WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/7763 E.  ,  2024/2186 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/830 Esas, 2022/1540 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinde geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin ve ecrimisilin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacı lehine hükmedilen ve temyize konu edilen ecrimisil bedeli karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; ecrimisil talebi yönünden taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.

Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat talebi için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mardin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın mayın döşenmek suretiyle el atıldığından, el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisil bedelinin belirlenerek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza sınır güvenliğini korumak maksadı ile ... yılı öncesinde mayın döşenmek suretiyle el atıldığını, 1200 adet mayın krokisinin iş bitim tarihlerinin ...-1956'lı yıllara ait olduğunu, dolayısıyla el atma tarihinin ...'li yılların öncesinde dayandığını, bu hususun ... tarihli ... gazetesinde haber olarak yayımlandığını, Mardin İli merkez ve diğer ilçelerini kapsayan toplam 39.479.166 m² lik alana mayın döşendiğini, buna ilişkin olarak taşınmaz maliklerine/zilyetlerine kamulaştırma bedeli ödemesi yapıldığını, ancak kime ne kadar ödendiğine ilişkin arşiv kayıtlarında bilgiye ulaşılamadığını, el atma tarihi ... yılı öncesine dayandığından 221 sayılı Kanun'un uygulama alanı bulacağını, ... Kadastro Mahkemesinin 1969/90 Esas sayılı dava dosyasında ... ve çevresine döşenen mayınların ... yılı öncesine dayandığının belirtildiğini ve 221 sayılı Kanun kapsamında Maliye Hazinesi adına tesciline karar verildiğini, anılan kararın kesinleştiğini, bu nedenlerle davanın reddine, Mahkeme masrafları ile yasal vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2018 tarihli ve 2014/333 Esas, 2018/541 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2018 tarihli ve 2014/333 Esas, 2018/541 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2019/1159 Esas, 2021/1717 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek, net gelir esas alınarak değerinin tespit edilmesinin ve belirlenen el atılan yer bedeli ile ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğundan davalı idare vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafından dava dilekçesinde 291,500 TL bedel talep edilmiş olup harçlandırılmadığı, ıslah edilen bedelin de harcı yatırılmadığı halde, ıslah edilen bedel üzerinden hüküm kurulması hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama çok uzun sürdüğünden munzam zararın karşılanması gerektiğini, hükmedilen faizin zararın karşılanması için yeterli olmadığını, dava tarihinden itibaren sadece yasal faize hükmedilmesinin yeterli olmadığını, ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 221 sayılı Kanun kapsamında kamulaştırıldığını, taşınmazın metrekare bedelinin yüksek belirlendiğini, dosyaya sunulan mayın krokileri ve gazete haberleri dikkate alındığında bölgeye mayının ... yılı öncesi döşendiğini ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu maliki davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisil bedelinin tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine men'i müdahale davası açmağa hakkı olduğuna; ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu Mardin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada 5 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) benndi uyarınca net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde, davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Taraf Vekillerinin Ecrimisili Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Taraf Vekillerinin Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin vekilinin temyiz itirazlarının ise yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacıdan alınması gereken 2.107,84 TL temyize başvurma harcından peşin alınan 765.30 TL temyize başvurma harcının mahsubiyle kalan 1.342.54 TL temyize başvurma harcının alınmasına,
davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.