5. Hukuk Dairesi 2023/12505 E. , 2024/5971 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2300 Esas, 2023/1366 Kara
DAVA TARİHİ : 20.11.2019
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ:... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/417 Esas, 2023/364 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ..., ... Mahallesi 2686 ada 5 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, davalı kurumca taşınmaza Devlet hastanesi binası yapılarak kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idari davaların bir idari işlemi tesis eden veya tesise yetkili merciler aleyhine açılabileceğini, bu davada husumetten ret kararı verilmek suretiyle müvekkili bakanlığın hasım mevkiinden çıkarılması gerektiğini, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8 inci maddesi ile belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediye tarafından yapılacağı veya yaptırılacağının hükme bağlandığını, bu çerçevede müvekkili bakanlığın dava konusu taşınmazın imar planını hazırlaması veyahut değiştirmesinin söz konusu olmadığını, bu nedenlerden dolayı öncelikli olarak usuli itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, bu itirazlarının yerinde görülmemesi halinde ise haksız ve mesnetsiz iddialarla açılan davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idare aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, dava konusunun ilgili belediyece hukuka aykırı bir şekilde yapılan imar uygulaması olduğunu, dava konusu taşınmazın ilgili belediye sınırları içerisinde kaldığını bu nedenle imar planının ilgili belediyece hazırlanmasının gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasında mevcut tapu kaydına göre ... ili, ..., ... Mahallesi 2686 ada 5 parsel sayılı taşınmaz Devlet Hastanesi ve Arsası niteliği ve 12.791,00 m² yüzölçümü ile tapuda kayıtlı olup, dava tarihi itibarıyla davacıların taşınmazın hissedarları arasında olduğu, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda alınan bilirkişi raporları ve fotoğraflara göre taşınmaz üzerinde... Devlet Hastanesinin bulunduğu, ancak ... 2. İdare Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/867 Esas, 2021/583 Karar sayılı ilamı ile Sağlık Bakanlığına tahsisli ... ili, ..., ... Mahallesi 2686 ada 5 parsel (eski 200 ada 12 parsel) sayılı Hazine taşınmazının,... Belediye Encümeni'nin 01.08.2002 tarihli parselasyon işlemiyle üçüncü şahıslarla hisselendirildiğinden bahisle parselasyon işleminin anılan parsel yönüyle iptal edilmesi istemli başvurunun reddine ilişkin... Belediye Encümeni'nin 23.01.2020 tarihli ve 137 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemi ile açılan davada, düzenlemenin hukuka aykırı olması nedeni ile düzenlemeye yapılan itirazın reddine dair... Belediye Encümeninin 23.01.2020 tarihli ve 137 sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, getirtilen güncel tapu kayıtları incelendiğinde davaya konu taşınmazın tapu kaydının pasif hale geldiği, taşınmazdaki davacılar payının ise imar sebebi ile ve 09.11.2022 tarihli ve 75034 yevmiye numaralı işlemle terkin edildiği, tapu müdürlüğünce gönderilen güncel tapu kayıtlarına göre taşınmazın halen 2873 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olarak 09.11.2022 tarihli ve 75034 yevmiye numaralı işlemle Devlet Hastanesi ve Arsası niteliği ve 12.791,00 m² yüzölçümü ile tamamının Maliye Hazinesi adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmış, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihi itibarıyla davacıların taşınmazda malik olduğu, taşınmaz üzerinde de davalı idarenin sorumluluğunda olan... Devlet Hastanesinin fiilen mevcut olduğu, malik olan davacıların mülkiyet hakkına dayalı olarak kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat istemine ilişkin eldeki davayı açmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, ancak dava tarihinden sonra, davacıların istek ve iradesi dışında yapılan imar uygulaması sonucunda oluşan güncel tapu kaydına göre taşınmazda davacıların payının kalmadığı, İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına hükmedilip, dava açıldığı tarihteki haklılık durumu göz önüne alınarak davacılar lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, bu hususlara ilişkin olmak üzere davalı tarafın istinaf istemlerinin yerine olmadığı; ancak davalı kurum harçtan muaf olmasına rağmen davalı aleyhine harca hükmedilmesinin yerinde olmadığı, yine peşin harcın yargılama giderleri içerisinde davalı taraftan tahsiline karar verilmesinin yerinde olmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurmak suretiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!