WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/12619 E.  ,  2024/5123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/10 Esas, 2023/135 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle... Mahallesi 480 ada 32 parsel sayılı taşınmaza yol ve kaldırım yapılması suretiyle fiilen el atıldığından bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, uzlaşma yoluna gidilmesi gerektiğini, husumetin kendilerine düşmediğini, taşınmaza müdahalelerinin bulunmadığını, imar uyulaması yapıldığı takdirde sıkıntının ortadan kalkacağını, gerçeğe uygun olarak dava değerinin gösterilerek eksik harcın tamamlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.12.2014 tarihli ve 2013/248 Esas, 2014/588 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğrudur; ancak dava konusu taşınmazın ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması halinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazın çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak alınacak cevaba göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen metrekare birim fiyatından % 40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle hesap yapan rapor doğrultusunda eksik inceleme ile hüküm kurulması, üzerinde kat mülkiyeti kurulmuş yapı bulunan taşınmazda yapılaşmanın tamamlanmış olması, el atılan alanın yapı alanını etkilemediğinden bahisle yasal dayanağı olmayan değerlendirmeyle indirim yapılarak aza hükmedilmesi, davacılardan ...’un hissesi üzerinde dava dışı ... lehine, davacılardan ...’ın hissesi üzerinde ise dava dışı Sacit Agan lehine intifa hakkı bulunduğundan tapu kaydında lehine intifa hakkı bulunan ... ve ...ı davaya dahil etmesi için davacılara süre verilip taraf teşkili sağlandıktan sonra, davacıların hissesine düşen taşınmaz bedelinin intifa hakkı sona erinceye kadar bir milli bankaya çıplak mülkiyet sahibi davacılar adına yatırılarak bu bedelin nemalarından intifa hakkı sahiplerinin yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacılardan... ve ...’ın hisseleri üzerinde bulunan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmaması doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte (ay, gün ve yıl olarak) el atıldığı taraflardan sorularak, el atma tarihine ilişkin tüm belgeler (yer teslim tutanağı, geçici ve kesin kabul tutanakları vs) getirtilip, el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden önce olduğunun tespiti halinde maktu harç ve maktu vekâlet ücretine, sonra olduğunun belirlenmesi halinde ise nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile bozma kararına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; talep aşılmak suretiyle karar verildiğini, ......ve ...davacı olmadıkları halde payları karşılığı bedele hükmedildiğini, takyidat bedele yansıtılmış ise de takyidattan ari tescil kararı verilmediğini, hesaplamanın 176,00 m² yerine 176,50 m² üzerinden yapıldığını, metrekare birim bedelinin yüksek belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, karar başlığında ... olarak gösterilen davacının soyadının tapu kaydında ...olduğunu, hükmün infaz edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci ve geçici 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan inceleme sonucunda dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak 5.898,00 TL m² bedel tespitinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tapu kayıtlarının incelenmesinde, davacı ...’ın soyadının temyiz dilekçesinde olduğu gibi ...değil, karar başlığında gösterildiği gibi Agan olduğu anlaşıldığı ve takyidatların bedele yansıtılması da yerinde olduğundan bu hususlara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.

4. Dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden önce fiilen el atılmış olduğundan, gerekçe hatalı olmasına rağmen, maktu harcın hüküm altına alınmış olması sonucu itibarıyla doğrudur.

5. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

6. Dosya kapsamına göre karar başlığında davacı olarak gösterilmeyen, davacı olmadıkları ve vekâletnamelerinin de sunulmadığı anlaşılan ......ve ...'ün dava konusu taşınmazdaki payları karşılığına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

7. Dosya içerisinde hükme esas alınan fen bilir kişi raporuna göre dava konusu taşınmazın fiilen el atılan kısmı 176,00 m² olduğu hâlde, hükme esas bilirkişi kurulu raporunda bu kısmın 176,50 m² olarak kabulü ile fazlaya hükmedilmesi hatalıdır.

8. Davacılar vekili tarafından ilk karar öncesi 786.719,80 TL üzerinde ıslah dilekçesi verildiği ve bozma sonrası ıslah yapılmadığı gözetilmeden talep aşılmak suretiyle karar verilmesi doğru değildir.

9. Karar başlığında davacı olarak gösterilen ...’nın vefat ettiği ve miras taksimi gereğince payının ...’ya intikal ettiği hâlde, ...’nın sadece hüküm fıkrasında gösterilerek karar başlığında gösterilmemesi hatalıdır.

10. Karar başlığında davacı olarak gösterilen ...’ın vefat ettiği ve payının mirasçıları ...ve... ile...’na intikal etmesine rağmen bu kişilerin sadece hüküm fıkrasında gösterilerek, karar başlığında gösterilmemesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.