WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/8049 E.  ,  2024/1709 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2869 Esas, 2023/458 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Adıyaman) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/363 Esas, 2021/118 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili ve davalılar ... vd. vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili ve davalılar ... vd. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçelerinde özetle; Adıyaman ili, Gölbaşı ilçesi, ... köyü 131 ada 34 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, kıymet takdir komisyonunca hazırlanan raporun hatalı olduğunu ve kabul etmediklerini, % 4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması gerektiğini, üretim giderlerinin çok yüksek alındığını, objektif değer artışının uygulanması gerektiğini ileri sürerek kamulaştırma bedelinin tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara tapu kaydındaki hisseleri oranında ödenmesine, kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine, tapu kaydının iptali ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/C maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalılar ... vd. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kapitalizasyon faizinin % 5-6 civarında alınması gerektiğini, objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, ceviz ağaçlarının yaşına göre değerlendirilme yapılması gerektiğini ve verilere uygun değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

2.Davalılar ... vd.vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf karar ilamı sonucunda mahkemece hükmedilen bedelde yaşanan artıştan sadece müvekkillerinin yararlanması gerektiğini artan bedelin tüm davalılar arasında paylaştırılmasının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebe ürünlerinin veriminin düşük, masraflarının yüksek alındığını, % 2 stopaj uygulanmasının haksız olduğunu, en az % 50 objektif değer artışı uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas bilirkişi raporuna göre davaya konu taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu ve kapama ceviz bahçesi niteliğinde kabul edilerek ve bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın sulu vasfına ve Yargıtay içtihatlarına uygun olarak kapitalizasyon faiz oranı da %4 olarak uygulanmak suretiyle net gelir yöntemine göre %10 objektif değer artışı uygulanarak sonuç metrekare değerinin 86,77 TL olarak değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kapitalizasyon faizinin % 5-6 civarında alınması gerektiğini, objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, taşınmazın ceviz bahçesi olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, ceviz ağaçlarının yaşına göre değerlendirilme yapılması gerektiğini ve verilere uygun değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece kamulaştırma bedeline uygulanan faizin çok düşük kaldığını ve bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebe ürünlerinin veriminin düşük masraflarının yüksek alındığını, % 2 stopaj uygulanmasının haksız olduğunu, en az % 50 objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, temyiz giderlerinin tarafına iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki Adıyaman ili, Gölbaşı ilçesi, ... köyü 131 ada 34 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmaza ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan açıklamalar uyarınca sulu arazi vasfında olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı uygun görülmüştür.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar ve davalılar ... vd. vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için aynı Kanun'un 15 inci maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü verilerinin esas alınması gerekmektedir.

6. Dairemiz yerleşik uygulamasına göre; arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer tespitinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verim miktarları dikkate alınarak taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

7. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasanın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması yerindedir; ancak Mahkeme kararının (1) nolu bendinin 2 nci paragrafında belirtilen acele kamulaştırma bedeli olarak belirlenen bedelin mahsubu ile bozma öncesi ilamı ile ödenmesine karar verilen 69.075,18 TL'ye dava açılışından itibaren dört ay sonrası olan 27.02.2017 tarihinden mahkemenin ilk tarihi olan 30.05.2017 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmamış olması, bakiye kalan ve bankaya yatırılmış olan 99.075,18 TL fark bedele dava açılışından itibaren dört ay sonrası olan 27.02.2017 tarihinden mahkemenin 2 nci karar tarihi olan 22.06.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

8. Mahkemece verilen ilk karara karşı davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğundan; ilk kararı istinaf etmeyen davalılar yönünden ilk kararda tespit edilen kamulaştırma bedeli kesinleşmiştir. Bu durumda ilk kararı istinaf etmeyen davalılar yönünden kesinleşen bedel davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin kaldırma kararından sonra sadece ilk kararı istinaf eden davalıların payı hesaplanarak bu miktarın bloke ettirilip buna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden kaldırma kararından sonra tespit edilen bedel üzerinden tüm davalıların payını kapsar şekilde hüküm kurulması, doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.

Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasını gerektirecek şekilde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (davalılar ... vd. vekilinin bila tarihli temyiz dilekçesindeki; “Bankalarca mevduata uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.

Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı Sayın çoğunluğun “Değerlendirme” kısmındaki 7 No’lu görüş ve kararma katılmıyorum. 15.02.2024