WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/7674 E.  ,  2024/996 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1127 Esas, 2023/737 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/614 Esas, 2022/133 Karar

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Düzce ili, Gümüşova ilçesi, ... köyü 29 parsel (yenileme ile 114 ada 3 parsel) sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının müterafik kusununun zararın ve dolayısıyla tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin tapu kaydının iptalinden önce dava konusu taşınmaza 1.200 adet nar ağacı ektiğini, tüm taşınmaza damlama sulama sistemi kurduğunu ve sigortalı tam zamanlı bahçıvan çalıştırarak taşınmazı kapama meyve bahçesi haline getirdiğini, ancak nar ağaçları meyve verecek yaşa gelmeden müvekkilinin tapusu iptal edildiğinden müvekkilin taşınmaza yaptığı tüm bu personel yatırımı ve harcamaların boşa gittiğini, dosya kapsamında yer alan 24.12.2021 tarihli bilirkişi mali müşavir raporunda müvekkili tarafından tapu kaydı iptal edilinceye kadar istihdam edilen sigortalı bahçıvana toplam 122.843,45 TL maaş ve sigorta primi ödendiği, ayrıca iptal nedeniyle görevi sona eren personele 13.596,77 TL kıdem tazminatı ödenmek zorunda kalındığı, böylece iptal nedeniyle müvekkilinin taşınmaza yaptığı 136.440,22 TL personel yatırımı ve harcamasının tapu kaydının iptali nedeniyle müvekkilinin malvarlığından çıktığını, taşınmaza yapılan personel yatırımının dolaylı zarar olarak kabul edilerek davanın kısmen reddine karar verildiğini, bu durumun tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklı tazminat davalarında geçerli olan gerçek zarar ilkesine aykırı olduğunu, tapu kaydı iptal edilmeseydi müvekkilinin taşınmaz için yaptığı bu personel harcamasının boşa gitmeyeceğini, personele kıdem tazminatı ödemek zorunda kalmayacağını, söz konusu zararın doğmasında kusuru bulunmayan müvekkilinin böyle bir zarara katlanmak zorunda bırakılmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu işlem Orman Genel Müdürlüğünce gerçekleştirildiğinden husumetin Hazineye yöneltilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili Hazine yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağını, davacıların dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin evveliyatından haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle müterafik kusurun zararın ve tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında aynı taşınmaz için 9,88 TL/m² ve 26 TL/m² şeklinde birbirinden farklı birim bedeli belirlendiğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu sicilinin tutulmasından Devlet sorumlu olup Hazineye husumet yöneltilmesi doğru olduğundan bu hususlara ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, yapılan keşif ve uzman bilirkişi heyetinden alınan raporlardan taşınmazın meyve bahçesi olduğunun anlaşılması karşısında taşınmazın arazi niteliğinde kabul edilmesi ile gelir metoduna göre değerinin tespit edilmesinin doğru bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın bulunduğu bölgedeki coğrafi durum ve toprak yapısı itibarıyla kapitalizasyon faiz oranının %4 oranında alınması, taşınmazın konumu ile taşınmazı o bölgedeki diğer taşınmazlardan ayıran özellikler de gözetilmek suretiyle objektif değer artış oranının %30 uygulanması sonucu metrekare birim bedelinin talep gereği tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği 2014 yılı için 37,92 TL/m² olarak hesaplanmış olmasında, faiz başlangıç tarihinin talep gereği tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarih olarak kabul edilmesinde ve davacının reddedilen tazminat kalemlerinin dolaylı zarar kapsamında değerlendirilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu Düzce ili, Gümüşova ilçesi, ... köyü 29 parsel (yenileme ile 114 ada 3 parsel) sayılı taşınmazın tamamının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Cumayeri Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/92 Esas, 2012/147 Karar sayılı ilamı ile orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 05.05.2014 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 03.12.2017 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

3. Dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan ipotek şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmaması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan ipotek şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.