5. Hukuk Dairesi 2023/8168 E. , 2024/1836 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1262 Esas, 2023/838 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/170 Esas, 2022/120 Karar (Birleştirilen dosya 2021/120 Esas,)
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın 131 ada 42 (ifrazen 131 ada 140) parsel sayılı taşınmaz yönünden konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 173 ada 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın 131 ada 42 (ifrazen 131 ada 140) parsel sayılı taşınmaz yönünden konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 173 ada 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen dosya davacısı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl dosyanın dava dilekçesinde davacı vekili özetle; Malatya ili, Kuluncak ilçesi, ... Mahallesi 173 ada 14 parsel sayılı taşınmaz üzerinde trafo kurmak ve taşınmaz üzerinde 25 m tel geçirmek suretiyle fiilen el atıldığını, yine Kuluncak ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 131 ada 42 (ifrazen 131 ada 140) parsel sayılı taşınmaza trafo kurmak ve 150 m uzunluğunda tel, yüksek gerilim hattı ve demir direk geçirmek suretiyle fiilen el attığını, el atılan yerler yönünden davalı idare yararına daimi irtifak hakkı tesisi ile el atılan taşınmazların bedelinin fiili kullanım tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
2. Birleştirilen dosyanın dava dilekçesinde davacı idare vekili özetle; Malatya ili, Kuluncak ilçesi, ... Mahallesi 131 ada 42 (ifrazen 131 ada 140) parsel sayılı taşınmazdaki 19.53 m² pilon yerinin ifrazen tescili ile 2466,11 m²lik kısımda davacı yararına daimi irtifak hakkının tesisini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Birleştirilen dosya davalısı Uğur Öğütücü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen taşınmaz hakkında Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesinde 2020/170 Esas sayılı dosyasında kamulaştırmasız el atma tazminatına ilişkin dava açtıklarını, her iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu, birleştirilmesini talep ettiklerini, davacı idare tarafından teklif edilen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, gerçek değerinin tespitinin yapılmasını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın 131 ada 140 parsel sayılı taşınmaz yönünden konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 173 ada 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen dosya davacısı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleştirilen dosya davacısı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleştirilen dava yönünden taşınmaz metrekare birim fiyatına hesaplanan bedelin çok fazla olduğunu, taşınmazın tamamının kullanılamaz hale gelmesinin söz konusu olmadığını, karşı tarafın taşınmazından istifade etmeye devam ettiğini, mülkiyet hakkının kısıtlanması veya ihlal edilmesinin söz konusu olmadığını, taşınmazın belediye mücavir alan sınırları dışarısında yer aldığını, tarım arazisi vasfında olduğunu, asıl dava yönünden vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, aynı bölgeden intikal eden ve eldeki dava dosyası ile aynı nitelikte olduğu anlaşılan dosyalar birlikte gözetildiğinde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22 nci maddesi uyarınca uyuşmazlığın seri dava niteliğinde olduğu kabul edilerek davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti hakkında bu kapsamda değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkil Kurum aleyhine hükmedilen yargılama ücreti, harç ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesine ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son bendi uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının ve mülkiyet kamulaştırmasına konu olan pilon yeri bedelinin tespit edilmesine ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu; ancak dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğinden istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen dosya davacısı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Birleştirilen dosya davacısı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak asıl davada kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili, birleştirilen davada kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen dosya davacısı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!