5. Hukuk Dairesi 2023/12615 E. , 2024/5228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1155 Esas, 2023/2078 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/467 Esas, 2022/64 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki ve hissedarı bulunduğu ...Mahallesi 6008 ada 3 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmaza kamulaştırma yapılmadan fiilen ve hukuken el atıldığını, el atmanın kalıcı mahiyette ve kamuya tahsis amaçlı olduğunu, davaya konu taşınmazla ilgili Mahkemenin 2019/12 Esas, 2020/284 Karar sayılı dosyasında davalı aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davası açıldığını, açılan iş bu davanın saklı tutulan 2.822.241,20 TL'nin tazmini için açıldığını beyan etmiş olup, bu nedenlerle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazdaki kamulaştırmasız el konulan kısmın bedeli olarak fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydı ile 2.822.241,20 TL'sinin ilk dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Bakanlığın taşınmaza fiilen el atmasının söz konusu olmadığını, gerekli iş ve işlemlere ilişkin hususların ...Belediyesince yerine getirilmemesi nedeniyle davalı Bakanlığın davalı konumdan çıkarılarak davanın ...Belediye Başkanlığı üzerinden yürümesi gerektiğini, aleyhlerine karar verilecek olursa, bahsi geçen taşınmazın davacı tarafından devir alındığı tarihin dikkate alınmasını, tapuya tescil aşamasında sıkıntı yaşanmaması için taşınmaz üzerinde haciz ve şerhler var ise kaldırılmasını, aksi takdirde şerh ve hacizlerin taşınmazın bedel hesabında dikkate alınarak taşınmazın değerinden düşülmesini ve tapu kayıt ve tescilin Maliye Hazinesi üzerine yapılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza Bakanlığın bilgisi dışında ...Belediye Başkanlığının el attığını, bundan dolayı müvekkil Bakanlığın davalı konumundan çıkarılmasını, davanın ...Belediye Başkanlığına yönlendirilmesini, dava konusu taşınmaz için gerçek değerinin çok üstünde bedel tespit edildiğini iddia etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bursa 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/12 Esas, 2020/284 Karar sayılı dosyası kapsamına göre davacı tarafça davalı idare aleyhine birleştirilen Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/301 Esas sayılı dava dosyasında fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak dava açıldığı, davacı ...'ün hissesine düşen bedelin 2.882.241,20 TL olarak belirlendiği, yapılan yargılama sonunda "davacı tarafın davalılardan ... hakkında açmış olduğu davanın kabulü ile 60.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının ilk dava (asıl dava tarihi) tarihi olan 16.05.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Bakanlığından tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına,..." karar verildiği, temyiz yoluna başvurulması üzerine hükmün Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/3994 Esas, 2021/11061 Karar sayılı kararı ile "Birleştirilen davada hükmedilen bedele birleştirilen dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ilk dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu vurgulanarak gerekçeli kararın hüküm fıkrasının C bendinden (ilk dava (asıl dava tarihi) tarihi olan 16.05.2014) ibaresinin çıkarılmasına, yerine (03.05.2019) tarihinin yazılmasına" karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onandığı, taraflarca yasal süresi içerisinde karar düzeltme kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla hükmün 03.12.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada tespit edilen bedel esas alınmak suretiyle ek davanın kabulüne karar verilmesinde ve faizin birleştirilen davanın dava tarihinden başlatılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı idarenin itirazlarının kesin hüküm nedeniyle ek davada yeniden değerlendirilemeyeceği, bu haliyle davalı idare vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Karar) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilk davada saklı tutulan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 6100 sayılı Kanun’un “Kısmi Dava” kenar başlıklı 109 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir;
“Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.”
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!