WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/7963 E.  ,  2024/1547 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2921 Esas, 2023/812 Karar
KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/53 Esas, 2018/926 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Şanlıurfa İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 960 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kamulaştırma işleminin hukuka aykırı olduğunu, davacı idarece teklif edilen bedelin taşınmazın gerçek değerinin çok altında kaldığını, kabul edilemeyeceğini savunarak öncelikle davanın reddini, kabul edilmeyecek ise taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden; davacı idarenin kıymet takdir komisyonunca belirlenen kısmına davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek 15.05.2018 tarihinden karar tarihi olan 04.12.2018 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal davalıya ödenmesine, tespit ve depo edilen fark bedelin ise karar kesinleştiğinde davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmazın muvazaalı satışa konu olduğunu, emsal alınamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin hukuka uygun olduğunu, ancak tespit ve depo edilen fark bedele faiz işletilmemiş olmasının doğru olmadığını ileri sürerek bu yönüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki davaya konu taşınmazın zeminine emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki yapıya ise resmi birim fiyatı esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ancak, Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı gereğince fark kamulaştırma bedelinin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin davalıya derhal ödenmesi gerektiği, faiz yönünden de hükmün düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini, davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi üzerindeki yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) maddesi uyarınca resmi birim fiyatı esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz sebebi yapılamayacak olmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.

4. Dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas m2 değerlerinin karşılaştırılmasında; dava konusu taşınmaz ile emsal alınan 944 ada 66 parsel sayılı taşınmazın emlak vergisine esas birim değerleri aynı olup 175,00 TL olarak belirlendiği, buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazın 1/3 ü değerinde olduğu kabul edilerek değer biçildiği; öte taraftan aynı mahallede bulunan, aynı amaçla kamulaştırılmasına karar verilen, benzer nitelikteki komşu parsellerden 957 ada 3 parsel sayılı taşınmazın zemine, Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/853 Esas, 2021/1165 Karar sayılı dosyasında 22.02.2018 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.910,95 TL/m2 birim bedeli üzerinden değer biçilmiş, işbu karar Dairemizin 2022/4995 Esas, 2022/9681 Karar sayılı ilamı ile onanmış; yine 957 ada 10 parsel sayılı taşınmazın zeminine, Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/165 Esas, 2019/189 Karar sayılı dosyasında 22.02.2018 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.910,00 TL/m2 birim bedeli üzerinden değer biçilmiş, işbu karar da Dairemizin 2022/6919 Esas, 2022/16179 Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmış olup, belirtilen dosyalar getirtilerek bilirkişi kurulundan benzer konumda bulunan parseller için tespit edilen m² birim bedelinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.