WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/12522 E.  ,  2024/5290 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3199 Esas, 2023/1733 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/144 Esas, 2022/312 Karar

Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedelsiz olarak tapudan terkin edilen hissenin karşılığının tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle...Mahallesi 84 parsel sayılı taşınmazda davacıların hissedar olarak yer aldığını, taşınmazın maliki olan davacıların dava dışı diğer hissedarlar ile ferdileştirmek ve yapılaşabilmek amacıyla taşınmazı özel parselasyon ile parsellere ayırmak istediğini, 2009 yılında davalı ... Belediyesine başvurduğunu, davalı ... Belediyesinin bunun için o tarihteki imar planı uyarınca yol olarak görünen kısımların bedelsiz olarak yola terk etmesini şart koştuğunu, bunun üzerine davacılar ve diğer hissedarların kamu gücü karşısında arsalarının 2.019.50 m²sini yol olarak kullanılması ve yol yapılması amacıyla ve bu şart ile davalı idareye bedelsiz terk etmek zorunda bırakıldığını; ancak bir süre sonra Belediyenin 2.019,50 m²lik alanın bir kısmını imar planı değişikliği ile yol olmaktan çıkardığını ve burayı 3. kişilere bedel karşılığında sattığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı olarak 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi, aksi kanaatte yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile terkleri oranlarında davacı müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli yargı yolunun idari yargı olması sebebiyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacılar tarafından hiç bir Encümen ve Meclis kararlarına itiraz edilmediğini, eski 84 nolu parselin terk işleminden kalan yol boşlukları güncel imar planın tadilatı sonucu konut alanlarında kaldığından davacılardan ... adına tescil edilen taşınmazların satıldığı taşınmaz ile herhangi bir ilişkisinin kalmadığını,
davacı ...’nun ise ifraz sonucu oluşan parseline komşu ihdas parseli bulunmadığından 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 17 nci maddesine göre komşu parsellere satış işlemleri yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı ifraz ve bölme istemi nedeniyle belediyeye başvurulduğunu, belediyenin müvekkillerine zorunlu olarak eski imar planı kapsamında bir kısım alanlarını kamuya terk ettirdiğini ve sonrasında belediyenin imar planında değişiklik yaparak terk edilen alanları konut alanı haline getirip 3. kişilere sattığını, Mahkemenin davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, Mahkemenin dayanağı olan genel kurul kararının birebir mahiyette benzeşmediğini, davadaki haksızlığın belediyenin imar planı değişikliği veya 18 nci madde uygulamasından kaynaklı değil zorunlu olarak terk edilen yerlerin plan değişikliğinden sonra terk eden eski sahiplerine verilmemesinden kaynaklandığını belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 35 inci maddesi uyarınca, özel parselasyon sonucunda malikin muvafakatiyle kamu hizmet ve tesislerine ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karşılığı istenemeyeceği, Anayasa Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2017/22268 başvuru numaralı kararı da dikkate alındığında davacıların kendi isteği ile yapılan işlemden elde ettiği menfaat de gözetilerek, terk edilen taşınmazın imar planında yapılan değişiklik sonucu yerleşime açılıp tapuya tescil edilmesinden sonra 3194 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca komşu parsel maliklerine satmayı teklif etmesi ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca 2942 sayılı Kanun'a göre belirlenecek bedel doğrultusunda idarece işlem yapılması mümkün ve doğru olmakla, dava konusu yerin bedelsiz olarak talep edilmesi mümkün olmadığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedelsiz olarak terkin edilen hissenin karşılığının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacılara ait payın muhtelif tarihlerde ve küçük paylar hâlinde pek çok satışa konu edilerek davalı ... Belediye Başkanlığının yetkisinde olan imar ıslah planı uygulaması ile yol niteliğinde olan kısmın bedelsiz terkin edildiği ve fiilen kullanılan bölümlerin de müstakil parseller halinde hak sahipleri adına tahsis ve tescil edildiği, 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi gereği de özel parselasyon sonucunda malikin muvafakatiyle kamu hizmet ve tesislerine ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karşılığı istenemeyeceği gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.