5. Hukuk Dairesi 2023/7987 E. , 2024/1697 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1358 Esas, 2023/453 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/1020 Esas, 2019/731 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, Antakya ilçesi, ... Mahallesi, 163 parsel (ifrazla 455 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kıymet takdir komisyonu tarafından taşınmaza takdir edilen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazın arazi değil arsa vasfı taşıdığını, yola cepheli olup değerinin çok daha fazla edeceğini, mahkemece gerekli araştırmanın yapılarak gerçek değerin tespiti gerektiğini, ayrıca yasal faizin de hüküm altına alınmasını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek tespit edildiğini, taşınmazın arazi vasfında olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz bulunduğunu, soyut ve afaki kabullerle değer tespiti yapıldığını, seçilen emsalin dava konusu parselden çok daha değerli bulunduğunu, kıymet takdir raporu ile heyet raporundaki bedellerin fahiş derecede farklı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin ve belirlenen bedelin bloke ettirilerek davalıya ödenmesine karar verilmesinin doğru olduğunu; ancak tescil hususunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına yönelik hüküm fıkrasının isabetsiz olduğu, kamulaştırma davalarında alınması gereken harçların maktu olması gerekirken davacı kurumdan nispi harç alınmasına yönelik hüküm fıkrasının usul ve kanuna aykırı olduğu, mahkemece verilen 07.02.2018 tarihli ve 2017/72 Esas, 2018/58 Karar sayılı karar sadece davacı kurum vekili tarafından istinaf edilmekle kararda hüküm altına alınan 11.746,00 TL bedel yönünden davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu, mahkemece verilen ve istinaf olunan 25.10.2019 tarihli ve 2018/1020 Esas, 2019/731 Karar sayılı kararda, belirtilen bedeli aşan şekilde 13.878,00 TL'lik bedel kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olup bu nedenle fazladan yatırılan 2.132,00 TL'nin davacı kuruma iadesi gerektiği, kaldırma kararı sonrası alınan fen bilirkişi raporuna göre dava konusu 163 nolu parselin ifraz edilerek kamulaştırılan kısmın 455 nolu parsele dönüştüğü görülmekle bu hususun da infazda tereddüt yaratmaması yönünden hükümde belirtilmesi gerektiği ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı ve 2942 sayılı Kanun'un 29 ncu madde hükmü göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde değil ise de davalı taraf istinafa gelmediğinden bu husus kaldırma sebebi yapılmamış kararı istinaf eden davacı vekilinin, istinaf talebinin kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yerinde olduğundan yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi ile 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!