5. Hukuk Dairesi 2023/4449 E. , 2023/8862 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/46 Esas, 2022/425 Karar
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına/Kısmen kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davada davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl davanın davalısı birleştirilen davanın davacısı ... vekili ile asıl davanın davacısı birleştirilen davanın davalısı DSİ Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı DSİ Genel Müdürlüğü vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... köyü, 121 ada 68 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
2. Davacı ... vekili birleştirilen dosyanın dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını, bedelinin tespit edilerek davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada; davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
2. Birleştirilen davada; davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, bedelin fahiş olduğunu, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.05.2008 tarihli ve 2006/484 Esas, 2008/247 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 06.05.2008 tarihli ve 2006/484 Esas, 2008/247 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı DSİ Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 18. Hukuk Dairesince (Kapatılan) yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu Kumluca ilçesi Güzören köyü 121 ada 68 parsel numarası ile tapuya kayıtlı bulunan ve tamamı kamulaştırılan taşınmaz malın tapu kaydına göre yüzölçümü 38413,67 m² olduğu halde hesaplamanın, 38.309,42 m² üzerinden yapılması ve ayrıca kamulaştırma dışı bulunan mülkiyeti Hazineye ait başka bir parsel (260 nolu parsel) üzerindeki havuza yapılan masrafları da kamulaştırma bedeline dahil eden bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması, taşınmaz malın tüm özellikleri dikkate alındığında gösterilen gerekçelerin objektif değer artışı uygulanması için haklı neden oluşturmayacağı düşünülmeden fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.05.2016 tarihli ve 2009/65 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, bozma sonrası birleştirilen davada ise davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 11.05.2016 tarihli ve 2009/65 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; asıl dava yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Birleştirilen dava yönünden ise 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu yerine tek bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre hüküm tesisinin doğru olmadığı, dava konusu taşınmazın eski hale getirme bedeli, zemin bedelinden fazla ise zemin bedeline; az ise eski hale getirme bedeline hükmedilmesi gerektiği, bu durumda, taşınmazın el atılan bölümünün ekilebilir ürün gelirine göre zemin bedeli hesaplanarak, eski hale getirme masrafından fazla ise taşınmazın eski hale getirilme bedeline; şayet eski hale getirme masrafı zemin bedelinden fazla ise bu durumda el konulan alanın zemin bedelinin davalı idareden tahsili ve bu bölümün davacı üzerindeki tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile eski hale getirme bedeline hükmedilmesi, dosyadaki belgelere göre, 2009 yılında taşınmazın 13.296,35 m²sinden toprak alınmak suretiyle el atıldığı anlaşıldığından, el atılan alanda el atma tarihinden sonra meydana gelen zararların tespiti ile bedeline hükmedilmesi gerekirken, gerekçesi açıklanmadan daha fazla alanda ve el atma tarihinden önceki 2007 ile 2008 yıllarına ait zarar bedeli hesaplanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi, taşınmaz üzerinde bulunan ve verim çağında olmayan 3 - 4 yaşlarındaki nar ağaçlarının bedelinin verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, verim çağında gibi değerlendirme yapılarak kazanç kaybı bedeline hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin bozma kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4. Dairemizce davalı vekilinin talebi üzerine yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; Dairemizin bozma ilamına, Antalya 2. İdare Mahkemesinin 2007/293 Esas sayılı dosyasında iptal davası açıldığı ve işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay 6.Dairesinin 2010/7858 sayılı ilamı ile onandığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği ancak bozma öncesi bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmiş ise davalılardan tahsili ile davacı idareye verilmesine, ödenmemiş ise idareye iadesine ve mahkemece verilen ilk karar ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilinin kesin olarak hüküm altına alınması sebebiyle taşınmaz idare adına tescil edilmiş ise, idare adına oluşan tapu kaydının iptali ile davalılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi gerekçesiyle karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davada davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı birleştirilen davanın davacısı ... vekili ile asıl davanın davacısı birleştirilen davanın davalısı DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; hüküm fıkrasının 4 üncü bendinin hatalı kurulduğunu, kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediğinin araştırılmadığını, iadesine karar verilen tutara faiz işletilmesi gerektiğini, bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük olduğunu, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve davalı idarelerden tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Nar ağaçlarının bedeli hesaplanırken dava tarihi olan 2012 yılına ait veriler kullanılmak suretiyle hesaplama yapılması gerekirken, 2019 yılına ait verilerin kullanılmak suretiyle fazla bedel tespiti bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!