WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/7598 E.  ,  2024/2461 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/345 Esas, 2022/112 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... köyü 537 parsel (yeni 27941 ada 7) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; müvekkkillerine ait dava konusu taşınmazın arsasının üzerinde bulunan ev, sera, müştemilat ve ağaçlarla birlikte davalı idare tarafından kamulaştırıldığını, ev ve sera yüzölçümlerinin eksik yazıldığını, ağaçların hiç yazılmadığını, ayrıca beton sahalar, istinat duvarları, bahçe duvarları, su kuyuları, çardak ve garajların da eksik yazıldığını, idarece kamulaştırma bedelinin düşük takdir edildiğini, yörede havaalanı kamulaştırması bulunduğundan dolayı imar izninin düşük olduğunu, aynı bölgede çok katlı bina izni de bulunduğunu, bölgedeki emsallerin araştırmasının yapılarak bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.

2. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazla birlikte kamulaştırmaya tabi tutulan yöredeki taşınmazların tamamı için, uzlaşma görüşmeleri sırasında düşük bedel belirlendiğini, yapılan teklifin yöredeki taşınmaz maliklerince çok düşük olduğu için kabul edilmediğini, taşınmazın çok daha değerli olduğunu, bu durumun taşınmaz başında yapılacak keşif ve emsal araştırması yapılması sonucu netlik kazanacağını ileri sürmüştür.

3. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; davalı olarak gösterilen ... kızı ...'ın 1992 yılında vefat ettiğini, mirasçı olarak çocukları ... ile ... (...)'ın kaldığını, ...'ın da 2007 yılında vefat ettiğini, geriye mirasçıları ..., ..., ... ve ...'ın kaldığını, muris ...'ın dava konusu parseldeki hissesinin ... mirasçıları tarafından diğer mirasçı ... (...) aleyhine Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/532 Esas, 2011/334 Karar sayılı tapu iptal tescil davası açıldığını, dosyanın Yargıtay aşamasında olduğunu, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, ... mirasçılarının davaya dahil edilmesini talep etmiştir.

4. Dahili davalı vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; ...'ın 1992 yılında vefat ettiğini, dava konusu taşınmazda muris ...'ın 4/20 oranında mülkiyetinin tapuda kayıtlı olduğunu, mirasçılarının ...(...) ve ... olduğunu, daha sonra ...'ın da vefat ettiğini, ...'ın mirasçılarının müvekkili ...'ye tapu iptal tescil davası açtıklarını, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/532 Esas sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleşmesinin beklenmesini, dava konusu taşınmazda yapılan ölçümlerde maddi hata yapıldığını, belirlenen sayı ve değerlerin eksik olduğunu ileri sürmüştür.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.12.2014 tarihli ve 2011/408 Esas, 2014/691 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 31.12.2014 tarihli ve 2011/408 Esas, 2014/691 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan incele sonucunda; 11.04.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda ...'a ait seranın tamamının 892,01 m² cam sera olduğu, 700,44 m²sinin 1281 parsel sayılı taşınmaz üzerinde olduğundan Antalya 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.12.2014 tarihli 2011/448 Esas, 2014/617 Karar sayılı dosyasında değerlendirildiği, 191,57 m²lik kısmının iş bu dava konusu taşınmaz üzerinde olduğu tespit edilmiş olup hükme esas 3. bilirkişi heyeti raporunda ...'a ait sera 892 m² plastik sera olarak nitelendirilmiş, mahkemece ...'a ait sera değeri dava konusu taşınmaz üzerinde kalan kısmı olan 191,57 m² üzerinden ve plastik sera olarak hesaplanıp, bu miktar üzerinden bedeline hükmedilmişse de Antalya 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/448 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden ... ...'a ait 700,44 m² cam sera bedeline hükmedildiği, hükmün bunun dışındaki nedenlerle bozulduğu anlaşıldığından cam sera birim değeri üzerinden hesap yapılması gerekirken (1. sınıf B grubu yapı) plastik sera birim değeri üzerinden hesaplanmak suretiyle düşük bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 16.10.2019 tarihli ve 2018/303 Esas, 2019/549 Karar sayılı kararı ile davanın bozma sonrası oluşan fark bedel yönünden kabulüne, diğer hususlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 16.10.2019 tarihli ve 2018/303 Esas, 2019/549 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; yerel mahkeme kararı bozma kararı ile birlikte ortadan kalkıp hukuki geçerliliğini yitirmekte olup, bozulan karar sonraki kararın eki niteliğinde olmadığından bozma kararından sonra mahkemece kurulacak yeni hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesine uygun olarak oluşturulması gerektiğinden Mahkemece hüküm fıkrasında yer alan ve bozmaya konu yapılmayan bölüm yönüyle de ilk hükümdeki gibi karar vermesi gerektiği, bozma ile ilk karar ortadan kalktığından bozmadan sonra yeniden karar verilmesi gerekirken Yargıtay (Kapatılan) 18.Hukuk Dairesinin bozma kapsamı dışında kalan hususlar yönünden önceki kararın kesinleştiği gerekçesiyle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespitine, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; m² birim bedelinin düşük belirlendiğini, davalı ...’a ait sera yönünden yıpranma payının yüksek belirlendiğini, karar tarihi itibarıyla vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Davalı ... dışındaki davalılara düşen muhdesat bedeli toplamının hükümde hatalı gösterilmesi ve davalı ... yönünden 105.584,55 TL zemin bedeli ile muhdesat bedelinin 11.494,20 TL'lik kısmına ilk karar tarihine kadar, bakiye 8.189,61 TL'lik kısma ise son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde tamamına ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi yerinde değildir.

4. Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan ipoteğin bedele yansıtılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.

5. Davacı idare harçtan muaf olmadığı halde harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.

6. Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar lehine 5.100,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 2.725,00 TL’ye hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüne, Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının;
a.) (3) numaralı bendindeki “80.981,20” sayısının hükümden çıkartılarak yerine “69.487,00” sayısının yazılması,

b.) (4) numaralı bendindeki “fark kamulaştırma bedeline 17/01/2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 31/12/2014 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine “muhdesat bedelinin 11.494,20 TL’lik kısmına 17.01.2012 tarihinden ilk karar tarihi 31.12.2014 tarihine kadar, bakiye 8.189,61 TL’lik kısma ise 17.01.2012 tarihinden son karar tarihi 16.02.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine” cümlesinin yazılması,

c.) Ayrı bir bendi olarak “Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan ipoteğin hükmedilen bedele yansıtılmasına” ibaresinin eklenmesi,

d.) Harca ilişkin (7) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine ''Alınması gereken 80,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 18,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 61,60 TL'nin davacı idareden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,'' cümlesinin yazılması,

e.) (10) numaralı bendindeki “2.725,00” sayısı çıkartılarak yerine “5.100,00” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.