WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/7973 E.  ,  2024/992 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/27 Esas, 2023/292 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pervari Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/313 Esas, 2020/104 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili, Pervari ilçesi, ... köyü, 132 ada 7 parsel sayılı taşınmazın Alkumru Hidroelektrik Santrali yapımı esnasında baraj gölü mücavir alan sahasında içinde kaldığını, yer altı suyunun yükselmesiyle taşınmazda çöküntü ve yarıklar oluştuğunu, baraj kamulaştırılması nedeniyle taşınmazın fiilen kullanılmasının mümkün olmadığını belirterek oluşan zararın davalı idareden tahsili talep edilmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartlarının bulunmadığını, davacının zararının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminat bedelinin davalı idareden tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, valilik komisyonuna başvurulmadan dava açıldığını, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bedelin fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin altıncı fıkrası, baraj sahasına mücavir taşınmazların, mal sahibinin talebi üzerine çevresinin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulmuş olması halinde, mal sahibinin taşınmazdan yararlanma imkanı kalmadığı hallerde kamulaştırma usulünü düzenlemektedir. Bu madde kapsamında kalan taşınmazlar baraj sahasına mücavir olup, kamulaştırma sahası dışında kalan ve fiilen de el atılmayan taşınmazlardır. Her ne kadar davalı tarafça 27.03.2018 tarihli ve 30373/2 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7103 sayılı Kanun uyarınca değiştirilen 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin 6 ncı fıkrası ve aynı Kanun'a eklenen geçici 13 üncü maddesi uyarınca işlem yapılmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de 07.05.2021 tarihli ve 31477 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli ve 2018/99 Esas, 2021/14 Karar sayılı ilamı ile 27.03.2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanun'un 28 inci maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 13 üncü maddesinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden, bu hükmün 07.11.2016 tarihinde açılan eldeki davada uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra, Baraj Göl Alanlarına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırılmasına İlişkin Yönetmelik hükümleri kapsamında Siirt Valiliği tarafından kurulan Baraj Göl Alanlarına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırma Taleplerini İnceleme Komisyonunun 17.02.2016 tarihli kararında davaya konu 132 ada 7 parsel için kısmen kamulaştırma kararı alınması gerektiği belirlenmiştir. Her ne kadar davacı tarafça 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca dava konusu taşınmazın bedeli talep edilmiş ise de mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu ziraat, inşaat ve jeoloji mühendisi tarafından ortak düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda baraj gölünün doluluk oranının mevsimsel yağışlar ve çalışma şekline bağlı olarak değişiklik göstermesinin parselde deformasyona neden olduğunun; fen ve jeoloji bilirkişileri tarafından ortak düzenlenen raporda ise taşınmazda yer alan farklı toprak yapıları uyarınca taşınmazın tamamının zarar görmediği, bu nedenle kısmen kamulaştırılması gerektiği açıklandığından mahkemece dava konusu taşınmazın 7.201,62 m2lik kısmı yönünden kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği kabul edilerek bu bölümün mülkiyet bedeline hükmedilmesi yerinde olup davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş olup taşınmazın nitelikleri göz önüne alındığında objektif değer artışı verilmemesi gerektiğini, bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; 12.12.2019 tarihli Jeoloji Bilirkişi raporunda, baraj gölünün doluluk oranının mevsimsel yağışlar ve barajın çalışma şekline bağlı olarak değişiklik gösterdiği, yer altı su seviyesindeki değişikliklerin parselde deformasyona neden olduğuna ilişkin tespit yapıldığı anlaşılmış olup dosya kapsamından dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından sürekli ve kalıcı olarak fiilen el atılıp atılmadığı tam olarak anlaşılamamıştır.

5. Bu itibarla; mahallinde yeniden keşif yapılarak, taşınmaza sürekli ve kalıcı el atma olup olmadığı belirlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.