WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/8148 E.  ,  2024/1858 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/198 Esas, 2021/109 Karar
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu 828 parsel yönünden davanın açılmamış sayılmasına, 967 ada 2 parsel yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ve murislerinin maliki olduğu İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesi, eski 828 parsel ve 967 ada 2 parsel sayılı taşınmazların imar uygulamasına tabi tutularak davacıların ve murislerinin payının bedele dönüştürüldüğünü ve paylarına takdir edilen bedelin ödenmediğini, imar uygulaması sonucu bedele dönüştürülen paya takdir edilen karşılığın artırılmasını ve davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini, davacılardan ...’ın taraf ehliyeti bulunmadığını, davanın süresi içinde açılmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 25.09.2012 tarihli ve 2011/200 Esas, 2012/342 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 25.09.2012 tarihli ve 2011/200 Esas, 2012/342 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak üstün ve eksik yönleri ile oranları belirtilmek suretiyle değer biçilmesinin yöntem olarak doğru olduğu, ancak 828 parsel sayılı taşınmazın bedele dönüştürülen bölümleri için takdir edilen bedel, davacılardan ... ile bir kısım davacılar murisi ... ’na 08.10.1993 tarihinde ödendiği, bu durumda paranın ödeme tarihi esas alınarak değer biçilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, 2286 (eski 967) ada 2, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazların bedele dönüştürülen kısımlarındaki davacılar payının karşılığı 55.044,00 TL olduğu halde, 55.200,00 TL kabul edilmek suretiyle fazlaya hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Birinci Karar
Mahkemenin 25.12.2014 tarihli ve 2013/294 Esas, 2014/645 Karar sayılı kararı ile dava konusu 828 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın açılmamış sayılmasına, eski 967 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 25.12.2014 tarihli ve 2013/294 Esas, 2014/645 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 01.12.2015 tarihli ve 2015/16211 Esas, 2015/22644 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

3. Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4. Dairece yapılan inceleme sonucunda, davacılar vekili 06.10.2016 tarihli dilekçesi ile karar verildikten sonra 10.12.2015 tarihli ibraname uyarınca tarafların sulh olduğu bildirildiği, bu itibarla taraflar arasında sulh sözleşmesi yapıldığı da gözetilerek, mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 315 inci maddesi uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 03.08.2017 tarihli ve 2017/7 Esas, 2017/331 Karar sayılı kararı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 03.08.2017 tarihli ve 2017/7 Esas, 2017/331 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece yapılan inceleme sonucunda; sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı, ancak; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18 inci maddesinin (h) bendi uyarınca; vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin YTL'den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarının sulh ile tasfiyeye kabul ve feragate karar verme yetkisinin Belediye Meclisinde olduğu, dosya içerisinde taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak Belediye Meclisinden alınmış bir sulh ve kabul kararı bulunmadığının anlaşıldığı, 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, tespit edilen bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesi yönünde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 828 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın açılmamış sayılmasına, eski 967 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda tespit edilen metrekare birim değeri yönünden kararın bozulması gerektiğini, bozma öncesinde mahkemece verilen kararda 55.044,00 TL bedel belirlendiğini, bozma sonrası belirlenen değer üzerinden yapılan güncellemede bulunan değerin ise 55.152,57 TL olduğunu, idare tarafından yapılan temyiz sonrası verilen kararda takdir edilen bedelin ilk verilen kararda takdir edilen bedelden daha fazla olduğunu, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada harçlar ve vekâlet ücretleri de 6745 sayılı Kanun düzenlemesine aykırı olarak nispi hesaplandığını, ayrıca kararda açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine rağmen, müvekkil idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci madde.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu eski 828 parsel yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği hâlde, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.

5. 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesinin 2 nci fıkrası ile getirilen; "Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır." hükmü uyarınca harç ve vekâlet ücretinin maktu olarak hesaplanmaması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;
a) Ayrı bir bendi olarak “Dava konusu eski 828 parsel yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4.080,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine” cümlesinin,

b) Harca ilişkin 3 üncü bendinin hükümden tümüyle çıkartılmasına, yerine “Alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcının peşin ve ıslah harcının toplamından mahsubu ile fazla yatan harcın talep halinde yatırana iadesine,” cümlesinin yazılmasına,

c) Vekâlet ücretine ilişkin 4 üncü bendinde yer alan “7.969,83” sayısının çıkartılmasına, yerine “4.080,00” sayısının yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.