5. Hukuk Dairesi 2023/12632 E. , 2024/5362 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/322 Esas, 2022/447 Karar
KARAR : Ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkını kullandırmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucu verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;... mevkiinde bulunan 441 parsel numaralı taşınmazın 23.07.1971 tarihine kadar müvekkillerinin babasına ait iken bu tarihte yeşil alan-park yapılmak üzere kamulaştırıldığını, taşınmaza 1971 tarihinde 25.312,50 TL istimlak bedeli ödendiğini, mal sahiplerinin bedel artırma davası açıp 26.395,00 TL bedel arttırma davasından aldıklarını, taşınmazın yakın zamanda Turab Turizm ve Tic. A.Ş.'ye ilahe ile 49 yıl kullanma hakkı verildiğini, idarenin kamulaştırmadan vazgeçme kararının yasal olarak müvekkillerine ve diğer hak sahiplerine bildirilmediğini, vazgeçmenin yasal olarak açıklanmaması nedeniyle müvekkillerinin haklarının kısıtlandığını, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın müvekkillerine iadesini, iadenin mümkün olmaması halinde kamulaştırma bedeli ile arazinin 3. Kişilere tahsis ve devri için alınmış bedel arasındaki farkın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL olarak dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava değerinin düşük olduğunu, davaya konu taşınmazların kamulaştırma amacına uygun olarak kullanıldığını, davacı tarafa kamulaştırma bedelinin tam olarak ödendiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.12.2013 tarihli ve 2011/325 Esas, 2013/504 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan)18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davacının davalı idarece kamulaştırılan dava konusu taşınmazın, bir süre kullanılmasından sonra, ihtiyaç fazlası nedeniyle kendilerine tebligat yapılmadan üçüncü kişiye ihale ile 49 yıllığına kullanma hakkı verilmesi sonucu uğranılan zararın tazminini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, karar tarihinden sonra 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin 10.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 100 üncü maddesiyle değiştirilmiş, dördüncü cümlesi madde kapsamından çıkarılmış ve ek fıkralar eklendiği belirtilerek uyuşmazlığın belirtilen yasal düzenlemeler gözetilerek çözümlenmesi gerektiğinden, Mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 03.06.2022 tarihli ve 2021/59 Esas, 2022/229 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 03.06.2022 tarihli ve 2021/59 Esas, 2022/229 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 11.06.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'a 6552 sayılı Kanun'un 101 inci maddesi ile eklenen geçici 9 uncu maddenin "Bu Kanunun 22. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile" bölümünün iptal edildiği gözetildiğinde; 2942 sayılı Kanun'un 22/3. maddesinde değişiklik yapan 6552 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden önce açılan ve kesinleşmeyen davalarda 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile getirilen 5 yıllık hak düşürücü süre şartının uygulanma imkanı kalmadığı anlaşıldığından, işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 03.12.2019 tarihli ve 2019/165 Esas, 2019/339 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 03.12.2019 tarihli ve 2019/165 Esas, 2019/339 Karar sayılı ilamına karşı davalılardan Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde “Kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir.”hükmü yer almakta olup, dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde, dava konusu taşınmazda üst hakkı kurulduğu; dava konusu taşınmazın mülkiyetinin kamulaştırma tarihinden bu yana idare üzerinde olduğu, kamulaştırılan taşınmazın üst hakkı dahilinde üzerine yapılan binaların da bu hakkının sona ermesi durumunda davalı idareye ait olacağı da dikkate alındığında, davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmeyerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; park ve yeşil alan olarak kamulaştırılan taşınmazın kamunun kullanımında olmasının zorunlu olduğunu, 49 yıllığına turizm tesisi kurulması için üçüncü kişilere verilmesinin hatalı olduğunu, bilahare taşınmazın tekrar kamuya geçecek olmasının mülkiyet hakkının kısıtlanmış olduğu gerçeğini ortadan kaldırmadığını, eski malike öncelik tanınması gerektiğini, kamu yararının ortadan kalktığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazminini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanunun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!