WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/12744 E.  ,  2024/4189 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1230 Esas, 2023/1763 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/331 Esas, 2022/9 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 128 parsel sayılı taşınmazın süresi içinde kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmaması nedeniyle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen makul sürenin el koyma karar tarihi dikkate alındığında henüz dolmadığının görüleceğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 27 nci maddesi uyarınca tespit edilen acele kamulaştırma bedeli her ne kadar Mahkemece belirlenmiş bedel ise de Anayasa'nın 46 ncı maddesi uyarınca tam anlamı ile kamulaştırma bedeli olmadığını, kabul ve ikrar anlamına gelmemek kaydı ile mahkemece eğer el atma olgusu kabul edilirse davayı açan tarafın ispatla mükellefiyeti dolayısı ile Mahkemece araştırılması gereken hususların davayı açan tarafça karşılanması gerektiğini, açılan davanın esastan reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise dava konusu taşınmazların ... adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma alanının 2844,66 m² olmasına rağmen kararda 2844,56 m² yazıldığını, fen bilirkişi raporunun da alan yönünden hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, %40 oranında objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, kamulaştırmadan arta kalan arazinin kullanıma elverişli olması nedeniyle % 40 oranında değer azalışı hesaplanmasının uygun olmadığını beyan ederek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğu, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirtilen ürünler dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, kullanım durumu ve geometrik şekli itibari ile taşınmaz bakımından takdir edilen değer azalışı oranının yerinde olduğu, ıslahla artırılan kısım bakımından faizin dava tarihinden itibaren işletilmesinde isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmaz için belirlenen kamulaştırma bedelinin yerinde olduğu, her ne kadar hüküm fıkrasında taşınmazın el atılan kısmının 2844,66 m² olmasına ve kamulaştırmasız el atma bedelinin de bu yüzölçümü üzerinden hesaplanmasına karşın 2844,56 m² üzerinden hüküm kurulmuşsa da bu hususun mahallinde düzeltilebilir hata olduğu belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma alanının 2844,66 m² olmasına rağmen kararda 2844,56 m² yazıldığını, fen bilirkişi raporunun da alan yönünden hatalı olduğunu, bu durumun taşınmazın idare adına tesciline engel olduğunu ve düzeltilmesi gerektiğini beyan ederek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 128 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak taşınmaza değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazın el atılan kısmının 2844,66 m² olmasına rağmen hükümde yanılgıya düşülerek 2844,56 m²lik kısmının davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı idare lehine yol olarak terkinine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.01.2022 tarihli kararının hüküm fıkrasının;
a) (1) numaralı fıkrasında yer alan "2844,56" sayısının çıkarılarak yerine "2844,66" sayısının yazılması,

b) (2) numaralı fıkrasında yer alan "2844,56" sayısının çıkarılarak yerine "2844,66" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.