5. Hukuk Dairesi 2023/12628 E. , 2024/5147 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/126 Esas, 2020/277 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalılar... ve ... yönünden reddine, davalılar ..., ..., ... yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, Tarsus ilçesi, İncirlikuyu köyü 447 parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun olarak davacı idare tarafından kamulaştırıldığını; ancak taşınmaz malikleri davalılar tarafından bugüne kadar tapuda ferağ verilmediğini ileri sürerek kamulaştırılan taşınmazın davalılar adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar Saniye Aydın, Ümmüsü Aydın ve ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kamulaştırma işleminin kesinleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.12.2012 tarihli ve 2007/501 Esas, 2012/498 Karar sayılı kararı ile davanın davalılar..., ..., ... yönünden reddine, davalılar ... ile ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 17.12.2012 tarihli ve 2007/501 Esas, 2012/498 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davanın davalılar... ve ... yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak davalı ...'ya kamulaştırma evraklarının usulüne uygun tebliğ edildiği ve kamulaştırmanın kesinleştiği anlaşıldığından, adı geçen davalı payı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığından bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulüne, davalılar... ve ... yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığını, nitekim davalı ... adına tebliğe çıkartılan kamulaştırma evraklarının usulüne uygun tebliğ edilmediğinden kamulaştırma işleminin de tamamlandığından söz edilemeyeceğini, önceki kararın bozma ilamı ile ortadan kalktığını, bu nedenle davalı ... lehine yeniden vekâlet ücretine yönelik hüküm tesis edilmesi gerektiğini, davalı ... Aydın yönünden hüküm tesis edilmesi gerekirken, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendine ... yerine ... yazılarak Mahkemece yanılgıya düşüldüğünü ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un (mülga 24/4/2001 - 4650/21 md.) 17 nci maddesi.
3. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davaya konu taşınmazın hissedarı olduğu anlaşılan ve davalı olarak gösterilen... adına hüküm tesis edilmesi gerekirken, ... adına hüküm tesis edilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan " ... " isminin çıkarılarak yerine "Zeliha Aydın" isminin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!