5. Hukuk Dairesi 2023/8323 E. , 2024/2230 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/130 Esas, 2023/146 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, ..., ... 317 ada 26 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz arsa vasfında olup buna göre taşınmazın değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/276 Esas, 2021/57 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2021/1245 Esas, 2021/1249 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza göre yüzölçümü küçük taşınmazın emsal alındığı anlaşıldığından bu rapora göre hüküm kurulması mümkün olmadığı gibi, aynı kamulaştırma kapsamında Dairemiz denetimden geçen 2021/4262 Esas, 2021/13114 Karar sayılı dosyada aynı değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan 259 ada 1 parsel sayılı taşınmazın m² birim fiyatına 150 TL değer biçildiği ve bu m² birim bedelinin Dairemizce uygun bulunduğu gözetildiğinde dava konusu taşınmaza 93,00 TL değer belirleyen bilirkişi raporu inandırıcı bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, 19.07.2019 tarihli ve 2017/240 Esas, 2019/224 Karar sayılı kararda tescil yönünden kesin olarak karar verildiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kapama fındık bahçesi olan taşınmazın arsa olarak
kabul edilmesi ile üzerindeki kapama özelliği katan fındık ağaçlarına ayrıca tarımsal net gelir esas alınarak, kapitalizasyon faiz oranı uygulanmak suretiyle belirlenen kapama fındık bahçesi bedelinden, taşınmazın zemininin tarım arazisi olarak ekilebilecek münavebe ürün gelirine göre biçilecek değeri düşülmek suretiyle fındık ağaçlarının bedellerinin tespit edilmesi neticesinde kamulaştırma bedelinin fahiş değerlere yükseltildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bozma öncesi bilirkişi raporundaki aynı emsal taşınmaz kullanılarak belirlenen yeni m² değeri, önceki bilirkişilerce belirlenen m² birim değerinden daha yüksek tespit edildiğini, karşılaştırma yapılan kriterlerinin aynı olmasına karşın, tamamen sübjektif değerlendirmelerle arsa değerinin yükseltildiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmadığını, dava konusu taşınmazdan %40 düzenleme ortaklık payının kesilmemesinin hatalı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, metrekare birim değerinin en az 200 TL olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak; üzerindeki yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup taraf vekillerinin aşağıdaki husus dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
5. Mahkemece verilen ilk karar bozma ile ortadan kalktığından, ilk kararla tescil hükmü kurulduğundan bahisle yeniden tescil kararı verilmemesi hatalıdır.
6. Davacı idare tarafından fazladan depo edilen bedelin davacı idareye iadesi yönünde hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
a) (1-c) numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine “Dava konusu Samsun ili, ..., ... 317 ada 26 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapunun iptali ile davacı idare adına tapuya tesciline'' cümlesinin yazılması,
b) Ayrı bir bendi olarak “Mükerrer iadeye sebebiyet vermemek kaydıyla davacı idare tarafından fazladan depo edilen 111.384,81 TL bedelin varsa nemalarıyla birlikte davacı idareye iadesine” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!