bedeli depo etmediğini, keyfi davranarak sonradan depo ettiğini, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, konum itibarıyla dava konusu taşınmazlardan daha değersiz emsal incelendiğini ve dava konusu taşınmazın emlak vergi değeri emsalden yüksek olduğu hâlde, raporda dava konusu taşınmazın değersiz kabul edildiğini, tespit edilen gerçek değeri altında kaldığını, kamulaştırma koridorundaki yakın parsellere göre düşük bedel tespit edildiğini, dava konusu taşınmazların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 16 ncı maddesi gereği imar parseli olduğunu, bozma öncesi bedele faiz işletilmediğini, Anayasa Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2020/1395 başvuru numaralı kararı gözetilerek yasal faiz uygulaması ile müvekkillerinin mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, kamulaştırma bedelinin değer kaybı bilirkişilerce hesap edilerek değer kaybı bedelinin tazminine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğrudur.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların emlak vergi değeri 430 TL/m²; emsal kabul edilen taşınmazın emlak vergi değerinin 300 TL/m² olduğu kabul edilerek kıyas yapılmış ise de emlak vergisine esas olan m² değerlerinin karşılaştırılmasında dava konusu taşınmazlar daha değerli olduğu hâlde, emsal taşınmazın daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde değer tespit edildiğinden hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu inandırıcı görülmemiştir.

5. Bu durumda; dava konusu taşınmazların; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmazların kamuya tahsisli olmalarından kaynaklı kısıtlılığı gözetilmeksizin ilgili Belediyenin Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından bulundukları sokak/caddeye resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla 3194 sayılı Kanun'un 15 veya 16 maddesi gereği kamuya terk sonucu imar parseline dönüşüp dönüşmediği ilgili Belediye İmar Müdürlüğünden araştırılıp, dava konusu taşınmazların değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

6. Dava konusu taşınmazlar kadastro yenilemesi sonucu tapu bilgileri değiştiğinden güncel tapu kaydı getirilerek güncel tapu bilgileri üzerinden hüküm kurulması gerekmektedir.

7. Kabule göre; tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemesi kaydı ile hükmedilen kamulaştırma bedelinin ilk karar ile hükmedilen kısmına ilk karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiğininin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulu ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Taraflar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 21.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı idareye, 17.100,00 TL vekâlet ücretinin de davacı idareden alınarak davalıya verilmesine,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.