WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/12743 E.  ,  2024/4199 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/295 Esas, 2023/1786 Karar
DAVA TARİHİ : 15.03.2022
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/138 Esas, 2022/537 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, Adapazarı ilçesi, Tekeler Mahallesi 1355 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı adına açılan ve kamulaştırma davasına dayanak teşkil eden Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/180 D.iş Esas sayılı acele kamulaştırma kararı ile yapılan kıymet takdirini kabul etmediğini, fiili atmanın 2019 yılında olduğunu ve 4 yıllık bir sürenin geçtiğini, taraflarca Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/466 Esas sayılı dosyası ile kamulaştırmasız el atma sebebi ile tazminat davası açıldığını ve davacının akabinde davet mektubu göndererek sonrasında işbu davayı açtığını, gelen müzekkere cevaplarında aleyhe olan hususları kabul etmediğini, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığı şeklindeki ibarelerin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın meskun mahal kapsamında olduğunu ve arazi vasfı ile değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlandığını, delillerin toplanarak kamulaştırılacak alanların rayiç değerinin tespiti ile bu yönde kıymetlerin belirlenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fark kamulaştırma bedelinin yatırılması için müvekkili idareye verilen sürelerin usulüne uygun olmadığını, dava konusu taşınmaz hakkında 19.08.2016 tarihli ve 2016/192 sayılı kamu yararı kararı mevcut olduğu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yapılan yargılama da itirazlarının göz önünde bulundurularak davanın kabulüne, müvekkili idarenin her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, tespit edilen kamulaştırma bedelinin bankaya yatırılması yönünde 2 kez süre verildiği, verilen iki sürenin de ihtaratlı olduğu ve 15 günden az olmadığı, verilen sürelere ve geçen sürece rağmen davacı idarece karar tarihinden önce kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden ve davalı vekilinin de idarenin istinaf itirazlarının reddini talep ettiğinden, davanın usulden reddine yönelik verilen kararın doğru olduğu belirtilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; fark kamulaştırma bedelinin yatırılması için müvekkili idareye verilen sürelerin usulüne uygun olmadığını, istinaf aşamasında kamulaştırma fark bedelinin depo edildiğini, kamu yararı kararının mevcut olduğunu, tarafların beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, yatırılan fark kamulaştırma bedeli doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği hâlde, davacı idarece fark bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmakla birlikte, her ne kadar davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının yerine getirildiği anlaşılmışsa da davalı vekilinin 16.01.2023 tarihli istinafa cevap dilekçesi ile davacı tarafa verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden Yerel Mahkemenin davanın reddine karar vermesinin yerinde olduğunu belirterek davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği gözetildiğinde, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına gerek olmadığı sonucuna varılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.