5. Hukuk Dairesi 2023/8146 E. , 2024/1510 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/108 Esas, 2022/1843 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/136 Esas, 2020/301 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Artvin ili, Yusufeli ilçesi, ... köyü 101 ada 57 ve 58 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; idare tarafından düzenlenen kıymet takdir raporunu kabul etmediklerini, münavebeye alınan ürünlerin verimi ve satış fiyatı düşük, masrafın ise yüksek alınmak suretiyle taşınmazların değerinin düşük belirlendiğini, münavebeye alınmış taze fasulye ve mısır geliri düşük olduğundan yöre halkı tarafından tercih edilmeyen ürünler olmasına rağmen münavebede dikkate alınmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %3 alınmasını, taşınmazın öncelikle arsa olarak değerlendirilmesini, arazi olarak değerlendirilmesi durumunda objektif değer artışı uygulanmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon oranının belirlenmesinde esas alınan söz konusu olumlu unsurlar aynen tekrarlanarak fazladan objektif ölçü kabul edilmek şartıyla kamulaştırma değerinin yükseltilmesinin doğru olmadığını, kamulaştırma bedeline uygulanan faizin hatalı olduğunu, idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taze fasulye ve mısırın birlikte münavebeye alınmasının yerinde olmadığını, münavebeye alınmış olan ürünlerden taze fasulye ve dane mısır gelirinin düşüklüğü nedeniyle yöre halkı tarafından tercih edilmediğini, çiftçilerce tercih edilmeyen bu ürünlerin münavebeye alınmasının hatalı olduğunu, tespite konu araziler sulu tarım yapılabilen ve son derece güneş ışığından faydalanan Çoruh vadisi mikro-klima etkisi altında olan yumuşak iklim sayesinde domates, hıyar, kavun, karpuz, biber gibi sebzelerin çok rahatlıkla yetiştiği bir bölge olduğunu, masrafların brüt gelirin 1/3'ünden fazla olduğunu, objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlar hakkında ilgili belediye başkanlığı tarafından ibraz edilen müzekkere içeriği incelendiğinde, taşınmazların arsa niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, arazi niteliğindeki taşınmazlara gelir metodu kullanılarak bilimsel yolla, dosyaya getirilen resmi veriler esas alınarak net gelirin tespit edilmesinde, taşınmazların niteliğine ve özelliklerine göre kapitalizasyon faiz oranının tespit edilerek uygulanmasında, taşınmaz üzerindeki yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi suretiyle hesaplanması ve bu şekilde dava konusu taşınmazların birim fiyatının tespitinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, dava konusu taşınmazların bulunduğu yer, konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak yazılı oranlarda objektif değer artırıcı unsurunun uygulanmasının yerinde olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da gözönüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de doğru görüldüğü, ancak 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin değiştirilen 8 inci fıkrasının dördüncü cümlesi iptal edildiğinden, kamulaştırma bedelinin tamamının derhal ödenmesine karar verilmesi gerektiği ve ayrıca mahkemece kaldırma kararı öncesi verilen hüküm ile ödenen 1.476.016,10 TL bedelin mahsubu ile ilk kararda ödenmeyen ve kaldırma sonrası tespit edilen toplam 1.161.416,05 TL fark bedele ise 20.11.2017 tarihinden Daire karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiğinden bahisle 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarım arazisi niteliğindeki dava konusu 101 ada 58 ve kapama meyve bahçesi niteliğindeki dava konusu 101 ada 57 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli kararı ile derhal ödenmesine karar verilen 1.476.016,10 TL bedele, dava tarihinden dört ay sonrasından İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (III) ile gösterilen bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “anlaşıldığından” ibaresinden sonra gelecek şekilde "Tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde tespit edilen 1.476.016,10 TL kamulaştırma bedeline 20.11.2017 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 17.04.2018 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!