5. Hukuk Dairesi 2023/8326 E. , 2024/1492 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3312 Esas, 2023/996 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/591 Esas, 2021/459 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare, davalı ..., ..., ... ve ..., ... ve ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, ... Mahallesi 422 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazda 3 nolu bağımsız bölümle ilgili olarak tapu iptali ve tescil davası açılmış olduğundan kamulaştırma bedelinin, mülkiyet ihtilafıyla ilgili davanın sonucunda belirlenecek oranlarda hak sahiplerine ödenmek üzere idarece bankaya üçer aylık vadeli hesaba yatırılması yönünde karar verilmesini istemiştir.
2. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait 8 numaralı bağımsız bölümün alanı 96 m² olarak görüldüğünü, acele el koyma dosyasında bilirkişilerin hatalı olarak müvekkillerine ait bağımsız bölümün metrekaresini 72,85 olarak belirlediğini, komşu iş yeri olan 7 numaralı bağımsız bölümün 2 katı büyüklükte olan 8 numaralı bağımsız bölümü 7 numarayla aynı metrekarede göstererek hatalı bir tespit yapıldığını, alması gereken kamulaştırma bedelinin müvekkillerine ödenmediğini, dava konusu taşınmazın bağımsız bölüm alanlarının ve arsa paylarının gerek proje gerekse yapı kullanma belgelerinin de teminiyle doğru olarak tespit edilmesi gerektiğini, taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, gerçek değerinin tespitini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalılar ..., ... ve ..., ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerce tespit edilen kamulaştırma bedelinin bilimsel esaslara, yasal düzenlemelere ve konuyla ilgili Yargıtay içtihatlarına uygun olarak takdir edilmediğini, taşınmazın kadastro parseli olarak belirtildiğini ancak emsal olarak imar parseli alınmasının hatalı olduğunu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 05.03.2004 tarihli ve 2004/629 Esas, 2004/2334 Karar sayılı ilamında belirtilen hususların dikkate alınmadığını, seçilen emsalin uygun emsal olmadığını, tek emsal kullanılarak yapılan değerlendirmenin sağlıklı olmadığını, bedelin düşük belirlendiğini, Boztepe Mahallesi 1303 ada 41 parsel sayılı taşınmazın emsal alınması gerektiğini, kamulaştırmanın zenginleşme aracı olarak görülmemesi gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza düşük bedel takdir edildiğini, seçilen emsalin uygun emsal olmadığını, eski kamulaştırma dosyalarındaki bedellerin değerlemesine göre dava konusu taşınmaza biçilen değerin düşük olduğunu, müvekkilinin malik olduğu bağımsız bölümlerin iş yeri olup, diğer konut olan bağımsız bölümler ile aynı bedelin verilmesinin gerek serbest piyasa rayiçlerine gerekse de hakkaniyete uygun bir hesaplama yöntemi olmadığını, dava konusu taşınmazın fiili durumu ile bilirkişilerin hesapladığı durum arasında farklılık olup, dava konusu taşınmazın yapı kullanma belgesi ve projesinin dosyaya celbinden sonra müvekkillerinin sahibi olduğu bağımsız bölümün metrekaresinin daha fazla olduğunun ortaya çıkacağını, fiili duruma, projeye ve yapı kullanım belgesine uymayan ve aykırı olan tapu kayıtlarına göre bedel belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin düşük olduğunu, gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin düşük olduğunu, dükkanın yüzölçümünün hatalı olarak küçük hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde, davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... vekili taşınmaz üzerindeki dükkanın alanı 96 m² iken 76 m² üzerinden değerlendirildiğini iddia etmiş ise de dükkan niteliğindeki 8 nolu bağımsız bölümün 96 m² olarak hesaplandığı gibi hükme esas alınan raporda 76 m² olarak hesaplanan bağımsız bölüm bulunmadığı, davalı ... vekili taşınmaz üzerindeki yapı için yıpranma payının yüksek hesaplandığını, davalılar ... ve ... vekili ise yıpranma payının yüksek hesaplandığı yanında davalıların bağımsız bölümlerinin tadilat gördüğünü belirtmiş ise de dava konusu taşınmaz keşif günü itibarıyla zeminde bulunmadığından acele kamulaştırma dosyasındaki verilerden yola çıkılarak yapıya değer biçilmiş olup, acele kamulaştırma dosyasında yapının 30-40 yıllık olduğu belirtildiği gibi dosyadaki fotoğraflarından da yapının eski bir yapı olduğu anlaşılmaktadır. 2 Aralık 1982 tarihli ve 17886 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yıpranma Paylarına İlişkin Oranları Gösterir Cetvele göre belirtilen yaş aralığındaki yapı için yüzde 32 oranında yıpranma payı uygulanmasında ve bağımsız bölümlerde iyileştirme yapıldığı hususu da davalı tarafça kanıtlanamadığından, davalıların bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, davalılar ... ve ... vekili ise, aynı bölgede bulunan diğer kamulaştırma dosyalarında 6000 TL'nin üzerinde metrekare bedeli belirlendiğini belirtmiş, ancak dosya numarası bildirmemiştir. Daha evvel Trabzon 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/256 Esas, 2021/363 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 422 ada 16 parsel sayılı taşınmaza 01.03.2017 değerlendirme tarihi itibariyle 3.095 TL/m² değer biçilmiş olup, dava dosyası Yargıtay incelemesinden geçtiği, bu bedel TEFE endeksi uygulanarak eldeki dava tarihine endekslendiğinde 5.152 TL/m² değere ulaşıldığından, dava konusu taşınmaz için biçilen 5.700 TL/m² değerin isabetli olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer tespit edilmesinde, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!