WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/12527 E.  ,  2024/5674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1645 Esas, 2023/1740 Karar
DAVA TARİHİ: 04.09.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ:...3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/343 Esas, 2022/40 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın 3353 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 1007 ve 1010 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare, davalılar ... vd. ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;...ili, ...,... Mahallesi 1007, 1010 ve 3353 parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili ve davalılar ... vd. vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum tarafından taşınmazların değerinin çok altında bir bedel teklif edilmesi nedeniyle müvekkilleri tarafından bu bedelin kabul edilmediğini, taşınmazların kapama fındık bahçesi niteliğinde olduğunu, kapitalizasyon faizinin %3 oranında uygulanması gerektiğini, taşınmazların şehir merkezine yakınlığı, İstanbul-Zonguldak yoluna yakınlığı nedeniyle değerli taşınmazlar olduğunu ve davalının davacı kurum tarafından daimi ve geçici irtifak nedeniyle bölünen taşınmazını kullanmakta zorluk çektiğini, kesilen ağaçların kaim değer kaybının hesaplanması gerektiğini belirterek kamulaştırma bedelinin Mahkemece tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 3353 parsel sayılı taşınmaz yönünden konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer taşınmazlar yönünden kabulüne, kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma dosyasında alınan rapor ile hükme esas alınan raporun arasında fahiş farklar olduğunu, içtihatlara aykırı olarak meyvesiz ağaçlara ve süs bitkilerine fahiş bedel takdir edilmesinin kabul edilemez olduğunu, kapitalizasyon faizi oranının hatalı alındığını, objektif değer artışı oranının yüksek belirlendiğini, kapitalizasyon faizi oranı belirlenirken kullanılan kriterlerin objektif değer artışı oranı belirlenirken de kullanılmasının mükerrer artışa neden olduğunu, müvekkili kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

2. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, dava tarihi 2020 yılı olmasına rağmen 2019 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, irtifak kamulaştırması hesaplama yönteminin hatalı yapıldığını, doğalgaz boru hattının parsellerin kuzey tarafından geçtiğini, taşınmazları bölerek bütünlüğü bozduğunu, taşınmazların değer kaybı oranının düşük hesaplandığını, hattın geçtiği alanda sulu tarım yapılmasının mümkün olmayacağını; ancak kuru tarım ürünlerinin ekilebileceğini, sulu tarım yapılan bir yerin kuru tarım yapılabilir hale gelmesi nedeniyle davalıların zararının söz konusu olacağını, bu zararın giderilmesinin ancak kaim değer yöntemi ile olabileceğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların arsa vasfında olmalarına karşılık tarla vasfında kabul edilerek bilirkişi raporu alınmasının ve tarla olarak hüküm tesis edilmesinin hukuk aykırı olduğunu, davaya konu boru hattının taşınmazların ortasından geçtiğini ve taşınmazların aktif kullanımını olumsuz etkilediğini, 1010 ve 1007 parsellerden geçen boru hattının taşınmazların serbest piyasa satış değerini yaklaşık %50 olumsuz etkilendiğini, fiili taksim ve kullanım nedeniyle 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca müvekkili ...'nun kullandığı alandan geçen boru hattı için belirlenen irtifak bedelinin tamamının müvekkiline ödenmesi gerekirken zarar görmeyen hissedarlara ödeme yapılmasına itiraz ettiklerini, 1010 parselde bulunan yapıların müvekkili ...'ya ait olduğundan yapılara yönelik irtifak bedelinin öncelikle ...'ya ödenmesi gerektiğini, dava konusu 1007, 1010 ve 3353 parsel sayılı taşınmazlardan 2016 yılında boru hattı geçirildiğini ve 3353 parseldeki fındık ağaçlarının söküldüğünü, müvekkilinin boru hattı geçmesi nedeniyle taşınmazını gerçek değerinin yarısı fiyatına satmak durumunda kaldığını ve mağdur edildiğini, 3353 parselin kamulaştırma bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3353 parsel sayılı taşınmaz bakımından önceki tapu maliki ... ile davacı idare arasında uzlaşma sağlandığı ve taşınmazın dava sonrasında davalı ... tarafından davalı ...'a satıldığı ve yine davanın devamı sırasında uzlaşma neticesinde daimi irtifak hakkının tapuya tescil edildiği anlaşıldığından bu parsel bakımından davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, 1007 ve 1010 parsel sayılı taşınmazlar bakımından; arazi niteliğindeki taşınmazların olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden (her ne kadar davalılardan ... fiili taksim iddiası ve 1010 parsel sayılı taşınmazdaki muhtesatın kendisine ait olması nedeniyle kamulaştırma bedelinin kendisine ödenmesini talep etmişse de dosya kapsamı itibari ile bu hususu kanıtlar herhangi bir miras taksim sözleşmesi ya da mülkiyet tespiti kararı bulunmadığından) davalılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci ve 12 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazların malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle daimi ve geçici irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.

3. Dava konusu taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı, objektif değer artış oranı ve değer düşüklüğü oranı uygun görülmüştür.

4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare ile davalı ...'dan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.