5. Hukuk Dairesi 2023/12631 E. , 2024/8035 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/17 Esas, 2023/155 Karar (Birleştirilen Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/276 Esas,Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/80 Esas)
KARAR : Kabul/Ret karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleştirilen Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/276 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine, birleştirilen Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/80 Esas sayılı dosyası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı (mirasçıları) vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Kayseri ili, .......ilçesi, ....., Mahallesi 11445 ada 42 (eski 582) parsel sayılı taşınmaza yol ve okul yapılması sureti ile el atılmış olması ve 1/1000 ölçekli uygulama İmar Planında kamuya tahsis edilmiş olması nedeniyle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma yoluna başvurmadan açılan bu davaların dava şartı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak idarelerince el atmanın söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerine okul yapılmak suretiyle el atıldığını, davanın idareleri yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu yere haksız müdahalede bulunulmadığından kamulaştırmasız el atma fiilinin gerçekleşmediğini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.07.2014 tarihli ve 2012/44 Esas, 2014/272 Karar sayılı kararı ile asıl davanın ... yönünden kısmen kabulüne; birleştirilen Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/80 Esas sayılı davasının davalı ... yönünden kabulüne; her iki dosyada davalı ... ... aleyhine açılan davaların pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine; birleştirilen Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/276 Esas sayılı davasının idari yargı yolu görevli olduğundan ve fiili el atma bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; uygun emsal incelemesi yapılmadan taşınmaza değer biçildiği; fen bilirkişi raporunda (K2) harfi ile gösterilen kısımda değer artışı olmayacağı; dava konusu taşınmazın tapu bilgilerinin hüküm fıkrasında yer almadığı; dava konusu taşınmaza 1983 yılı sonrasında el atıldığından nispi harca ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/276 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine, birleştirilen Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/80 Esas sayılı dosyası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; idarelerince yapılan imar uygulaması işlemi sonucunda asıl davada 83.979,89 TL olan tazminatın 52.741,23 TL'ye düştüğünü, asıl davada kısmen kabul kararı verilmesi gerekirken kabul kararı verildiğini, asıl davada ret olunması gereken kısım yönünden lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, birleştirilen 2014/80 Esas sayılı davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacıların bütün taşınmazda hissedar olduğunu, imar uygulaması sonrası 11445 ada 42 parselin imar planında konut alanında kalan ve fen bilirkişi raporunda A1 harfi ile gösterilen kısmı için hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, konut alanında kalan ancak el atılan bölümler için davacı tarafın beyanının alınmadığını, yapılan imar uygulaması nedeniyle dava konusu taşınmazdan yapılan düzenleme ortaklık payı kesintisinin taşınmazın bedelini yükseltmek için dikkate alınamayacağını, taşınmazın dava tarihindeki güncel metrekare değeri ne idiyse onun üzerinden karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
3. Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin sorumlu idareden tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı ...'ın yargılamada vefat ettiği, mirasçılarının davacı sıfatı ile davaya dahil olduğu anlaşılmıştır.
3. Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; dava konusu Kayseri ili, ......., ilçesi,......., Mahallesi 11445 ada 42 parsel sayılı taşınmazın 22.09.1993 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kadastral parsel olarak konut, yol ve ilkokul alanında kaldığı, asıl davada davalıların ... ve Kayseri ... ve bu dava açısından ıslahla talep edilen miktarın 83.979,89 TL olduğu, birleştirilen Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/276 Esas sayılı dosyasında davalı idarelerin ... ve İl Özel İdaresi olduğu, Kayseri İl Özel İdaresinin kapatılması nedeniyle bu dava açısından idareler arası yapılan sorumluluk devri nedeniyle davalı idarenin ... olarak kaldığı ve bu dava açısından ıslah ile talep edilen miktarın 102.140,69 TL olduğu, birleştirilen Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/80 Esas sayılı dosyasında her üç idareninde davalı olarak yer aldığı, bu davanın ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
4. Bozma kararı sonrası dava konusu taşınmaz imar uygulaması sonucu üçe bölünmüş, imar uygulamasına girmeyen kadastral parsel nitelikteki 11445 ada 42 parsel sayılı taşınmaz yeni imar planında kısmen konut, kısmen yol alanında; imar parseli niteliğinde oluşan 14706 ada 1 ve 2 parseller yeni imar planında konut alanında kalmışlardır. Hükme esas alınan fen bilirkişi raporuna göre 11445 ada 42 parselin bir kısmına yol olarak el atılmış, bir kısmına el atılmamış olsa da imar planında yol lejantında bırakılarak tasarrufu hukuken kısıtlanmıştır. Yine imar uygulaması ile oluşan 14706 ada 2 parselin bir kısmına fiilen yol olarak el atılmıştır.
5. Arsa niteliğindeki taşınmazlara vasıflarına göre değer biçilerek sorumlu idarenin ... olduğu kabulü ile proje bütünlüğü ilkesi gereği belirlenen tazminatın adı geçen idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
6. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, dava açıldığı tarih ititbariyle mevcut kamulaştırmasız el atma ve imar durumuna göre haklılık durumu da gözetildiğinde kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde değildir.
7. Davalı ... ... vekilinin temyiz itirazına gelince; asıl davada ve birleştirilen Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/80 Esas sayılı dosyasında davalı gösterilen Kayseri ... yönünden husumetten ret kararı verilmesi ve her iki dosya açısından ret sebebi aynı olduğundan bu idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Davalı ... ... aleyhine açılan davaların pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine ve bu idare lehine dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınarak adı geçen idareye verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından peşin alınan harcın istenildiğinde iadesine,
02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!