5. Hukuk Dairesi 2023/7853 E. , 2024/895 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1006 Esas, 2023/1498 Karar (Ek karar tarihi: 13.06.2023)
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/208 Esas, 2022/536 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 13.06.2023 tarihli ek kararla temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda, temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli ve 2023/1006 Esas, 2023/1498 Karar sayılı ek kararının ortadan kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... Mahallesi yeni 1015,1016 ve 1017 parsel sayılı ( eski 126 parsel sayılı) taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın ve pilon yerinin davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı idare ile davalıların uzlaşma sağladıkları ve kamulaştırmaya konu taşınmazın davalıların payına isabet eden kısmının tapu kaydı iptal edilerek davacı idare adına tescil edildiği, davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin 2018/98 Esas, sayılı dosyasından tefrik edilen eldeki davanın davalılarının, dava açılırken tarafınca davalı olarak gösterilmediği gibi sonrasında davaya dahilinden de söz edilemeyeceğini, yerel mahkemenin 03.08.2021 tarihli celsesinde, ... ve ...ı temsilen sunulan vekâlet üzerine avukatın davalılar vekili olarak kabul edilip, akabinde tefrik kararı verildiğini, nitekim dosyaya sunduğu 02.08.2021 tarihli beyan dilekçesinde, ... ve ...ın davaya dahil edilmesi yönünde bir talebinin olmadığı, işbu şahıslar ile davacı idare arasında uzlaşma sağlandığı, bu nedenle tefrik kararının kaldırılması gerektiği yönünde beyanda bulunduğunu, davalı olarak gösterilmelerinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlara dair açılan davada ... ve ...'ın davalı olarak gösterilmediği, ancak yargılama sırasında adı geçenlerin davaya dahil edildikleri, davalılar ile davacı idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 8 inci maddesi uyarınca uzlaşmaya vardıkları ve kamulaştırma işleminin tamamlandığı, her ne kadar davacı idare vekili tarafından dosyaya sunulan 02.08.2021 havale tarihli beyan dilekçesinde, adı geçenlerin davaya dahil edilmeleri yönünde talepleri bulunmadığı açıklanmış ise de işbu davalılara tebligat yapıldığı, yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri, bu hatalı işlemde davalılara herhangi bir kusur atfedilemeyeceği, tüm bu nedenlerle Mahkemece davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; istinaf incelemesi sonucu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin olduğu belirtilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 341 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden iptal edildiğini, bu nedenle ek kararın usul ve kanuna aykırı olup temyiz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Mahkemece resen davaya dahil edilip karar başlığında gösterilen şahıslar lehine vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İlk Derece Mahkemesinin 2019/98 Esas, sayılı asıl dava dosyasından tefrik edilen eldeki davada, adı geçen ... ve ... aleyhine usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi asıl davanın davalıları ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmadığı dikkate alınarak, taraf sıfatı kazanmayan ... ve ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmeden; yanılgılı değerlendirme ile ... ve ...'ın karar başlığında davalı olarak gösterilip haklarında yazılı şekilde hüküm tesisi ve lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 13.06.2023 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla;
"1- Davada taraf olarak yer almayan ... ve ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına,",
3- Davada taraf olarak yer almayan ... ve ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına," cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının talep halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!