WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/12558 E.  ,  2024/4990 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/65 Esas, 2023/113 Karar (Birleştirilen 2021/65 Esas, 2023/1136 Karar sayılı dosya)
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsiline ilişkin asıl dava ile davada talep edilmeyen faiz alacağının tahsiline ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle;... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazda kamulaştırılmasız el atılan kısmın bedelinin tespiti ve ödenmesi konusunda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesi uyarınca uzlaşma usulüne başvurulduğunu, bu amaçla davalı idareye 14.02.2014 tarihinde dilekçe verildiğini, başvuruya verilen cevapta söz konusu taşınmazın Yakaköy-Mezitli-Kandak ana kanalı güzergahında kalması nedeniyle kamulaştırıldığı, 22.02.1979 tarihinde kıymet takdir raporu düzenlendiği, 16.04.1979 tarihinde ise o günkü maliklerine noter tebligatının gönderildiği hususlarının belirtilerek kamulaştırma işleminin hukuki anlamda gerçekleştirildiği belirtilip talebin reddedildiğini, ancak idarece tebligatın tamamlandığı ve kamulaştırma bedelinin mal sahibine ödendiği veya ödenmek üzere bankaya yatırıldığı hususunun belgelendirilmediğini, parselle ilgili kamulaştırmasız el atma ile ilgili bedelin ödenmesini belirterek davaya konu parselin 3.568,00 m²lik kısmının davalı idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadan fiilen kanal ve kanala ait hizmet yolu yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atılması nedeniyle söz konusu hususun tespitinin yapılarak tespit edilen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmek üzere fazlaya ilişkin kısmın saklı tutularak 500.000,00 TL'nin davalı idareden tahsiline, ödenecek bedel karşılığında taşınmazın bu kısmının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesini; birleştirilen 2017/143 Esas sayılı dosyada ise açılan tazminat davasında belirlenen 320.756,00 TL bedelin davanın açıldığı tarih olan 28.03.2014'ten bu davanın açıldığı tarihe kadar geçen dönem için gerçekleşen 84.200,00 TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu parselle ilgili olarak 22.02.1979 tarihinde kıymet takdir tutanağının düzenlendiğini, taşınmazın o dönemdeki maliki...e 25.04.1979 tarihinde noter tebligatının yapıldığını, kamulaştırma bedelinin 27.02.1981 tarihinde Ziraat Bankası ...Şubesine yatırıldığını, tapu malikinin tapuda ferağ işlemini tamamlamaması nedeniyle taşınmazın idare adına tescilinin sağlanamadığını, açılan davanın usul ve hukuka uygun olmadığını belirterek öncelikle davanın reddine karar verilmesini, aksi halde dava konusu taşınmazın ilgili kısmının davalı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2018/308 Esas, 2019/120 Karar sayılı ilamı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, belirlenen bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/769 Esas, 2019/1302 Karar sayılı kararıyla arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin ve belirlenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesinin doğru olduğunu, birleştirilen davada ise ilk kararda hükmedilen bedel olan 320.756,00 TL üzerinden 84.200,00 TL faiz alacağı talep edildiği, dava dilekçesi ve talep edilen miktarlar dikkate alındığında davanın kısmi dava veya belirsiz alacak davası niteliğinde açılmadığı, bu nedenle ıslah dilekçesi ile değerinin artırılmasının mümkün olmaması dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan faiz miktarının doğru olduğu, bu hususta istinaf sebebi olarak ileri sürülen hususların yerinde görülmediğini, böylece Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde; 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'un değiştirilen geçici 6 ncı maddesi uyarınca 09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihleri arasında fiilen el atılan taşınmazlara ilişkin olarak açılan kamulaştırmasız el atma davalarında taşınmazın el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak dava tarihindeki değerinin tespit edilmesi gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmaza 04.11.1983 öncesi (1976 yılında) el atıldığından, el atma tarihi itibarıyla 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı kapsamında olup olmadığı, etrafının meskun olup olmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı, mücavir alan sınırları içinde bulunup bulunmadığı araştırılarak, arsa veya tarla niteliği tespit edildikten sonra dava tarihi itibarıyla değer biçilmesi gerekirken, taşınmazın eksik inceleme ile arsa kabul edilerek dava tarihindeki nitelikleri doğrultusunda bedel belirlenmesi ve davanın niteliği gereği, el atma tarihi itibarıyla maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ait hava fotoğraflarına göre el atma tarihinin 1980 yılında olduğu anlaşıldığından dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, belirlenen değer çok düşük olduğundan kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; tazminat bedelinin çok yüksek belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, takyidatların bedele yansıtılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ve sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.